yüksek fiyat ile cümle

yüksek fiyat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Nick Tokyo'daki yüksek fiyatlar hakkında bana şikâyette bulundu.Nick complained to me about the high prices in Tokyo.
Bugünün ev hanımları, yüksek fiyatlardan şikayet etmekten başka hiçbir şey yapmıyor.Today's housewives do nothing but complain of high prices.
Birçok kadın eş yüksek fiyatlardan şikayetçi.Many wives complain about high prices.
Birçok hanım yüksek fiyatlardan şikayetçi.Many wives complain about high prices.
Çilek kışın yüksek fiyata satılıyor.Strawberries sell for a high price in the winter.
Topuklu ayakkabılarda yüksek fiyatlar hakkında bir sürü şikayetler vardı.There have been a lot of complaints about the high prices at the pumps.
Yüksek fiyatlardan şikayetçi olan bir sürü ev kadını vardır.There are many housewives who complain about high prices.
Tom en yüksek fiyatı ödedi.Tom paid the ultimate price.
İnsanlar genellikle yüksek fiyatlar hakkında şikayet ederler.People often complain about high prices.
Tom yüksek fiyatlardan yakındı.Tom complained about the high prices.
Birçok ev hanımları yüksek fiyatlardan şikayet ediyor.Many housewives complain about high prices.
Diğer herkes sizden daha yüksek fiyat istiyor.Everybody else charges more than you do.
Cha, Almanya'da en yüksek fiyat ödenen üçüncü futbolcu oldu.He became the third-highest-paid footballer in Germany.
1990'dan beri sürekli bir artış sağlanan hizmetlerin yüksek fiyatlara ulaştığı görülmektedir.From 1990, a steady increase can be observed, reflecting the high costs of the services provided.
Yüksek fiyatını uzun ömürlü oluşuyla telafi eder.Offsetting this is their very long lifespan.
Bu teknoloji, o sıralarda yüksek fiyatlara mal olmuştur.His compositions commanded high prices at the time.
Özgün özelliklere sahip bonsailer çok yüksek fiyatlara alıcı bulabilmektedir.Customers willing to pay high prices.
Yüksek fiyata yüksek performanslı bir Mersedesiniz alabilirsiniz.You can get a Mercedes for a very high price, very high performance.
Bir çok insan bayağı yüksek fiyatlar söyler. En azından iyi günlerde...Most people would say for a lot lot of money . on good days..
Çoğu insan o kadar da yüksek fiyat söylemez.How much would you pay for them now? Most people say not that much.
Çünkü artan kalite sonucunda, daha yüksek fiyat isteyebildik.Because of the improved quality, we could ask for higher prices.
Sadece komşum evini daha yüksek fiyata satabildi diye ben zenginleştim.Just by my neighbor's house selling for more.
O zaman hisseyi düşük fiyata satıp yüksek fiyata satın aldı diyebiliriz değil mi?So he sold low and then he bought high, right?
Yüksek fiyatlar Sırp halkının maaşlarının büyük bölümünü yutuyor. [Getty Images]High prices take an enormous bite out of Serbs' paychecks. [Getty Images]
Yüksek maliyetler ve yüksek fiyatlar Hırvat ürünlerinin rekabet gücünü zayıflatıyor.High costs and high prices make Croatian products uncompetitive.
Daha yüksek fiyatlardan yasallaştırma ücreti ödemiş olanlar paralarını geri alamayacak.Those who have already paid for legalisation -- at higher prices -- will not get their money back.
Makedonya'da Yüksek Fiyatların Sorumlusu Düşük Internet KullanımıHigh Prices Blamed for Low Internet Use in Macedonia
Yüksek Fiyatlar Yunan Tüketicisini SıkıştırıyorHigh Prices Squeeze Greek Consumers
Dünya pazarlarındaki yüksek fiyatlar nedeniyle doğu Anadolu'daki petrol yatakları tekrar açılacak.Oil fields in eastern Anatolia are to reopen due to high prices in the world market.
Finland: Mart 2014'te yüksek fiyatlar nedeniyle iptal edildi.[1]Finland: Finnish contract for 70 missiles was cancelled due to high prices on March 2014.[41]
Bu teknoloji, o sıralarda yüksek fiyatlara mal olmuştur.Diese Technik war damals noch sehr teuer.
Sınırlı sayıdaki bu albümler müzayedelerde yüksek fiyatlara satılmaktadır.Verschiedene, seltenere Platten wurden in Musikgeschäften zu Höchstpreisen verkauft.
Fakat yüksek fiyatı sebebiyle kısa ömürlü oldu ve Japonya dışında satışa sunulmadı.Como no tuvo mucho éxito en el mercado japonés no fue vendida en el extranjero.
Bu meblağ o tarihe kadar bir sanat eserine verilen en yüksek fiyat olmuştur.En ese momento, fue el precio más alto que se haya pagado por una pieza de arte moderno.
