yönelik ile cümle
yönelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Göçmenlere yönelik danışmanlık ve faaliyetler Fince _ İngilizce外籍人士咨询服务与活动芬兰语 _ 英语
Göçmenlere yönelik düzenlenen kurslarFince _ İngilizce _ RusçaCours pour les immigrésfinnois _ anglais _ russe
Göçmenlere yönelik düzenlenen kurslarFince _ İngilizce _ RusçaCursos para inmigrantesfinés _ inglés _ ruso
Göçmenlere yönelik düzenlenen kurslarFince _ İngilizce _ RusçaKurser för invandrarefinska _ engelska _ ryska
Göçmenlere yönelik düzenlenen kurslarFince _ İngilizce _ RusçaKursseja maahanmuuttajillesuomi _ englanti _ venäjä
Göçmenlere yönelik düzenlenen kurslarFince _ İngilizce _ RusçaКурсы для иммигрантовфинский _ английский _ русский
Göçmenlere yönelik düzenlenen kurslarFince _ İngilizce _ Rusçaدورات للمهاجرينالفنلندية _ الإنجليزية _ الروسية
Göçmenlere yönelik düzenlenen kurslarFince _ İngilizce _ Rusça专为外籍人士提供的课程芬兰语 _ 英语 _ 俄语
Göçmenlere yönelik düzenlenen kurslarİngilizce _ RusçaCours pour les immigrésanglais _ russe
Göçmenlere yönelik düzenlenen kurslarİngilizce _ RusçaKurser för invandrareengelska _ ryska
Göçmenlere yönelik düzenlenen kurslarİngilizce _ RusçaKursseja maahanmuuttajilleenglanti _ venäjä
Göçmenlere yönelik düzenlenen kurslarİngilizce _ RusçaКурсы для иммигрантованглийский _ русский
Göçmenlere yönelik düzenlenen kurslarİngilizce _ Rusçaدورات للمهاجرينالإنجليزية _ الروسية
Göçmenlere yönelik düzenlenen kurslarİngilizce _ Rusça专为外籍人士提供的课程英语 _ 俄语
Hapishane: uyuşturucu kullanıcılarına yönelik hizmetler hâlâ yetersizCentros penitenciarios: los servicios para consumidores de drogas siguen estando subdesarrollados
Hapishane: uyuşturucu kullanıcılarına yönelik hizmetler hâlâ yetersizFängelserna: missbrukarvården är fortfarande underutvecklad
Hapishane: uyuşturucu kullanıcılarına yönelik hizmetler hâlâ yetersizGevangenissen: diensten voor drugsgebruikers blijven onderontwikkeld
Hapishane: uyuşturucu kullanıcılarına yönelik hizmetler hâlâ yetersizHaftanstalten: Angebote für Drogenkonsumenten sind nach wie vor unzureichend
Hapishane: uyuşturucu kullanıcılarına yönelik hizmetler hâlâ yetersizPrisão: serviços para consumidores de droga ainda não estão suficientemente desenvolvidos
Hapishane: uyuşturucu kullanıcılarına yönelik hizmetler hâlâ yetersizPrisons: les services aux usagers de drogue restent insuffisamment développés
Hapishane: uyuşturucu kullanıcılarına yönelik hizmetler hâlâ yetersizUpoštevati pa je treba, da ti podatki ne vključujejo družbenih stroškov uživanja drog.
Hapishane: uyuşturucu kullanıcılarına yönelik hizmetler hâlâ yetersizVěznice: služby pro uživatele drog nadále zůstávají nedostatečné
Hapishane: uyuşturucu kullanıcılarına yönelik hizmetler hâlâ yetersizМестата за лишаване от свобода — услугите за употребяващите наркотици остават недостатъчно развити
Harcamanın çoğu Bush dönemindeki şarbon ve bio-terörizm tehdidine yönelik.대부분 부시 행정부때의 일이지요. 당시 정부 자금은 실제로 탄저병이나 생화학 테러의 위협에 더 쓰였다고 볼 수 있습니다.
