yükselir ile cümle

yükselir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.뜨거운 공기는 떠오르고, 빈 공간은 바다의 공기가 채우죠.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.Kuuma ilma nousee ja mereltä tulee korvaavaa ilmaa.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.L'air chaud monte et l'air froid est amené de la mer pour le remplacer.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.l'aria calda sale, e richiama aria da sopra l'oceano.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.Varm luft stiger, og luft bliver trukket ind fra havet for at erstatte den.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.Warme lucht stijgt op, en lucht wordt van zee aangetrokken om het te vervangen.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.Warme Luft steigt auf und Luft wird vom Meer her hereingezogen, um sie zu ersetzen.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.Ο θερμός αέρας ανεβαίνει και αέρας από τη θάλασσα έλκεται για να τον αναπληρώσει.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.Горещият въздух се издига и се привлича въздух откъм морето, който да го замести.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.Горячий воздух поднимается, и океанский воздух устремляется на материк, чтобы заменить его.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.אויר חם עולה, ואויר נשאב מכיוון הים להחליף אותו.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.يرتفع الهواء الحار، ويتم سحب الهواء من فوق البحر بدلاً منه.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.こうして南西から風が入り込みます
Sıcak hava yükselir.Ο ζεστός αέρας ανεβαίνει.
Sıcak hava yükselir.Горячий воздух поднимается.
Sıcak hava yükselir.Топлият въздух се издига.
Sıcak hava yükselir.אוויר חם עולה
Sıcak hava yükselir.يرتفع الهواء الساخن.
Sıcak hava yükselir.黒いプラスティックを建物の側面に付けると
Sırayla tedavüldeki paranın değer kaybıyla toplumda fiyatlar yükselir.Après quoi, la dévaluation du stock d'argent existant hausse les prix dans la société.
Sırayla tedavüldeki paranın değer kaybıyla toplumda fiyatlar yükselir.Dermed forringes værdien af den eksisterende pengeforsyning og priserne i samfundet hæves.
Sırayla tedavüldeki paranın değer kaybıyla toplumda fiyatlar yükselir.Durch die Entwertung des bereits bestehenden Geldangebots steigen dann wiederum die Preise.
Sırayla tedavüldeki paranın değer kaybıyla toplumda fiyatlar yükselir.Innymi słowy, niemal każdy istniejący dolar... ...ostatecznie musi zostać zwrócony do banku, wraz z odsetkami.
Sırayla tedavüldeki paranın değer kaybıyla toplumda fiyatlar yükselir.그 결과 이미 있는 통화의 가치가 떨어져 사회에서 가격이 오른다
Sırayla tedavüldeki paranın değer kaybıyla toplumda fiyatlar yükselir.Que por sua vez, desvaloriza a reserva monetária existente, e aumenta os preços na sociedade.
Sırayla tedavüldeki paranın değer kaybıyla toplumda fiyatlar yükselir.To razvrednoti obstoječi denar v obtoku in zviša cene dobrin.
Sırayla tedavüldeki paranın değer kaybıyla toplumda fiyatlar yükselir.Vuorostaan heikentäen olemassa olevaa rahaa nostaen hintoja yhteiskunnassa.
Sırayla tedavüldeki paranın değer kaybıyla toplumda fiyatlar yükselir.Ταυτόχρονα, υποτιμώντας τον υπάρχον χρηματικό ανεφοδιασμό αυξάνονται οι τιμές στην κοινωνία.
Sırayla tedavüldeki paranın değer kaybıyla toplumda fiyatlar yükselir.На свой ред обезстойностявайки съществуващите пари и вдигайки цените.
Sırayla tedavüldeki paranın değer kaybıyla toplumda fiyatlar yükselir.بدوره ، الحط من العرض النقدي برفع الاسعار فى المجتمع.
Tabi bir noktada basınç yükselirse balon patlayabilir. -Jeg mener på et tidspunkt vil trykket måske blive højt nok til at sprænge ballonen, men du kan klemme den.
Tabi bir noktada basınç yükselirse balon patlayabilir. -Jossain vaiheessa paine saattaisi nousta tarpeeksi korkeaksi rikkoakseen pallon, mutta voit puristaa sitä.
Tabi bir noktada basınç yükselirse balon patlayabilir. -Oczywiście w pewnym momencie ciśnienie będzie bardzo wysokie i balon może pęknąć ale mogę go ścisnąć.
Tabi bir noktada basınç yükselirse balon patlayabilir. -V nejakom bode sa tlak v balóne dostane na úroveň, kedy balón praskne.
