yürümeye ile cümle

yürümeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Sadece yürümeye devam edin.Just keep on walking.
Sonra o tekrar yürümeye başladı.Then she began to walk again.
Sfenks onun etrafında yürümeye başladı.The Sphinx began to walk around him.
Bir süre sonra yürümeye başladılar.They began to walk after a while.
Bir süre sonra yeniden yürümeye başladılar.They began to walk again after a while.
Tepenin zirvesine kadar yürümeye ne dersin?How about walking to the top of the hill?
Yağmur yağmaya başladı fakat biz yürümeye devam ettik.It began to rain, but we walked on.
Yağmur yağmaya başladı, ama biz yürümeye devam ettik.It began to rain, but we walked on.
O iyileşir iyileşmez tekrar yürümeye başladı.We began to walk again as soon as she was recovered.
Uzun mesafeleri yürümeye alışkın değilim.I'm not accustomed to walking long distances.
Her gün yürümeye alışkınım.I am in the habit of taking a walk every day.
Akşam yemeğinden önce yürümeye özen gösteririm.I make a point of taking a walk before supper.
Biz yürümeye başladık.We started to walk.
Ben uzun mesafeler yürümeye alışkın değilim.I am not accustomed to walking long distances.
O, bütün gün yürümeye devam etti.He kept walking all the day.
O uzun mesafe yürümeye alışkın.He is used to walking long distances.
Uzun mesafeleri yürümeye alışkındır.He is used to walking long distances.
İki saat boyunca yürümeye devam etti.He went on walking for two hours.
O, yağmurda şemsiyesiz yürümeye devam etti.He went on walking in the rain without an umbrella.
O yemek yemeyi bitirir bitirmez tekrar yürümeye başladı.As soon as he finished eating, he began to walk again.
Yorgunluktan artık yürümeye hâli kalmamıştı.He was too tired to walk any more.
Onlar yürümeye devam ettiler.They kept on walking.
Yorgundu fakat yürümeye karar verdi.She was tired but decided on walking.
Bisiklete binmeyi yürümeye tercih ederim.I prefer riding to walking.
Yürümeye çalıştığımda, burada korkunç bir ağrı oluyor.When I try to walk, I get an awful pain here.
O, bir süre yürümeye devam etti.He continued walking for some time.
Bir süre yürümeye devam etti.He continued walking for a while.
Adamlar ileri doğru yürümeye başladılar.The men began to march forward.
Tom yalınayak yürümeye alışkın değildir.Tom isn't accustomed to walking barefooted.
Tom benzini biten arabasını terk etti ve yürümeye başladı.Tom abandoned his car that had run out of gasoline and started walking.
Tom yağmurda yürümeye aldırmaz.Tom doesn't mind walking in the rain.
Emeklemeden önce yürümeye çalışma.Don't try to walk before you can crawl.
Eğer erken yürümeye başlasaydı şimdiye kadar gelirdi.If he had started walking early, he would have arrived by now.
Ayaklarım yoruluncaya kadar yürümeye devam ettim.I kept walking until my feet got tired.
Tom Mary'ye doğru yürümeye başladı.Tom started walking towards Mary.
Yürümeye devam et.Keep walking.
Tom yürümeye devam etti.Tom continued walking.
Tom yürümeye başladı.Tom started walking.
Onlar yürümeye devam etti.They continued walking.
Sadece yürümeye devam.Just keep walking.
Sadece yürümeye başla.Just start walking.
Yürümeye başlayan çocuk ağladı.The toddler cried.
O ileri geri yürümeye devam etti.He kept walking back and forth.
O, lafla peynir gemisi yürümeyeceğini kanıtladı.He proved that actions speak louder than words.
Tom ve Mary yürümeye başladılar.Tom and Mary started walking.
Tom yalın ayak yürümeye alışık değildir.Tom isn't used to walking barefooted.
Yürümeye başladılar.They started walking.
Köpekler havlarken fil yürümeye devam eder.The elephant walks on as the dogs bark.
O muhtemelen bir daha asla yürümeyecek.He will probably never walk again.
Tom, Mary'nin kolunu tuttu ve yürümeye başladılar.Tom took Mary's arm and they started walking.
Tom muhtemelen bir daha hiç yürümeyecek.Tom will probably never walk again.
Tom asla tekrar yürümeyebilir.Tom may never walk again.
Tom su üzerinde yürümeye çalıştı ama dibe battı.Tom tried to walk on water, but he sank to the bottom.
Her gün en azından beş kilometre yürümeye çalışıyorum.I try to walk at least a few kilometers every day.
Tom benzin bidonunu aldı ve arabasının arkasına doğru yürümeye başladı.Tom picked up the can of gasoline and started walking back to his car.
Tom kalktı ve yürümeye başladı.Tom got up and began pacing.
Günde üç mil yürümeye çalışıyorum.I try to walk three miles a day.
Tom kıyı boyunca yürümeye devam etti.Tom continued walking along the shoreline.
Sen yürümeyeceksin, değil mi?You're not going to walk, are you?
Tom daha hızlı yürümeye başladı.Tom started to walk faster.

İlgili Sayfalar