yönlendirme ile cümle
yönlendirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
RABbin Ruhu Gidyonu yönlendirmeye başladı. Gidyon borusunu çalınca Aviezerliler onun çevresinde toplandı.Ma lo spirito del Signore investì Gedeone; egli suonò la tromba e gli Abiezeriti furono convocati per seguirlo
RABbin Ruhu Gidyonu yönlendirmeye başladı. Gidyon borusunu çalınca Aviezerliler onun çevresinde toplandı.Mas o Espírito do Senhor apoderou-se de Gideão; e tocando ele a trombeta, os abiezritas se ajuntaram após ele.
RABbin Ruhu Gidyonu yönlendirmeye başladı. Gidyon borusunu çalınca Aviezerliler onun çevresinde toplandı.Men Herrens Ånd kom over Gideon; han støtte i basunen, og Abieser-ætten samlet sig og fulgte ham.
RABbin Ruhu Gidyonu yönlendirmeye başladı. Gidyon borusunu çalınca Aviezerliler onun çevresinde toplandı.Úrnak lelke megszállotta Gedeont, és megfúván a harsonákat, egybehívá az Abiézer [házát,] hogy õt kövesse.
RABbin Ruhu Gidyonu yönlendirmeye başladı. Gidyon borusunu çalınca Aviezerliler onun çevresinde toplandı.А Господният Дух дойде на Гедеона, и той засвири с тръба; и авиезерците се събраха да го последват.
RABbin Ruhu Gidyonu yönlendirmeye başladı. Gidyon borusunu çalınca Aviezerliler onun çevresinde toplandı.И Дух Господень объял Гедеона; он вострубил трубою, и созвано было племя Авиезерово идти за ним.
RABbin Ruhu Gidyonu yönlendirmeye başladı. Gidyon borusunu çalınca Aviezerliler onun çevresinde toplandı.ורוח יהוה לבשה את גדעון ויתקע בשופר ויזעק אביעזר אחריו׃
RABbin Ruhu Gidyonu yönlendirmeye başladı. Gidyon borusunu çalınca Aviezerliler onun çevresinde toplandı.ولبس روح الرب جدعون فضرب بالبوق فاجتمع ابيعزر وراءه.
RABbin Ruhu Gidyonu yönlendirmeye başladı. Gidyon borusunu çalınca Aviezerliler onun çevresinde toplandı.耶 和 華 的 靈 降 在 基 甸 身 上 、 他 就 吹 角 . 亞 比 以 謝 族 都 聚 集 跟 隨 他
RABbin Ruhu Gidyonu yönlendirmeye başladı. Gidyon borusunu çalınca Aviezerliler onun çevresinde toplandı.耶和華 的 靈降 在 基甸 身上 、 他 就 吹角 . 亞比 以謝族 都 聚集 跟 隨他
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.A Duch Hospodinov ho začal pobádať v Tábore Dánovom medzi Careou a medzi Eštaolom.
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.El Espíritu de Jehovah comenzó a manifestarse en él en el campamento de Dan, entre Zora y Estaol
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.E o Espírito do Senhor começou a incitá-lo em Maané-Dã, entre Zorá e Estaol.
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.És kezdé az Úrnak lelke õt indítani a Dán táborában, Czóra és Estháol között.
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.Et l`esprit de l`Éternel commença à l`agiter à Machané Dan, entre Tsorea et Eschthaol.
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.In duh GOSPODOV ga je začel izpodbadati v Danovem šatorišču, med Zoro in Estaolom.
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.I počal ho Duch Hospodinův ponoukati v Mahane Dan, mezi Zaraha a Estaol.
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.I począł go Duch Pański umacniać w obozie Dan między Saraa i między Estaol.
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.Ja Herran henki alkoi hänessä vaikuttaa Daanin leirissä, Soran ja Estaolin välillä.
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.소라와 에스다올 사이 마하네단에서 여호와의 신이 비로소 그에게 감동하시니라
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.Lo spirito del Signore cominciò a investirlo quando era a Macane-Dan, fra Zorea ed Estaol
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.Och HERRENS Ande begynte att verka på honom, medan han var i Dans läger, mellan Sorga och Estaol.
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.og HERRENs Ånd begyndte at drive på ham i Dans Lejr mellem Zora og Esjtaol.
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.Og Herrens Ånd begynte å drive ham, mens han var i Dans leir mellem Sora og Estaol.
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.Şi Duhul Domnului a început să -l mişte la Mahane-Dan, între Ţorea şi Eştaol.
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.Thần Ðức Giê-hô-va khởi cảm động người tại trong dinh Ðan, giữa khoảng Xô-rê-a và Ê-ra-ôn.
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.Thần_Ðức_Giê - hô-va khởi cảm_động người tại trong dinh Ðan , giữa khoảng Xô-rê - a và Ê - ra-ôn .
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.Und der Geist des HERRN fing an, ihn zu treiben im Lager Dan zwischen Zora und Esthaol.
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.Και πνευμα Κυριου ηρχισε να διεγειρη αυτο εν τω στρατοπεδω του Δαν, μεταξυ Σαραα και Εσθαολ.
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.И Господният Дух почна да го подбужда в Маханедан, между Сарая и Естаол.
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.И начал Дух Господень действовать в нем в стане Дановом, междуЦорою и Естаолом.
