yürü ile cümle

yürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Hava kötüyse yürüyüşe çıkmayacağız.We won't go for a walk if the weather's bad.
Eğer hava kötüyse yürümek için dışarı çıkmayacağız.If the weather is bad, we won't go out for a walk.
Plaja kadar yürümek isteyen var mı?Does anybody want to take a walk to the beach?
Ben bir yürüyüşe gitmenin eğlenceli olduğunu düşünüyorum.I think it is fun to go for a walk.
Sanırım yürüyüşe gitmek harika.I think it's great to go walking.
Yüzünü gizlemek istiyorsan, çıplak yürü.If you want to hide your face, walk naked.
Üç blok yürü ve sonra sağa dön.Walk three blocks and then turn right.
Kampın yarısı yürüyüşe çıktı.Half the camp went on a hike.
Tom yalın ayak yürümeye alışık değildir.Tom isn't used to walking barefooted.
Tom ve Mary sahil boyunca yürüyüşe gittiler.Tom and Mary went for a walk along the beach.
Tom'u sahil boyunca yürürken gördüm.I saw Tom walking down the beach.
Bu sabah plajda yürürken bu şişeyi buldum.I found this bottle when I was walking on the beach this morning.
Sahilde yürüyelim mi?How about a walk on the beach?
Sahilde yürümekten hoşlanır mısınız?Do you enjoy walking on the beach?
İstasyona yürüyerek gitmek bir saat sürer.It takes an hour to get to the station on foot.
İstasyona yürümek bir saat sürer.It takes an hour to walk to the station.
Onlar yan yana yürüdü.They walked side-by-side.
Hava düzelirse yürüyüşe çıkacağım.I'll go for a walk if the weather improves.
Tom ve Mary hava düzelirse yarın yürüyüşe gitmeyi planlıyor.Tom and Mary plan to go hiking tomorrow if the weather improves.
Bildiğim kadarıyla yürümek için o kadar uzak değil.As far as I know, it's not all that far to walk.
Tom sağ elinde bir sineklik ile mutfağa yürüdü.Tom walked into the kitchen with a fly swatter in his right hand.
Gelecek hafta sonu kimin Tom'la yürüyüşe gideceğini merak ediyorum.I wonder who's going to go hiking with Tom next weekend.
Tom kendine biraz kahve almak için mutfağa yürüdü.Tom walked into the kitchen to get himself some coffee.
Tom mağazanın etrafında yürüdü, istediği şeyleri alıyordu.Tom walked around the store, buying things he needed.
Birkaç müşteri sadece mağazanın içine yürüdü.A few customers have just walked into the store.
Gelecek hafta sonu Tom'la yürüyüşe gidiyorum.I'm going on a hike next weekend with Tom.
Tom ve Mary yan yana yürüyordu.Tom and Mary were walking side by side.
Tom kapıya doğru yürüdü ve onu açtı.Tom walked to the door and opened it.
Tom içeri yürüdü ve kanepeye oturdu.Tom walked in and sat on the couch.
Tom koltuk değnekleri olmadan yürüyemedi.Tom couldn't walk without crutches.
Tom döndü ve kapıya doğru yürüdü.Tom turned and walked to the door.
Tom'la yürüyüşe çıkacağım.I'm going to take a walk with Tom.
Küçük bir yürüyüşe çıkacağım.I'm going to go for a little walk.
Tom bir değnek olmadan yürüyemedi.Tom couldn't walk without a cane.
Akşam yemeğinden sonra yürüyüş için dışarı çıkarım.I go out for walks after dinner.
Tom apartmanının içine yürüdü.Tom walked into his apartment.
Tom köşeye yürüdü.Tom walked down to the corner.
Tom kaldırım boyunca yürüdü.Tom walked along the sidewalk.
Tom koridordan aşağıya doğru yürüdü.Tom walked down the corridor.
Birlikte yürüyüşe çıkarız.We take long walks together.
Tom köpeğini yürüyüşe götürdü.Tom took his dog for a walk.
Sen bir tuzağın içine yürüdün.You've walked into a trap.
Neden yürüyüşe çıkmıyorsun?Why don't you take a walk?
Tom parmaklığın dışına yürüdü.Tom walked out of the bar.
Tom'u yürüyüşe götürüyorum.I'm taking Tom for a walk.
Seninle kapıya kadar yürüyeceğim.I'll walk you to the gate.
Tom pencereye yürüdü.Tom walked to the window.
Tom podyuma doğru yürüdü.Tom walked to the podium.
Tom koridorda yürüdü.Tom walked down the hall.
Yürüyüşe gitmeyi tercih ederim.I'd rather go for a walk.
Köpeği yürüyüşe çıkar.Take the dog for a walk.
Tom, kapıya yürüdü.Tom walked to the gate.
Yürümeye başladılar.They started walking.
Yürüyüş için dışarıdaydım.I was out for a walk.
Tom okula yürüyerek gider.Tom walks to school.
Ben yürüyüş yapıyordum.I was taking a walk.
Seninle yürüyeceğim.I'll walk with you.
Sizinle yürüyeceğim.I'll walk with you.
Tom yürüyemedi.Tom couldn't walk.
Yürüyüşe çıktım.I went for a walk.

İlgili Sayfalar