yükü ile cümle

yükü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca yeni elementin - (eksi) yüklü olduğunu söyleyebiliriz fakat bu yükü hemen kaybedecektir. -Moglibyśmy też powiedzieć, że tutaj jest ładunek ujemny.
baba çocuğun geçimine katkı sağlamakla yükümlüdür,är fadern förpliktad att delta i underhåll av barnet
baba çocuğun geçimine katkı sağlamakla yükümlüdür,El padre tiene la obligación de participar en el sustento del menor.
baba çocuğun geçimine katkı sağlamakla yükümlüdür,isä on velvollinen osallistumaan lapsen elatukseen
baba çocuğun geçimine katkı sağlamakla yükümlüdür,le père a le devoir de participer à l'entretien de l'enfant
baba çocuğun geçimine katkı sağlamakla yükümlüdür,отец обязан принимать участие в содержании ребёнка;
baba çocuğun geçimine katkı sağlamakla yükümlüdür,الأب ملزم بالمشاركة في إعاشة الطفل.
baba çocuğun geçimine katkı sağlamakla yükümlüdür,父亲须履行抚养子女的义务 子女可继承父亲及父系亲属的财产;父亲也可继承子女的财产
Bakmakla yükümlü olduklarımız, yine bu çocuklar.Ce sont ces mêmes enfants dont on devrait prendre soin.
Bakmakla yükümlü olduklarımız, yine bu çocuklar.Das sind die Kinder, um die wir uns kümmern sollen.
Bakmakla yükümlü olduklarımız, yine bu çocuklar.Dat zijn de kinderen voor wie we zouden moeten zorgen.
Bakmakla yükümlü olduklarımız, yine bu çocuklar.Ei sunt copiii de care ar trebui sa avem grija.
Bakmakla yükümlü olduklarımız, yine bu çocuklar.Esos son los mismos chicos que deberíamos cuidar.
Bakmakla yükümlü olduklarımız, yine bu çocuklar.In to so ti isti otroci, za katere bi morali skrbeti.
Bakmakla yükümlü olduklarımız, yine bu çocuklar.바로 우리들이 돌봐야 할 아이들입니다.
Bakmakla yükümlü olduklarımız, yine bu çocuklar.Questi sono gli stessi ragazzi di cui dovremmo prenderci cura.
Bakmakla yükümlü olduklarımız, yine bu çocuklar.Róluk kellene gondoskodnunk.
Bakmakla yükümlü olduklarımız, yine bu çocuklar.São estas mesmas crianças, de quem devíamos cuidar.
Bakmakla yükümlü olduklarımız, yine bu çocuklar.Tymi dziećmi należy się zająć.
Bakmakla yükümlü olduklarımız, yine bu çocuklar.Това са същите деца, за които трябва да се грижим.
Bakmakla yükümlü olduklarımız, yine bu çocuklar.Это те дети, о которых мы должны заботиться.
Bakmakla yükümlü olduklarımız, yine bu çocuklar.אלה אותם ילדים שאנחנו צריכים לטפל בהם.
Bakmakla yükümlü olduklarımız, yine bu çocuklar.وهم حقاً ذات الأطفال الذين يجب أن نعتني بهم
Bakmakla yükümlü olduklarımız, yine bu çocuklar.みんなで改革は起こせます
Bankaya 750,000 $ borçluyum, bu benim yükümlülüğüm.Bance dlužím 750 000 dolarů.
Bankaya 750,000 $ borçluyum, bu benim yükümlülüğüm.Je dois à la Banque de 750 000 $.
Bankaya 750,000 $ borçluyum, bu benim yükümlülüğüm.Jestem winien $750 000.
Bankaya 750,000 $ borçluyum, bu benim yükümlülüğüm.Olen velkaa pankille 750.000 dollaria..
Bankaya 750,000 $ borçluyum, bu benim yükümlülüğüm.Tôi nợ ngân hàng 750,000 USD
Bankaya 750,000 $ borçluyum, bu benim yükümlülüğüm.Χρωστάω στην τράπεζα $750,000.
Bankaya 750,000 $ borçluyum, bu benim yükümlülüğüm.Я винен банку 750,000 доларів.