Harcamanın çoğu Bush dönemindeki şarbon ve bio-terörizm tehdidine yönelik.Większość wydatków podczas kadencji Busha dotyczyła raczej wąglika i zagrożenia bioterroryzmem.
Harcamanın çoğu Bush dönemindeki şarbon ve bio-terörizm tehdidine yönelik.Большинство расходов администрации Буша пошли на борьбу с сибирской язвой и угрозой биотерроризма.
Harcamanın çoğu Bush dönemindeki şarbon ve bio-terörizm tehdidine yönelik.רוב ההוצאות בממשל בוש היו למעשה מקושרות יותר לתוצאות האנטרקס ולאיומי הטרור הביולוגי.
Harcamanın çoğu Bush dönemindeki şarbon ve bio-terörizm tehdidine yönelik.炭疽菌やバイオテロリストによる 脅威に向けて 使用されてきました ですが多くのお金が 地方や 政府レベルで使われています
Hayatıma yönelik bir suikast girişimi uygulandı.¡Lilly! <i>... un intento de asesinato contra mí.</i>
Hayatıma yönelik bir suikast girişimi uygulandı.Лили? Лили?
Helsinki’de göçmenlere yönelik olarak liseye hazırlık öğrenimi düzenlenmektedir.À Helsinki, une formation préparatoire au lycée est organisée pour les immigrés.
Helsinki’de göçmenlere yönelik olarak liseye hazırlık öğrenimi düzenlenmektedir.En Helsinki se organizan cursos de formación preparatoria para inmigrantes para el ingreso en el bachillerato.
Helsinki’de göçmenlere yönelik olarak liseye hazırlık öğrenimi düzenlenmektedir.Helsingissä järjestetään maahanmuuttajille lukioon valmistavaa koulutusta.
Helsinki’de göçmenlere yönelik olarak liseye hazırlık öğrenimi düzenlenmektedir.I Helsingfors arrangeras förberedande utbildning för gymnasiet för invandrare.
Helsinki’de göçmenlere yönelik olarak liseye hazırlık öğrenimi düzenlenmektedir.Для иммигрантов в Хельсинки проводятся подготовительные курсы для учебы в гимназии.
Helsinki’de göçmenlere yönelik olarak liseye hazırlık öğrenimi düzenlenmektedir.赫尔辛基为外籍人士提供高中预科课程。预科班为期一年,为学生提供高中预科培训。预科课程主要面向准备报考高中,但语言水平尚未达到高中入学要求的青少年和成人。
Her AB Üye Devleti’nin emisyonlarına yönelik bir tahmini Avrupa Komisyonu ve AÇA’ya sunması gerekmektedir.A Jegyzőkönyv első kötelezettségvállalási időszaka 2012-ben véget ér, és a 15.
Her AB Üye Devleti’nin emisyonlarına yönelik bir tahmini Avrupa Komisyonu ve AÇA’ya sunması gerekmektedir.De enkelte EU-medlemsstater skal over for Europa-Kommissionen og EEA fremlægge et skøn over deres emissioner.
Her AB Üye Devleti’nin emisyonlarına yönelik bir tahmini Avrupa Komisyonu ve AÇA’ya sunması gerekmektedir.O conceito de contagem de gases é um pouco abstracto.
Her AB Üye Devleti’nin emisyonlarına yönelik bir tahmini Avrupa Komisyonu ve AÇA’ya sunması gerekmektedir.Varje EU-medlemsstat måste presentera en beräkning av sina
Her AB Üye Devleti’nin emisyonlarına yönelik bir tahmini Avrupa Komisyonu ve AÇA’ya sunması gerekmektedir.Vsaka država članica EU mora oceno svojih emisij predložiti Evropski komisiji in agenciji EEA.
