yükü ile cümle
yükü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ben köle gibi ve sizin zevk Emek Ama geceleri yakında yükünü taşımalıdır.行く、私は夕食するつもりだという。セルすることを急ぐ。
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Az agyuk a versenyre, a munkateherre, a gondokra, a feszültségekre, a panaszokra fókuszált.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Creierul se concentra asupra concurenţei, volumului de muncă, a greutăţilor, stresului, să se plângă.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.De var fokuserede på konkurrencen, arbejdsbyrden, problemerne, stressen, beklagelserne.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.De var inställda på konkurrensen, arbetsbördan, bekymren, stressen, klagomålen.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Họ phải tập trung vào thi cử, vào cạnh tranh, vào những tranh cãi, áp lực đầy phiền phức.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Hun brein was gefocust op de competitie, de werkdruk, het gedoe, de stress, de klachten.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Ich mózg zajmował się konkurencją, trudnościami, stresem i narzekaniem.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Ich mozog sa sústredil na konkurenciu, pracovné zaťaženie, ťažkosti, napätie, sťažnosti.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Jejich mozky se soustředili na konkurenci, zatížení, potíž, stresy, stížnosti.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.그들의 뇌는 이제 경쟁, 해야하는 일들, 혼란, 스트레스, 불만에 초점을 맞추고 있었습니다.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Leur esprit se focalisait sur la compétition, la charge de travail, les tracas, le stress, les réclamations.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Otak mereka terfokus pada kompetisi, beban kerja, pertengkaran, stress, keluhan.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Вони думали тільки про суперництво, навчальне навантаження, перешкоди, стреси і скарги.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.המוחות שלהם היו מרוכזים בתחרות, העומס, האתגרים, המתח, התלונות.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.يركز عقولهم على المنافسة وعبء العمل على المتاعب ,الضغوطات, والشكاوي
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.ストレス 不満といったことなのです ハーバードに入ったばかりの頃
Bilançomun pasif tarafında durum nedir, yükümlülüklerim neler?Bây giờ khoảng nợ của tôi là gì?
Bilançomun pasif tarafında durum nedir, yükümlülüklerim neler?Kolik jsou nyní mé závazky?
Bilançomun pasif tarafında durum nedir, yükümlülüklerim neler?Nun, was sind meine Schulden?
Bilançomun pasif tarafında durum nedir, yükümlülüklerim neler?Ποιές είναι οι υποχρεώσεις μου?
Bilançomun pasif tarafında durum nedir, yükümlülüklerim neler?私は住宅ローンを抱えていましたね。
Biliyorsunuz ki yükü -1 olduğundan dolayı bu parçacık elektrondur.Ale elektron má náboj -1.
Biliyorsunuz ki yükü -1 olduğundan dolayı bu parçacık elektrondur.Wiesz, że to jest elektron, bo ma ładunek ujemny.
Biliyorum ki büyük Q yükü 2 metre uzaktaki bir nokta üzerinde elektrik alan oluşturuyor.Por lo que sabemos que esto está generando un campo que cuando
Biliyorum ki büyük Q yükü 2 metre uzaktaki bir nokta üzerinde elektrik alan oluşturuyor.אז אנחנו יודעים שזה מייצר שדה חשמלי - כאשר אנחנו במרחק שני מטרים
Biraz karmaşık gelebilir ama bunun anlamı ipotekli borç yükümlülüğü başka bir şeyden türetilmiştir. -Soa complicado, mas isso significa que são derivados de um outro instrumento.
Biraz karmaşık gelebilir ama bunun anlamı ipotekli borç yükümlülüğü başka bir şeyden türetilmiştir. -Vím, že to zní složitě, ale jen to znamená že jsou odvozené od jiného nástroje.
Biraz karmaşık gelebilir ama bunun anlamı ipotekli borç yükümlülüğü başka bir şeyden türetilmiştir. -أعلم أنها تبدو معقدة، لكن ذلك يعني أنها مشتقة من أداة أخرى.
Biraz karmaşık gelebilir ama bunun anlamı ipotekli borç yükümlülüğü başka bir şeyden türetilmiştir. -しかし、それはちょうどそれらが、 もう一つの器具に由来することを意味します。 それは恐らく、あなたは知っていると思いますか、
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Bærer hverandres Byrder og opfylder således Kristi Lov!
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Bær hverandres byrder, og opfyll på den måte Kristi lov!
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Bären varandras bördor; så uppfyllen I Kristi lag.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Drug drugega nosite bremena, in tako izpolnite postavo Kristusovo.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Egymás terhét hordozzátok, és úgy töltsétek be a Krisztus törvényét.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Einer trage des andern Last, so werdet ihr das Gesetz Christi erfüllen.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Hãy mang lấy gánh nặng cho nhau , như_vậy anh_em sẽ làm trọn luật_pháp của Ðấng_Christ .
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Hãy mang lấy gánh nặng cho nhau, như vậy anh em sẽ làm trọn luật pháp của Ðấng Christ.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Jedni drugich brzemiona noście, a tak wypełniajcie zakon Chrystusowy.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Jedni druhých bremená neste a tak naplňte zákon Kristov.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Jedni druhých břemena neste a tak plňte zákon Kristův.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Kantakaa toistenne kuormia, ja niin te täytätte Kristuksen lain.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.너희가 짐을 서로 지라 그리하여 그리스도의 법을 성취하라
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Levai as cargas uns dos outros, e assim cumprireis a lei de Cristo.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Portate i pesi gli uni degli altri, così adempirete la legge di Cristo
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Portez les fardeaux les uns des autres, et vous accomplirez ainsi la loi de Christ.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Purtaţi-vă sarcinile unii altora, şi veţi împlini astfel Legea lui Hristos.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Sobrellevad los unos las cargas de los otros y de esta manera cumpliréis la ley de Cristo
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.U moet elkaars moeilijkheden en problemen dragen; dan voldoet u aan de opdracht van Christus.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Αλληλων τα βαρη βασταζετε και ουτως εκπληρωσατε τον νομον του Χριστου.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.И тъй, доколкото имаме случай, нека струваме добро на всички, а най-вече на своите по вяра.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Носите бремена друг друга, и таким образом исполните закон Христов.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Один одного тягарі носіть, і так сповняйте закон Христів.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.שאו איש את משא רעהו בזאת תמלאו את תורת המשיח׃
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.احملوا بعضكم اثقال بعض وهكذا تمموا ناموس المسيح.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.你 們 各 人 的 重 擔 要 互 相 擔 當 、 如 此 、 就 完 全 了 基 督 的 律 法
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.你 們 各 人 的 重擔 要 互相 擔當 、 如此 、 就 完全 了 基督 的 律法
Birçok insan hep sorar: Böyle uğraştırıcı bir iş yükü ile geceleri nasıl uyuyabiliyorsun?Banyak orang berkata, bagaimana Anda bisa tidur di malam hari sambil memikirkan masalah sebesar itu?
Birçok insan hep sorar: Böyle uğraştırıcı bir iş yükü ile geceleri nasıl uyuyabiliyorsun?Şi mulţi oameni spun, cum dormi noaptea cînd ai de-a face cu o problemă de-o asemenea magnitudine?
Birçok insan hep sorar: Böyle uğraştırıcı bir iş yükü ile geceleri nasıl uyuyabiliyorsun?Und eine Menge Leute fragen, wie koennen Sie nachts schlafen wenn Sie mit so einem grossen Problem kaempfen?