Ana içeriğe geç
Sözlük

yük olmak ile cümle

yük olmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
56
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ben sana bir yük olmaktan korkuyorum.I am afraid I'll be a burden to you.
Artık ebeveynlerime yük olmak istemiyorum.I don't want to be any more burden to my parents.
Yük olmak istemiyorum.I don't want to impose.
Bir yük olmak istemedim.I didn't want to be a burden.
Sana yük olmak istemiyorum.I don't want to be a burden to you.
Sorunlarımla sana yük olmak istemiyorum.I don't want to burden you with my problems.
Ebeveynlerime bir yük olmak istemiyorum.I don't want to be a burden to my parents.
Bir yük olmak istemiyorum.I don't want to be a burden.
Sanýrým insanlara yük olmak istemiyordu, bu da bir etkendi.I think he didn't want to be a burden to people.
Ama elektrikli araçların elektrik şebekesi üzerinde yük olmak gibi bir durumları yok.But the electrified vehicles don't need to burden the electricity grid.
Elektrofor, kısaca negatif ve pozitif yük olmak üzere ayrılır.L'électrophore sépare simplement les charges positives et négatives.
Ama elektrikli araçların elektrik şebekesi üzerinde yük olmak gibi bir durumları yok.Avšak elektrifikovaná vozidla nemusí nutně zatěžovat elektrickou soustavu.
Ama elektrikli araçların elektrik şebekesi üzerinde yük olmak gibi bir durumları yok.Dar vehiculele electrice nu trebuie să fie o povară pentru reţeaua electrică.
Ama elektrikli araçların elektrik şebekesi üzerinde yük olmak gibi bir durumları yok.Elektrofahrzeuge hingegen müssen nicht das Stromnetz belasten.
Ama elektrikli araçların elektrik şebekesi üzerinde yük olmak gibi bir durumları yok.하지만 전기자동차는 전기망에 부담을 주지 않아도 됩니다.
Ama elektrikli araçların elektrik şebekesi üzerinde yük olmak gibi bir durumları yok.Maar de elektrische voertuigen hoeven niet het elektriciteitsnet te belasten.
Ama elektrikli araçların elektrik şebekesi üzerinde yük olmak gibi bir durumları yok.Mais les véhicules électriques n'ont pas besoin de peser sur le réseau électrique
Ama elektrikli araçların elektrik şebekesi üzerinde yük olmak gibi bir durumları yok.Ma i veicoli elettrici non peseranno sulla rete elettrica.
Ama elektrikli araçların elektrik şebekesi üzerinde yük olmak gibi bir durumları yok.Mas os veículos eléctricos não precisam de sobrecarregar a rede eléctrica.
Ama elektrikli araçların elektrik şebekesi üzerinde yük olmak gibi bir durumları yok.Nhưng xe điện không cần đòi hỏi mạng lưới điện.
Ama elektrikli araçların elektrik şebekesi üzerinde yük olmak gibi bir durumları yok.Pero los vehículos eléctricos no tienen por qué sobrecargar la red eléctrica.
Ama elektrikli araçların elektrik şebekesi üzerinde yük olmak gibi bir durumları yok.Pojazdy elektryczne nie muszą wcale obciążać sieci elektrycznej.
Ama elektrikli araçların elektrik şebekesi üzerinde yük olmak gibi bir durumları yok.В свою очередь электромобили не перегружают электрическую сеть.
Ama elektrikli araçların elektrik şebekesi üzerinde yük olmak gibi bir durumları yok.На превозните средства, задвижвани с електричество, не натоварват електрическата мрежа.
Ama elektrikli araçların elektrik şebekesi üzerinde yük olmak gibi bir durumları yok.לפני שהוא יהיה לא זמין, אפילו במחיר גבוה.
Ama elektrikli araçların elektrik şebekesi üzerinde yük olmak gibi bir durumları yok.لكن المركبات الكهربائية لا تحتاج إلى زيادة الحمل على شبكة الكهرباء.
