yürümesini ile cümle

yürümesini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
35
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ben bir seferinde bir adamın çıplak ayakla sıcak kömürlerin üzerinde yürümesini gördüm.I once saw a man walk barefoot over hot coals.
O, ona otobüse binmek yerine yürümesini tavsiye etti.She advised him to walk instead of taking a bus.
Tom Mary'nin eve yürümesini önerdi.Tom has offered to walk Mary home.
Tom, Mary'nin tek başına evine yürümesinin güvenli olmayacağını düşünüyordu.Tom thought it wouldn't be safe for Mary to walk home by herself.
Tom, Mary'nin tek başına evine yürümesinin güvenli olacağını düşündü.Tom thought it would be safe for Mary to walk home by herself.
Tom Mary'den daha hızlı yürümesini istedi.Tom asked Mary to walk more quickly.
Bu noktada Rüknüddevle, Adudüddevle'ya Vasit'e yürümesini ve İzzüddevle'yi rahatlatmasını emretti.At this point, Rukn al-Dawla ordered 'Adud al-Dawla to march on Wasit and relieve Izz al-Dawla.
Osmanlıya da Rusya’ya yürümesini teklif etti.Завадовському запропонували покинути Росію.
Osmanlıya da Rusya’ya yürümesini teklif etti.그리고 캄란 만에 러시아가 진출하는 것에도 합의했다.
Asıl amaçları Almanya'nın rehabilitasyonunun barışçıl bir şekilde yürümesini sağlamaktı.A jej głównym celem było przeprowadzenie rehabilitacji Niemiec w pokojowy sposób.
Asıl amaçları Almanya'nın rehabilitasyonunun barışçıl bir şekilde yürümesini sağlamaktı.Hun belangrijkste doel was het herstel van Duitsland op een vreedzame manier te laten gebeuren .
Asıl amaçları Almanya'nın rehabilitasyonunun barışçıl bir şekilde yürümesini sağlamaktı.연합의 주 목적은 독일의 재활을 돕되 평화적으로 하자는 것이었습니다.
Asıl amaçları Almanya'nın rehabilitasyonunun barışçıl bir şekilde yürümesini sağlamaktı.legfőbb céljuk Németország talpra állításának békés keretek közt tartása volt.
Asıl amaçları Almanya'nın rehabilitasyonunun barışçıl bir şekilde yürümesini sağlamaktı.Lo scopo era far sì che la ricostruzione della Germania proseguisse senza tensioni.
Asıl amaçları Almanya'nın rehabilitasyonunun barışçıl bir şekilde yürümesini sağlamaktı.Și scopul principal era să se asigure că reabilitarea Germaniei se face într-un mod paşnic.
Asıl amaçları Almanya'nın rehabilitasyonunun barışçıl bir şekilde yürümesini sağlamaktı.Và mục đích chính của họ là giữ cho sự phục hồi của Đức diễn ra một cách hòa bình.
Asıl amaçları Almanya'nın rehabilitasyonunun barışçıl bir şekilde yürümesini sağlamaktı.Y su principal objetivo era lograr que la rehabilitación de Alemania tuviera lugar de una forma pacífica.
Asıl amaçları Almanya'nın rehabilitasyonunun barışçıl bir şekilde yürümesini sağlamaktı.Его главной целью было послевоенное восстановление Германии мирным путем.
Asıl amaçları Almanya'nın rehabilitasyonunun barışçıl bir şekilde yürümesini sağlamaktı.Тяхната основна цел беше да се подсигури възстановяването на Германия да стане по мирен начин.
Asıl amaçları Almanya'nın rehabilitasyonunun barışçıl bir şekilde yürümesini sağlamaktı.והמטרה העיקרית שלו היתה לדאוג ששיקום גרמניה יתנהל בדרך שקטה.
Asıl amaçları Almanya'nın rehabilitasyonunun barışçıl bir şekilde yürümesini sağlamaktı.وقد كان غرضهم الأساسي حقيقة أن يعيدوا تأهيل ألمانيا بطرقة سلمية .
Asıl amaçları Almanya'nın rehabilitasyonunun barışçıl bir şekilde yürümesini sağlamaktı.平和的に行うことでした やがて12カ国へと広がりました
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.foruden Overfogeder, der ledede Arbejdet, 3.300 Mand, som havde Opsyn med Folkene, der arbejdede.
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.Ia mengangkat 3.300 mandur untuk mengawasi pekerjaan itu
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.이 외에 그 역사를 동독하는 관리가 삼천 삼백인이라 저희가 일하는 백성을 거느렸더라
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.Salomone mandò a dire a Chiram
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.Salomon też zaś posłał do Hirama, mówiąc:
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.לבד משרי הנצבים לשלמה אשר על המלאכה שלשת אלפים ושלש מאות הרדים בעם העשים במלאכה׃
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.ما عدا رؤساء الوكلاء لسليمان الذين على العمل ثلاثة آلاف وثلاث مئة المتسلطين على الشعب العاملين العمل.
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.此 外 所 羅 門 用 三 千 三 百 督 工 的 、 監 管 工 人
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.此外 所羅門 用 三千三百 督工 的 、 監管 工人
Hareketi yeniden onarmak ve onun gibi bir çocuğun yürümesini sağlamak.어린이가 운동성을 되찾고 걸어다닐 수 있게 되었죠.
Hareketi yeniden onarmak ve onun gibi bir çocuğun yürümesini sağlamak.מעורב בהם בכל הקריירה שלי, להחזיר את יכולת התנועה וההליכה לילד כזה.
Hareketi yeniden onarmak ve onun gibi bir çocuğun yürümesini sağlamak.أن أعيد الحركة و المشي لهذا النوع من الأطفال
Hareketi yeniden onarmak ve onun gibi bir çocuğun yürümesini sağlamak.(拍手)

İlgili Sayfalar