Bankaya 750,000 $ borçluyum, bu benim yükümlülüğüm.負債をLと呼びます。Lは負債です。
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.거기에 싱크하는 머큐시오를 그리고, 부담 사랑해야한다 여린 가지에 너무 큰 압박.
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.Mercutio A prepadať v ňom, mali by ste si radi záťaž, príliš veľký tlak na riadenie vec.
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.Mercutio A propadat v něm, měli byste si rádi zátěž, příliš velký tlak na řízení věc.
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.Mercutio e, a afundar-se nele, você deve amar fardo; opressão muito grande para uma coisa do concurso.
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.Mercutio en, te zinken in, moet je last liefde; te grote verdrukking voor een offerte ding.
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.Mercutio És süllyedni benne, érdemes terhet szeretni, túl nagy elnyomás pályázati dolog.
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.Mercutio et, à s'enfoncer en elle, si vous aimez le fardeau; l'oppression trop grande pour une chose tendre.
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.MERCUTIO In, da se potopi v njem, bi morali breme ljubezni Prevelik zatiranja za razpis stvar.
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.Mercutio I zatopić w niej, należy kochać ciężar; Zbyt wielka ucisku na rzecz przetargu.
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.Mercutio Ja uppoavat sitä, sinun pitäisi taakka rakastaa, liian suuri sorron tarjous juttu.
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.Mercutio Och att sjunka i det, bör du börda kärlek, För mycket förtryck för ett anbud sak.
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.Mercutio Og at synke i det, bør du byrde kærlighed; for stor undertrykkelse for et udbud ting.
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.Mercutio Şi, să se scufunde în ea, ar trebui să te iubesc povara; asuprire prea mare pentru un lucru ofertă.
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.MERCUTIO Và, chìm trong nó, nên bạn gánh nặng tình yêu, sự áp bức quá tuyệt vời cho một điều thầu.
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.MERCUTIO И, за да потънат в него, трябва да тежест любов твърде голям гнет за търг нещо.
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.Mercuzio e, di affondare in essa, si deve amare peso; oppressione troppo grande per una cosa gara.
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.Меркуцио и, утонуть в нем, вы должны бремя любви, слишком большое угнетение тендер вещь.
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.מרקוטיו בנוסף, לשקוע בו, יש לך אהבה נטל; דיכוי גדול מדי בשביל דבר במכרז.
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.وMERCUTIO ، لتغرق فيه ، يجب أن نحب الأعباء ؛ الظلم الكبير جدا عن شيء المناقصة.
Batmaya Mercutio, yükü sevgi; ihale şey için çok büyük bir baskı.ロメオは、入札の事を愛していますか?それは、あまりにもラフです。
Bazen emeklilik borçları veya dava yükümlülükleri gibi şeyleri anlamak zor olur. -A veces las pensiones o algunos pasivos son mas dificiles.
Bazen emeklilik borçları veya dava yükümlülükleri gibi şeyleri anlamak zor olur. -Někdy je těžké získat přehled o penzijních závazcích nebo nějakém druhu sporných závazků.
Bazen emeklilik borçları veya dava yükümlülükleri gibi şeyleri anlamak zor olur. -بعض الأحيان التزامات التقاعد أو بعض أنواع التزامات الدعاوى، يصعب فهمها.
Bazen emeklilik borçları veya dava yükümlülükleri gibi şeyleri anlamak zor olur. -それは、把握をする事は難しい。 しかし、ほとんどの場合、あなたがバランスシートを見て、
Belediyelerin sakinlerine değişik hizmetler sunma yükümlülüğü vardır.Kommunerna är skyldiga att ordna många olika tjänster för sina invånare.
Belediyelerin sakinlerine değişik hizmetler sunma yükümlülüğü vardır.Kunnilla on velvollisuus järjestää asukkailleen monia palveluja.
Belediyelerin sakinlerine değişik hizmetler sunma yükümlülüğü vardır.Los municipios tienen la obligación de prestar a sus habitantes numerosos servicios.
Belediyelerin sakinlerine değişik hizmetler sunma yükümlülüğü vardır.Коммуны обязаны организовать для своих жителей разнообразные услуги.

İlgili Sayfalar