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.ותחל רוח יהוה לפעמו במחנה דן בין צרעה ובין אשתאל׃
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.وابتدأ روح الرب يحركه في محلّة دان بين صرعة واشتأول
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.在 瑪 哈 尼 但 、 就 是 瑣 拉 和 以 實 陶 中 間 、 耶 和 華 的 靈 纔 感 動 他
RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.在 瑪哈尼但 、 就 是 瑣拉 和 以 實陶 中間 、 耶和華 的 靈纔感 動他
Sadece biraz yönlendirmeye ihtiyacın var.Je hebt alleen wat leiding nodig.
Sadece biraz yönlendirmeye ihtiyacın var.Még lehet rajta alakítani egy kicsit.
Sadece biraz yönlendirmeye ihtiyacın var.- Orientación. - Pero, ¿hacia dónde?
Sadece biraz yönlendirmeye ihtiyacın var.Potřebuješ jen malou radu.
Sadece biraz yönlendirmeye ihtiyacın var.Sie müssen nur gelenkt werden.
Sadece biraz yönlendirmeye ihtiyacın var.Trebuie să-ţi arate cineva calea cea bună.
Sadece biraz yönlendirmeye ihtiyacın var.Χρειάζεσαι μόνο λίγη καθοδήγηση.
Sadece biraz yönlendirmeye ihtiyacın var.- Не бих казал. Но някой трябва да ви насочи.
Sadece biraz yönlendirmeye ihtiyacın var.О, как и любая другая. Вам нужно только немного перевести стрелку.
Savaştan sonra, devasa üretim kapasitemizi barış zamanı ürünleri yaratmaya yönlendirmeye ihtiyacımız vardı.A háború után a hatalmas gyártási kapacitásunkat a békeidőkhöz való termékek gyártására kellett fordítanunk.
Savaştan sonra, devasa üretim kapasitemizi barış zamanı ürünleri yaratmaya yönlendirmeye ihtiyacımız vardı.Efter kriget behövde vi styra om vår enorma produktionskapacitet mot fredlig produktion.
Savaştan sonra, devasa üretim kapasitemizi barış zamanı ürünleri yaratmaya yönlendirmeye ihtiyacımız vardı.전쟁이 끝난 후, 우리는 이 거대한 군수품 생산 라인을 생활용 물자를 만들어내는 방향으로 전환해야 했습니다.
Savaştan sonra, devasa üretim kapasitemizi barış zamanı ürünleri yaratmaya yönlendirmeye ihtiyacımız vardı.Po válce jsme potřebovali přesměrovat ohromné výrobní kapacity na tvorbu výrobků mírového období.
Savaştan sonra, devasa üretim kapasitemizi barış zamanı ürünleri yaratmaya yönlendirmeye ihtiyacımız vardı.Po vojne sme potrebovali presmerovať obrovskú výrobnú kapacitu na vyrábanie produktov v časoch mierových.
Savaştan sonra, devasa üretim kapasitemizi barış zamanı ürünleri yaratmaya yönlendirmeye ihtiyacımız vardı.Po wojnie nasza ogromna moc produkcyjna musiała objąć towary potrzebne w czasie pokoju.
Savaştan sonra, devasa üretim kapasitemizi barış zamanı ürünleri yaratmaya yönlendirmeye ihtiyacımız vardı.Sau chiến tranh, chúng ta cần tập trung khả năng sản xuất khổng lồ vào việc tạo ra sản phẩm cho thời bình.
Savaştan sonra, devasa üretim kapasitemizi barış zamanı ürünleri yaratmaya yönlendirmeye ihtiyacımız vardı.Setelah perang, kita terpaksa mengalihkan kemampuan produksi kita untuk membuat produk dalam masa damai.
Savaştan sonra, devasa üretim kapasitemizi barış zamanı ürünleri yaratmaya yönlendirmeye ihtiyacımız vardı.Sodan jälkeen meidän piti suunnata valtava tuotantokoneistomme rauhanajan tuotteiden valmistukseen.
Savaştan sonra, devasa üretim kapasitemizi barış zamanı ürünleri yaratmaya yönlendirmeye ihtiyacımız vardı.После войны, нам было необходимо направить огромную производительность на создание продуктов мирного времени.
Savaştan sonra, devasa üretim kapasitemizi barış zamanı ürünleri yaratmaya yönlendirmeye ihtiyacımız vardı.След войната трябваше да насочим огромния производителен потенциал към създаването на продукти за мирно време.
Savaştan sonra, devasa üretim kapasitemizi barış zamanı ürünleri yaratmaya yönlendirmeye ihtiyacımız vardı.אחרי המלחמה, היה עלינו לתעל את יכולת הייצור האדירה שלנו, לייצור מוצרים לימי-שלום.
Savaştan sonra, devasa üretim kapasitemizi barış zamanı ürünleri yaratmaya yönlendirmeye ihtiyacımız vardı.بعد الحرب ، احتجنا إلى توجيه طاقتنا الإنتاجية الهائلة لصناعة منتجات لزمن السلم
Savaştan sonra, devasa üretim kapasitemizi barış zamanı ürünleri yaratmaya yönlendirmeye ihtiyacımız vardı.平時の商品製造に移行したからです ライフ誌は骨の折れる食器洗いから
“%s” çok fazla yönlendirme yaptı.«%s» videresendte for mange ganger.
Senato ve John Kerry aracılığıyla, bu fotoğrafların politikayı yönlendirme sorumluluğu olduğunu hissediyorum.존 캐리 상원의원 등을 통해 될 수 있는 한 정책에 많은 영향을 주어야 한다는 책임감을 느낍니다.