Her değişken için eğilim verisi sunan 1720 ülkeye yönelik ortalama yüzdeler..Átlagos százalékarányok abban a 17–20 országban, amelyek az adott mutatóról adatot szolgáltattak.
Her değişken için eğilim verisi sunan 1720 ülkeye yönelik ortalama yüzdeler..Gemiddelde percentages voor de 17 à 20 landen die voor elke variabele trendgegevens beschikbaar stellen.
Her değişken için eğilim verisi sunan 1720 ülkeye yönelik ortalama yüzdeler..Gennemsnitlig procentsats for de 17-20 lande, som har leveret data for tendenser inden for hver variabel.
Her değişken için eğilim verisi sunan 1720 ülkeye yönelik ortalama yüzdeler..Genomsnittlig procentandel för de 17–20 länder som har trenddata för respektive variabel.
Her değişken için eğilim verisi sunan 1720 ülkeye yönelik ortalama yüzdeler..Muuttujien suuntauksiin liittyvää aineistoa toimittaneen 17–20 maan keskiarvoprosentit.
Her değişken için eğilim verisi sunan 1720 ülkeye yönelik ortalama yüzdeler..Percentagens médias relativas aos 17–20 países que forneceram dados de tendências para cada variável.
Her değişken için eğilim verisi sunan 1720 ülkeye yönelik ortalama yüzdeler..Percentuali medie per i 17-20 paesi che hanno fornito dati relativi alle tendenze per ogni variabile.
Her değişken için eğilim verisi sunan 1720 ülkeye yönelik ortalama yüzdeler..Povprečni deleži za 17–20 držav, ki zagotavljajo podatke o trendih za posamezne spremenljivke.
Her değişken için eğilim verisi sunan 1720 ülkeye yönelik ortalama yüzdeler..Priemerné percentá 17 – 20 krajín, ktoré poskytli údaje o trende pre každú premennú.
Her değişken için eğilim verisi sunan 1720 ülkeye yönelik ortalama yüzdeler..Procente medii pentru cele 17–20 de ţări care au furnizat date de tendinţă pentru fiecare variabilă.
Her değişken için eğilim verisi sunan 1720 ülkeye yönelik ortalama yüzdeler..Procentní průměry zahrnující 17–20 zemí, které poskytly údaje o trendech pro každou proměnnou.
Her değişken için eğilim verisi sunan 1720 ülkeye yönelik ortalama yüzdeler..Promedios porcentuales de los 17 a 20 países que proporcionan datos de tendencias para cada variable.
Her değişken için eğilim verisi sunan 1720 ülkeye yönelik ortalama yüzdeler..Średni udział procentowy 17–20 krajów ukazujący liczbowo tendencje dla każdej zmiennej.
Her değişken için eğilim verisi sunan 1720 ülkeye yönelik ortalama yüzdeler..Μέσα ποσοστά για τις 17–20 χώρες που παρείχαν δεδομένα τάσεων για κάθε μεταβλητή.
Hiçbir zaman kendi sorunlarını çözmeye yönelik bir düşünme metodu bulamadılar.Eles nunca encontraram uma maneira de pensar que pudesse resolver problemas.
Hiçbir zaman kendi sorunlarını çözmeye yönelik bir düşünme metodu bulamadılar.Nikdy nepřišli na způsob myšlení, kterým mohou vyřešit problémy.
Hiçbir zaman kendi sorunlarını çözmeye yönelik bir düşünme metodu bulamadılar.لم يجدوا أبدا طريقة تفكير تمكنهم من حل المشاكل
Hindistan"ı degiştirdigine inandıgım uçüncü sey ise İngiliz diline yonelik tutumumuzdur.Al treilea lucru care cred că a schimbat India este atitudinea noastră față de limba engleză.
Hindistan"ı degiştirdigine inandıgım uçüncü sey ise İngiliz diline yonelik tutumumuzdur.Điều quan trọng thứ ba tôi tin sẽ thay đổi đất nước Ấn Độ chính là thái độ của cúng ta đối với Anh ngữ.