yürü ile cümle
yürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Parkta yürüyüşe çıkmayı severim.I like going for a walk in the park.
Hava nasıl olursa olsun, köpeğimi yürüyüşe götürürüm.I take my dog for a walk, rain or shine.
Bu sabah köpeğimle birlikte bir yürüyüş yaptım.I took a walk with my dog this morning.
Dün, parktaki yürüyüşten evime giderken bir sağanağa yakalandım.Yesterday I was caught in a shower on my way home from walking in the park.
Ben dağlarda yürümeyi severim.I like to walk in the mountains.
Özellikle sabahları yürümeyi severim.I like walking, especially in the morning.
Ben yürümeyi severim.I like taking a walk.
Bir yürüyüş için zamanım bile yok.I don't even have time for a walk.
Bir yürüyüş gitme düşüncem yok.I have no mind to go for a walk.
Çocukken yağmurda yürümeyi severdim.I used to like walking in the rain when I was a child.
Garajdan çıkıp kamyona yürüdüm.I came out of the garage and walked to the truck.
Bebek uyanmasın diye parmak ucumda yürüdüm.I walked on tiptoes so as not to wake the baby.
Ben nehir boyunca yürüdüm.I walked along the river.
Ben iyi bir yürüyücüyüm.I am a good walker.
Ana cadde boyunca yürüdüm.I walked along the main street.
Tavanda yürüyen bir örümcek gördüm.I saw a spider walking on the ceiling.
Sabah altıda yürüyüş yaparım.I take a walk at six in the morning.
Sabah yürürdüm.I used to take a walk in the morning.
Sabahleyin bir saat yürüyüş yapmayı prensip ediniyorum.I make it a rule to take a walk for an hour in the morning.
Sabah kahvaltısından önce yürümeyi prensip haline getiriyorum.I make it a rule to take a walk before breakfast.
Eskiden kahvaltıdan önce yürüyüş yapardım.I used to take a walk before breakfast.
Kahvaltıdan önce yürüyüş yapardım.I used to take a walk before breakfast.
Kahvaltıdan önce yürüyüşe çıkma alışkanlığı duyuyorum.I am in the habit of going for a walk before breakfast.
Sabah erkenden yürüyüşe çıktım.I went for a walk early in the morning.
Kasabaya doğru yürüyordum.I was walking in the direction of the town.
Uzun mesafeleri yürümeye alışkın değilim.I'm not accustomed to walking long distances.
Ben cadde boyunca yürüdüm.I walked along the street.
Cadde boyunca yürüdüm.I walked the length of the street.
Tek başıma yürüdüm.I walked alone.
Onu parkta tek başına yürürken gördüm.I saw him walking alone in the park.
Onu kolunun altında bir kitapla yürürken gördüm.I saw him walking with a book under his arm.
Ben onların kol kola yürüdüğünü gördüm.I saw them walking arm in arm.
Onu bir yürüyüş için dışarı çıkardım.I took him out for a walk.
Bir yürüyüşte ona eşlik ettim.I accompanied her on a walk.
Ben son derece hızlı yürüdüğüm için son treni yakaladım.I caught the last train because I walked extremely quickly.
Karanlıkta yürümekten korkuyorum.I am frightened of walking in the darkness.
Eve yürümek zorunda kaldım.I had to walk home.
Okula yürümek zorundayım.I have to walk to school.
Okula yürümek zorundayımI have to walk to school.
Yürümektense bir taksiye binmeyi tercih ederim.I'd rather take a taxi than walk.
Her sabah yürüyüşe çıkarım.I take a walk every morning.
Okula her gün yürürüm.I walk to school every day.
Her gün yürümeye alışkınım.I am in the habit of taking a walk every day.
Her gün ormanda yürürüm.I walk in the forest every day.
Ben her gün yürürüm.I walk every day.
Ben yaklaşık bir mil yürüdüm.I walked about a mile.
Cesaretimi topladım ve içeriye yürüdüm.I summoned up my courage, and walked inside.
Akşam yemeğinden önce yürümeye özen gösteririm.I make a point of taking a walk before supper.
Biz yol boyunca yürüdük.We walked along the road.
Bir yabancının dışarıda yürüdüğünü gördük.We saw a stranger walking outside.
Biz buz boyunca yürüdük.We walked across the ice.
Biz genellikle okula yürürüz.We usually walk to school.
Biz yan yana yürüdük.We walked along side by side.
Yürürken şarkı söyledik.We sang as we walked.
Biz yürümeye başladık.We started to walk.
Gelecek hafta yürüyüşe çıkmaya can atıyorum.We are looking forward to going on a hike next week.
Bazen yürüyüş için dışarı çıkarım.I sometimes go out for a walk.
Bir sonraki otobüsü beklemek yerine yürüyebiliriz.We may as well walk as wait for the next bus.
Gelecek pazar bir yürüyüşe gitmeye ne dersin?What do you say to going on a hike next Sunday?
Çim üzerinde yürüme.Don't walk on the grass.