En yüksek fiyat 90 € (Kategori 1'de), en düşük fiyat ise 45 €'dur (Kategori 4).1 centesimo di euro (€ 0,01) è il più piccolo taglio delle monete in euro.
Cha, Almanya'da en yüksek fiyat ödenen üçüncü futbolcu oldu.Он стал третьим самым высокооплачиваемым футболистом в России.
Özgün özelliklere sahip bonsailer çok yüksek fiyatlara alıcı bulabilmektedir.Возможность получать специальные предложения по цене.
Ünlü bazı Nikuhitsuga ressamlarının eserleri çok yüksek fiyatlara satılmıştır.Там начинают производство стандартных моделей гитар, продаваемых по невысоким ценам.
Bu fiyat, Franz Marc ve 20. yüzyıl Alman resim sanatı için verilmiş en yüksek fiyat oldu.كان هذا السعر يعد رقمًا قياسيًا لأعمال مارك، وجميع اللوحات الألمانية في القرن العشرين.
El yapımı iyi bir pipo oldukça yüksek fiyatlardan alıcı bulabilir.Uma pipa caixa é uma pipa de alta performance capaz de produzir uma sustentação relativamente alta.
Yüksek fiyatın temel sebebi bataryalardır.Existe um sistema de prioridade nas baterias.
Fakat yüksek fiyatı sebebiyle kısa ömürlü oldu ve Japonya dışında satışa sunulmadı.Fora do Japão, contudo, suas vendas não foram expressivas.
Tavan fiyat, bir ürünün satılabileceği en yüksek fiyatı ifade eden ekonomi terimidir.O Edito Máximo tinha como premissa fixar o preço máximo que um produto poderia ser vendido.
Ham ipek, Çin'den getirilirdi ve kaliteli kumaş haline getirilip, yüksek fiyatla dünyaya satılırdı.Rå silke köptes från Kina och tillverkades sedan till fint tyg som såldes till höga priser runtom i världen.
Bir malın fiyatı yükseldikçe üretici firma o malı daha yüksek fiyatlardan satmak ister.Отже, після встановлення угоди, країна-імпортер буде купувати продукцію виробника з більш високою вартістю.
Bu meblağ o tarihe kadar bir sanat eserine verilen en yüksek fiyat olmuştur.Byla to do té doby nejvyšší cena za obraz žijícího umělce.
Özgün özelliklere sahip bonsailer çok yüksek fiyatlara alıcı bulabilmektedir.Privát eladások természetesen magasabb áron is történhetnek.
Yüksek fiyatını uzun ömürlü oluşuyla telafi eder.Δημιουργία ασφαλών αντικειμένων με αξία μακράς διάρκειας.
Fakat yüksek fiyatı sebebiyle kısa ömürlü oldu ve Japonya dışında satışa sunulmadı.Den var dyr og grunnet lave salgstall ble den ikke utgitt utenfor Japan .
Ünlü bazı Nikuhitsuga ressamlarının eserleri çok yüksek fiyatlara satılmıştır.Lykkelige eiere av de få overlevende eksemplarene har solgt vinylene sine til høye priser.
Yüksek fiyatın temel sebebi bataryalardır.Alasan utamanya adalah mahalnya harga baterai.
17. ve 18. yüzıl İngiltere'sinde karanfil, yüksek fiyatı sebebiyle altın ile eşdeğerdi.Pada abad ke-17 dan ke-18 di Inggris harga cengkih sama dengan harga emas karena tingginya biaya impor.
Cha, Almanya'da en yüksek fiyat ödenen üçüncü futbolcu oldu.Ông trở thành cầu thủ bóng đá được trả lương cao thứ ba ở Đức.
1990'dan beri sürekli bir artış sağlanan hizmetlerin yüksek fiyatlara ulaştığı görülmektedir.Từ năm 1990, ghi nhận được có tình trạng tăng dần chi phí, phản ánh chi phí cao của các dịch vụ được cung ứng.
Yüksek fiyatını uzun ömürlü oluşuyla telafi eder.利点 金利が長期固定。
Bu meblağ o tarihe kadar bir sanat eserine verilen en yüksek fiyat olmuştur.זה היה הסכום הגבוה ביותר ששולם אי־פעם עבור יצירת אמנות.
Özgün özelliklere sahip bonsailer çok yüksek fiyatlara alıcı bulabilmektedir.Собствениците на съседните имоти обаче искат прекалено високи цени.
Yüksek fiyatın temel sebebi bataryalardır.Glavni razlog tome je visoka cijena automobilskih akumulatora.
Bu satış için yüksek fiyat talep ettiler.Mislim da su platile cijenu za ovaj čin.
Fakat yüksek fiyatı sebebiyle kısa ömürlü oldu ve Japonya dışında satışa sunulmadı.Postoji i nastavak eskpanzije, ali nije bio pušten u prodaju izvan Japana.
İlgili Sayfalar