yükü ile cümle

yükü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Nechcem byť zodpovedná za vaše emocionálne zaťaženie.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Nhưng tôi không muốn đặt gánh nặng trách nhiệm lên cảm xúc của các bạn.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Nie jestem odpowiedzialna za emocje odbiorcy.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Pero no quiero responsabilizarme de su equipaje emocional.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Δεν θέλω όμως να πάρω την ευθύνη του συναισθηματικού σας φορτίου.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Але я не хочу брати відповідальність за ваш емоційний багаж.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Но не искам да ставам отговорна за емоционалния ви багаж.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Но я не хочу брать ответственность за ваш эмоциональный багаж.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.אבל אני לא רוצה לקחת אחריות על המטען הרגשי שלכם.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.لكني لا أريد تحمل مسئولية شحنتك العاطفية.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.個人の問題ですから
Ancak maalesef yükümlülüklerim de var. -Ale bohužel řekněme, že mám také závazky.
Ancak maalesef yükümlülüklerim de var. -Ale, niestety, załóżmy, że mam także zobowiązania.
Ancak maalesef yükümlülüklerim de var. -Bohužial... mám aj záväzky (dlžoby).
Ancak maalesef yükümlülüklerim de var. -Entonces deudas.
Ancak maalesef yükümlülüklerim de var. - Kişisel bilançomun pasif tarafını oluşturmaya başlayalım şimdi.Αλλα δυστυχώς, ας πούμε ότι έχω και υποχρεώσεις. υποχρεώσεις λοιπόν.
Ancak maalesef yükümlülüklerim de var. -Maar helaas, ik heb ook nog passiva (schulden).
Ancak maalesef yükümlülüklerim de var. -Mas, infelizmente, vamos dizer que eu tinha responsabilidades também.
Ancak maalesef yükümlülüklerim de var. -لكن، لسوء الحظ، لنقل أن علي مسؤوليات أيضاً.
Ancak maalesef yükümlülüklerim de var. -負債も持っているとします。 そう、負債です。
Antlaşma YükümlülükleriA Szerződésben meghatározott feladatok
Antlaşma YükümlülükleriAuftrag laut EU-Vertrag
Antlaşma YükümlülükleriBij het Verdrag verleend mandaat
Antlaşma YükümlülükleriIl mandato del trattato
Antlaşma YükümlülükleriLes fonctions attribuées par le traité
Antlaşma YükümlülükleriMandato conferido pelo Tratado
Antlaşma YükümlülükleriMandatul atribuit prin Tratat
Antlaşma YükümlülükleriPoverenie vyplývajúce zo zmluvy
Antlaşma YükümlülükleriPověření vyplývající ze Smlouvy o ES
Antlaşma YükümlülükleriPristojnosti iz pogodbe
Antlaşma YükümlülükleriRevisionsrättens mandat enligt fördraget
Antlaşma YükümlülükleriUprawnienia wynikające z traktatu
Artık birbirimze karşı yükümlüyüz.Jesteśmy od siebie współzależni.
Artık birbirimze karşı yükümlüyüz.우리는 이제 상호 종속적입니다.
Artık birbirimze karşı yükümlüyüz.Kölcsönösen egymásra vagyunk utalva.
Artık birbirimze karşı yükümlüyüz.Nous sommes désormais interdépendants.
Artık birbirimze karşı yükümlüyüz.Ora siamo interdipendenti.
Artık birbirimze karşı yükümlüyüz.Somos agora interdependentes.
Artık birbirimze karşı yükümlüyüz.Somos ahora interdependientes.
Artık birbirimze karşı yükümlüyüz.We zijn onderling afhankelijk.
Artık birbirimze karşı yükümlüyüz.Τώρα αλληλεξαρτούμαστε.
Artık birbirimze karşı yükümlüyüz.Мы теперь взаимозависимы.
Artık birbirimze karşı yükümlüyüz.Ние сега сме взаимозависими.
Artık birbirimze karşı yükümlüyüz.Нині ми взаємозалежні.
Artık birbirimze karşı yükümlüyüz.אנו תלויים אחד בשני.
Artık birbirimze karşı yükümlüyüz.نحن الآن مترابطون.
Artık birbirimze karşı yükümlüyüz.私たちは今 相互関係にあります
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Acum avem capacitatea, și poate chiar și datoria morală, de a repara o parte din daune.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Adesso abbiamo la capacità, e forse anche l'obbligo morale, di riparare una parte di questo danno.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Bây giờ, chúng ta có khả năng, và có lẽ cả nghĩa vụ đạo đức, để sửa chữa một số thiệt hại.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.De most már megvan a képességünk, és talán az erkölcsi kötelességünk, hogy helyrehozzuk a kár egy részét.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Hoy tenemos la capacidad, y quizá la obligación moral, de reparar un poco del daño.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.우리는 이제 능력이 있고 손상을 복구할 도덕적 의무가 있습니다.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Nous avons maintenant la possibilité, et peut-être le devoir moral, de réparer une partie de ces dégâts.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Temos agora a capacidade e, talvez, a obrigação moral de reparar parte dos estragos.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Teraz mamy możliwość, a może i moralny obowiązek, aby naprawić część szkód.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.We hebben nu de mogelijkheid, en misschien de morele plicht, om een deel van de schade te repareren.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Τώρα έχουμε τη δυνατότητα, ίσως και την ηθική υποχρέωση, να επιδιορθώσουμε μέρος της ζημιάς.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.У нас теперь есть возможность, и даже, наверное, моральный долг возместить часть нанесённого нам ущерба.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.יש לנו את היכולת עכשיו, ואולי גם את המחויבות, לתקן חלק מהנזק.

İlgili Sayfalar