Tabi bir noktada basınç yükselirse balon patlayabilir. -В определен момент натискът може да стане достатъчно голям, за са пукне балона, но можете да го стискате.
Tabi bir noktada basınç yükselirse balon patlayabilir. -יכול להיות שהלחץ יהיה, בשלב כלשהו, גדול מדי והבלון יתפוצץ, אך ניתן ללחוץ אותו.
Tabi bir noktada basınç yükselirse balon patlayabilir. -اعني انه فى لحظة ما قد يصبح الضغط عالى يؤدي لفرقعة البالون ولكن يمكنك ضغط الغاز.
Tıpkı borsa gibi, yükselir, düşer.Urcă și coboară.
Tıpkı borsa gibi, yükselir, düşer.Wie der Aktienmarkt, es geht rauf und runter und so.
Tıpkı borsa gibi, yükselir, düşer.Как на фондовой бирже: отрасли идут то вверх, то вниз.
Tübün iç kısmında basınç olmadığı için civa tüpte yükselir. -Como não há pressão aqui, o mercúrio vai ir para cima aqui.
Tübün iç kısmında basınç olmadığı için civa tüpte yükselir. -Eftersom att det inte finns något tryck här, kommer qvicksilvern att stiga här.
Tübün iç kısmında basınç olmadığı için civa tüpte yükselir. -Jelikož tady není žádný tlak, tak rtuť vystoupá.
Tübün iç kısmında basınç olmadığı için civa tüpte yükselir. -След като тук няма налягане, живакът ще бъде изтласкан нагоре тук.
Tübün iç kısmında basınç olmadığı için civa tüpte yükselir. -מכיוון שכאן אין לחץ, הכספית תעלה למעלה.
Ve bir yandan demokrası yükselirken, aynı zamanda diğer taraftan bilimde yükseliyordu.C'était la démocratie, mais aussi la science qui grandissaient.
Ve bir yandan demokrası yükselirken, aynı zamanda diğer taraftan bilimde yükseliyordu.Cioè la democrazia e la scienza.
Ve bir yandan demokrası yükselirken, aynı zamanda diğer taraftan bilimde yükseliyordu.Dat was de democratie, maar ook de wetenschap werd op hetzelfde moment volwassen.
Ve bir yandan demokrası yükselirken, aynı zamanda diğer taraftan bilimde yükseliyordu.Demokratin växte fram, men samtidigt växte vetenskapen fram.
Ve bir yandan demokrası yükselirken, aynı zamanda diğer taraftan bilimde yükseliyordu.Die Demokratie wuchs heran, aber zur selben Zeit wuchs auch die Wissenschaft heran.
Ve bir yandan demokrası yükselirken, aynı zamanda diğer taraftan bilimde yükseliyordu.Đó là sự phát triển của nền dân chủ, đồng thời với sự phát triển của nền khoa học.
Ve bir yandan demokrası yükselirken, aynı zamanda diğer taraftan bilimde yükseliyordu.Era a democracia a crescer, mas era também a ciência a creser ao mesmo tempo.
Ve bir yandan demokrası yükselirken, aynı zamanda diğer taraftan bilimde yükseliyordu.Era democraţia care se maturiza, dar şi ştiinţa se maturiza în acelaşi timp.
Ve bir yandan demokrası yükselirken, aynı zamanda diğer taraftan bilimde yükseliyordu.Hal itu adalah demokrasi dan juga ilmu pengetahuan yang tumbuh pada saat yang sama.
Ve bir yandan demokrası yükselirken, aynı zamanda diğer taraftan bilimde yükseliyordu.민주주의가 성장하던 동시에, 과학도 함께 성장했습니다.
Ve bir yandan demokrası yükselirken, aynı zamanda diğer taraftan bilimde yükseliyordu.Se estaba gestando la democracia y al mismo tiempo nacía la ciencia.
Ve bir yandan demokrası yükselirken, aynı zamanda diğer taraftan bilimde yükseliyordu.V rovnakom čase to bola tvorba demokracie a rozvoj vedy.
Ve bir yandan demokrası yükselirken, aynı zamanda diğer taraftan bilimde yükseliyordu.Wzrastała demokracja, a jednocześnie także nauka.
Ve bir yandan demokrası yükselirken, aynı zamanda diğer taraftan bilimde yükseliyordu.Δεν μιλούν για το Θεό και τη φύση του Θεού.
Ve bir yandan demokrası yükselirken, aynı zamanda diğer taraftan bilimde yükseliyordu.Едното била демокрацията, а другото науката.
İlgili Sayfalar