yükü ile cümle

yükü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Herkesin, mahkemeye çağırıldıklarında tanıklık etme yükümlüğü vardır.Kaikilla on velvollisuus todistaa oikeudessa, jos heidät sinne kutsutaan.
Herkesin, mahkemeye çağırıldıklarında tanıklık etme yükümlüğü vardır.Todos tienen la obligación de declarar ante la justicia, en caso de que se les reclame para ello.
Herkesin, mahkemeye çağırıldıklarında tanıklık etme yükümlüğü vardır.Tout le monde a l'obligation de témoigner en justice s'il y est convoqué.
Herkesin, mahkemeye çağırıldıklarında tanıklık etme yükümlüğü vardır.Все обязаны свидетельствовать в суде, в случае их вызова в суд.
Herkesin, mahkemeye çağırıldıklarında tanıklık etme yükümlüğü vardır.الجميع ملزمون بالإدلاء بالشهادة في المحكمة عند دعوتهم لذلك.
Herkesin, mahkemeye çağırıldıklarında tanıklık etme yükümlüğü vardır.必须上小学(peruskoulu)接受基础教育。 在芬兰工作的大多数外籍人士有向芬兰国家政府纳税的义务。
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.Albowiem każdy swoje własne brzemię poniesie.
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.căci fiecare îşi va purta sarcina lui însuş.
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.car chacun portera son propre fardeau.
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.ciascuno infatti porterà il proprio fardello
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.Denn ein jeglicher wird seine Last tragen.
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.for hver skal bære sin egen byrde.
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.Ieder is zelf verantwoordelijk voor wat hij doet.
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.각각 자기의 짐을 질 것임이니라
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.Lebo každý ponesie svoje vlastné bremä.
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.Mert kiki a maga terhét hordozza.
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.Neb jeden každý své břímě ponese.
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.porque cada cual llevará su propia carga
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.porque cada qual levará o seu próprio fardo.
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.Sebab masing-masing orang harus memikul tanggung jawabnya sendiri
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.sillä kunkin on kannettava oma taakkansa.
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.thi hver skal bære sin egen Byrde.
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.Ty var och en har sin egen börda att bära.
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.Vì ai sẽ gánh lấy riêng phần nấy .
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.Vì ai sẽ gánh lấy riêng phần nấy.
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.Vsak namreč bo nosil svoje breme.
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.διοτι εκαστος το εαυτου φορτιον θελει βαστασει.
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.ибо каждый понесет свое бремя.
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.Кожен бо свій тягар нести ме.
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.כי כל איש את משאו ישא׃
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.لان كل واحد سيحمل حمل نفسه
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.因 為 各 人 必 擔 當 自 己 的 擔 子
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.因 為 各 人 必 擔當 自己 的 擔子
Her kişinin çağrıldığında, mahkemede tanıklık yapma yükümlülüğü vardır.7至17周岁的人必须履行完成义务教育,即基础教育。
Her kişinin çağrıldığında, mahkemede tanıklık yapma yükümlülüğü vardır.Alla har skyldighet att vittna inför domstol om de blir kallade.
Her kişinin çağrıldığında, mahkemede tanıklık yapma yükümlülüğü vardır.Chacun a le devoir de témoigner en justice s’il y est convoqué.
Her kişinin çağrıldığında, mahkemede tanıklık yapma yükümlülüğü vardır.Kaikilla on velvollisuus todistaa oikeudessa, jos heidät sinne kutsutaan.
Her kişinin çağrıldığında, mahkemede tanıklık yapma yükümlülüğü vardır.Todo el mundo está obligado a testificar en un juicio si así se le requiere.
Her kişinin çağrıldığında, mahkemede tanıklık yapma yükümlülüğü vardır.Все обязаны свидетельствовать в суде при получении повестки в суд.
Her kişinin çağrıldığında, mahkemede tanıklık yapma yükümlülüğü vardır.يتوجب على الجميع أن يشهدوا في المحكمة، إذا تمت دعوتهم لذلك.
Her ne olursa olsun, devletin bu banknotların temsil ettiği değeri size ödemekle yükümlü olduğunu söyledik.Это означает, если все остальное не, правительство собирается дать вам значение за эти банкноты.
Her neyse, aktiflerin defter değerini alıyoruz ve bundan yükümlülükleri düşüyoruz.Vyřadíte závazky, to je jakou hodnotu mají aktiva podle účetních.
Her neyse, aktiflerin defter değerini alıyoruz ve bundan yükümlülükleri düşüyoruz.会計士による資産の価値です。 市場価値は、非常に異なる可能性があります。
Her zaman 3 sodyum atar, 2 potasyum alırız Bu iyonların her birinin yükü +1Wypompowujemy trzy jony sodu na dwa jony potasu, a każdy z nich ma ładunek plus jeden.
Hesap verme yükümlülüđünün bu kadar rahat ele alýnmasý ţoke edici.Những ví dụ sau còn "điên rồ" hơn nữa:
Hesap verme yükümlülüđünün bu kadar rahat ele alýnmasý ţoke edici.Swartz se ne occupava di già.
Hesap verme yükümlülüđünün bu kadar rahat ele alýnmasý ţoke edici.Ο Swartz ανησυχούσε ήδη.
Hesap verme yükümlülüđünün bu kadar rahat ele alýnmasý ţoke edici..من المذهل أن ترى المحاسبة فضفاضة لهذه الدرجة
Hesap verme yükümlülüđünün bu kadar rahat ele alýnmasý ţoke edici.説明責任がとても曖昧だというのは衝撃的です。
Hiç bir yükümlülüğüm yok.Brak zobowiązań.
Hiç bir yükümlülüğüm yok.Je n'ai aucun passif.
Hiç bir yükümlülüğüm yok.부채는 없습니다
Hiç bir yükümlülüğüm yok.Minulla ei ole velkoja.
Hiç bir yükümlülüğüm yok.Nemám závazky.
Hiç bir yükümlülüğüm yok.Tôi không có nợ phải trả
Hiç bir yükümlülüğüm yok.Δεν έχω υποχρεώσεις.
Hiç bir yükümlülüğüm yok.Я не маю ніяких зобов'язань.
Hiç bir yükümlülüğüm yok.ここに他の小さいバランスシートを書いてみましょう。
Hiç yükümlülüğüm yok.Chả có gì cả
Hiç yükümlülüğüm yok.De plus, rien.

İlgili Sayfalar