Ama elektrikli araçların elektrik şebekesi üzerinde yük olmak gibi bir durumları yok.電力供給網に負担をかける 必要がなく むしろ スマートな自動車が スマートな建物と
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Au căzut, s'au prăbuşit împreună, nu pot să scape povara; ei înşişi se duc în robie.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.De bøjes, i Knæ er de alle, de kan ikke frelse Byrden, og selv må de vandre i Fangenskab.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.De faller om, segner alle sammen, de kan ikke redde byrden, og selv går de bort i fangenskap.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Eles juntamente se abaixam e se encurvam; não podem salvar a carga, mas eles mesmos vão para o cativeiro.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Elesnek, összerogynak együtt, nem menthetik meg a terhet; és õk magok fogságba mennek.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.He taipuvat, he vaipuvat molemmat; he eivät voi pelastaa kuormaa, ja itse he vaeltavat vankeuteen.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Klesly, padly spolu, aniž budou moci retovati břemene, nýbrž i oni sami v zajetí odejdou.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.그들은 구부러졌고 그들은 일제히 엎드러졌으므로 그 짐을 구하여 내지 못하고 자기도 잡혀 갔느니라
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Omahnili so, zgrudili so se vsi, niso mogli oteti bremena, temuč sami so odšli v sužnost.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Se han doblegado y se han postrado juntos; no pudieron rescatar la carga y ellos mismos han ido en cautividad
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Zohly sa, na kolená klesly spolu; nevládaly vyslobodiť bremeno, lež i samy idú do zajatia.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Κυπτουσι, καμπτουσιν ομου δεν δυνανται να σωσωσι το φορτιον αλλα και αυτα φερονται εις αιχμαλωσιαν.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Наведоха се, всички паднаха; Те не можаха да отърват товара, Но сами отидоха в плен.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Низверглись, пали вместе; не могли защититьносивших, и сами пошли в плен.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.קרסו כרעו יחדו לא יכלו מלט משא ונפשם בשבי הלכה׃
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.قد انحنت جثت معا لم تقدر ان تنجي الحمل وهي نفسها قد مضت في السبي
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.都 一 同 彎 腰 屈 身 、 不 能 保 全 重 馱 、 自 己 倒 被 擄 去
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.都 一同 彎 腰 屈身 、 不 能 保全 重馱 、 自己 倒 被 擄去
Sanýrým insanlara yük olmak istemiyordu, bu da bir etkendi.Aaron tin rằng bạn phải<br/>luôn tự vấn bản thân rằng:
Sanýrým insanlara yük olmak istemiyordu, bu da bir etkendi.Creo que él no quería ser una carga para las personas. Creo que era un factor como:
Sanýrým insanlara yük olmak istemiyordu, bu da bir etkendi.Il ne voulait pas être un fardeau pour les autres. Ça a dû jouer à mon avis.
Sanýrým insanlara yük olmak istemiyordu, bu da bir etkendi.Jeg tror ikke han ville være en byrde for nogen.
Sanýrým insanlara yük olmak istemiyordu, bu da bir etkendi.Myslím, že nechtěl být nikomu na obtíž.
Sanýrým insanlara yük olmak istemiyordu, bu da bir etkendi.Penso che non volesse essere un peso per gli altri. Credo che lo considerasse come qualcosa tipo:
Sanýrým insanlara yük olmak istemiyordu, bu da bir etkendi.Νομίζω ότι δεν ήθελε να είναι βάρος για τους ανθρώπους.
Sanýrým insanlara yük olmak istemiyordu, bu da bir etkendi.Аз мисля, че той не искаше да бъде в тежест на хората. Мисля,ч е това беше от фактите като:
Sanýrým insanlara yük olmak istemiyordu, bu da bir etkendi.Я думаю, он не хотел быть обузой для людей.
Sanýrým insanlara yük olmak istemiyordu, bu da bir etkendi..نعم. أعتقد أنه لم يكن يريد أن يكون عبئًا على أحد. أعتقد أن هذا لعب دورا
Sanýrým insanlara yük olmak istemiyordu, bu da bir etkendi.これが要因だったんだと思います、 「普段通りの生活を送っていたが、
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod