Ana içeriğe geç
Sözlük

yüksek ses ile cümle

yüksek ses kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.Da tok hele menigheten til å rope og skrike, og folket gråt hele natten.
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.Então toda a congregação levantou a voz e gritou; e o povo chorou naquela noite.
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.Entonces toda la congregación gritó y dio voces; el pueblo lloró aquella noche
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.És felemelé szavát az egész gyülekezet, és síra a nép azon az éjszakán.
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.온 회중이 소리를 높여 부르짖으며 밤새도록 백성이 곡하였더라
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.Sepanjang malam umat Israel berteriak-teriak dan menangis-nangis
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.Silloin koko kansa alkoi huutaa ja parkua, ja kansa itki sen yön.
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.Tedaj zažene vsa občina krik in vpije, in ljustvo prejoka celo noč.
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.Tedy wzruszywszy się wszystko mnóstwo krzyczeli i płakał lud przez onę noc.
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.Tehdy pozdvihše se všecko množství, křičeli, a plakal lid v tu noc.
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.Toată adunarea a ridicat glasul şi a început să ţipe. Şi poporul a plîns în noaptea aceea.
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.Toen begon het hele volk luid te klagen en ging daar de hele nacht mee door.
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.Toute l`assemblée éleva la voix et poussa des cris, et le peuple pleura pendant la nuit.
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.Tu sa pozdvihla celá obec, a dali sa kričať, a ľud plakal celú tú noc.
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.Και πασα η συναγωγη υψωσασα την φωνην αυτης εβοησε και εκλαυσεν ο λαος την νυκτα εκεινην.
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.И подняло все общество вопль, и плакал народво всю ту ночь;
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.Тогава цялото общество извика с висок глас, и людете плакаха през оная нощ.
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.ותשא כל העדה ויתנו את קולם ויבכו העם בלילה ההוא׃
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.فرفعت كل الجماعة صوتها وصرخت وبكى الشعب تلك الليلة.
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.當 下 全 會 眾 大 聲 喧 嚷 、 那 夜 百 姓 都 哭 號
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı.當下 全會眾 大 聲 喧嚷 、 那 夜 百姓 都 哭號
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.A izbucnit într'un plîns aşa de tare că l-au auzit Egiptenii şi casa lui Faraon.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.A vypukol v hlasitý plač. A počuli to Egypťania, a počul dom faraonov.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.E levantou a voz em choro, de maneira que os egípcios o ouviram, bem como a casa de Faraó.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.Entonces se puso a llorar a gritos, y lo oyeron los egipcios. Y fue oído también en la casa del faraón
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.És hangos sírásra fakada, úgy hogy meghallák az Égyiptombeliek, és meghallá a Faraó háznépe is.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.Il éleva la voix, en pleurant. Les Égyptiens l`entendirent, et la maison de Pharaon l`entendit.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.I podniósł głos swój z płaczem; co słyszeli Egipczanie, słyszał też dom Faraonów.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.Ja hän purskahti ääneensä itkemään, niin että egyptiläiset ja faraon hoviväki sen kuulivat.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.요셉이 방성대곡하니 애굽 사람에게 들리며 바로의 궁중에 들리더라
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.Ma diede in un grido di pianto e tutti gli Egiziani lo sentirono e la cosa fu risaputa nella casa del faraone
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.Người cất tiếng lên khóc; dân Ê-díp-tô nghe và nhà Pha-ra-ôn nghe nữa.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.Người cất_tiếng lên khóc ; dân Ê - díp-tô nghe và nhà Pha-ra-ôn nghe nữa .
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.Och han brast ut i högljudd gråt, så att egyptierna hörde det; också Faraos husfolk hörde det.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.Og han brast i gråt og gråt så høit at egypterne hørte det, og de hørte det i Faraos hus.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.Potom pozdvihl hlasu svého s pláčem; a slyšeli to Egyptští, slyšel také dům Faraonův.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.Så brast han i lydelig Gråd, så Ægypterne hørte det, og det spurgtes i Faraos Hus;
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.Tedaj zažene glas svoj z jokom, tako da so slišali Egipčani, slišala je tudi hiša Faraonova.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.Und er weinte laut, daß es die Ägypter und das Gesinde des Pharao hörten,
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.και αφηκε φωνην μετα κλαυθμου και ηκουσαν οι Αιγυπτιοι ηκουσε δε και ο οικος του Φαραω.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.И громко зарыдал он, и услышали Египтяне, и услышал дом фараонов.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.И заплака с глас, та египтяните чуха; чу още и Фараоновият дом.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.ויתן את קלו בבכי וישמעו מצרים וישמע בית פרעה׃
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.فاطلق صوته بالبكاء. فسمع المصريون وسمع بيت فرعون.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.他 就 放 聲 大 哭 、 埃 及 人 、 和 法 老 家 中 的 人 都 聽 見 了
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.他 就 放聲 大哭 、 埃及人 、 和 法老 家中 的 人 都 聽見了
-O kadar yüksek sesle değil.C2, mam dwóch snajperów z Delty. Chcą zabezpieczyć miejsce katastrofy nr 2. - Odbiór.
-O kadar yüksek sesle değil.- Ikke så satans højt.
-O kadar yüksek sesle değil.Kurva, ne tak nahlas.
-O kadar yüksek sesle değil.Maajoukko on valmiina lähtöön tuntematon Tee mitä voit
-O kadar yüksek sesle değil.- Não faIes tão aIto!
-O kadar yüksek sesle değil.Ne kriči toliko , jebemti.
-O kadar yüksek sesle değil.- Nu mai ţipa aşa!
-O kadar yüksek sesle değil.-Μην φωνάζεις τόσο!
-O kadar yüksek sesle değil.По дяволите, не говори толкова силно.
O.. seni seviyorum. onu yüksek sesle söylemeyi istedim. hepsi buAm vrut sa-ti spun... ce... Te iubesc. Am vrut sa-ti spun asta cu voce tare.
O.. seni seviyorum. onu yüksek sesle söylemeyi istedim. hepsi buHalusin kertoa sinulle, että Rakastan sinua. Halusin sano sen ääneen tuolla tavalla.
O.. seni seviyorum. onu yüksek sesle söylemeyi istedim. hepsi buHogy.. Szeretlek. Így ki akartam mondani.
O.. seni seviyorum. onu yüksek sesle söylemeyi istedim. hepsi buIch wollte dir sagen.. dass... Ich liebe dich. ich wollte es laut sagen, so wie gerade Das ist alles.
O.. seni seviyorum. onu yüksek sesle söylemeyi istedim. hepsi bu당신을... 사랑한다고 그렇게 외치고 싶었지요
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod