yönünden ile cümle

yönünden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Daha az nöronu olması yönünden basit olabillir, ama bu adil bir ölçek mi?Ano, je jednoduchý v tom smyslu, že má méně neuronů, ale je to spravedlivé srovnání?
Daha az nöronu olması yönünden basit olabillir, ama bu adil bir ölçek mi?Bueno, es simple en el sentido de que tiene menos neuronas, ¿pero es una medida justa?
Daha az nöronu olması yönünden basit olabillir, ama bu adil bir ölçek mi?Da, e simplu în sensul că are mai puțini neuroni, dar e acesta un criteriu corect ?
Daha az nöronu olması yönünden basit olabillir, ama bu adil bir ölçek mi?È semplice nel senso che ha meno neuroni, ma questo è un metro di paragone giusto?
Daha az nöronu olması yönünden basit olabillir, ama bu adil bir ölçek mi?É simples no sentido de que tem menos neurónios, mas será essa uma medida justa?
Daha az nöronu olması yönünden basit olabillir, ama bu adil bir ölçek mi?Gut, es hat viel weniger Nervenzellen, aber ist das ein faires Maß?
Daha az nöronu olması yönünden basit olabillir, ama bu adil bir ölçek mi?Il est simple dans la mesure où ce cerveau a moins de neurones, mais est-ce la bonne façon de mesurer ?
Daha az nöronu olması yönünden basit olabillir, ama bu adil bir ölçek mi?글쎄요, 더 적은 뉴론이 있다는 의미에서는 간단하지만 과연 공정한 기준일까요?
Daha az nöronu olması yönünden basit olabillir, ama bu adil bir ölçek mi?Mungkin sederhana dari segi memiliki lebih sedikit neuron, namun apakah ini juga adil?
Daha az nöronu olması yönünden basit olabillir, ama bu adil bir ölçek mi?Nja, den är väl enkel på så sätt att den har färre neuroner, men är det en rättvis grund att mäta på?
Daha az nöronu olması yönünden basit olabillir, ama bu adil bir ölçek mi?Nos, csakugyan egyszerű abban az értelemben, hogy kevesebb neuronból áll. De vajon korrekt ez a mérce?
Daha az nöronu olması yönünden basit olabillir, ama bu adil bir ölçek mi?Oczywiście posiada mniej neuronów, więc w tym sensie jest prostszy. Ale czy ilość neuronów to dobra miara?
Daha az nöronu olması yönünden basit olabillir, ama bu adil bir ölçek mi?Ze hebben minder neuronen, maar is dat een eerlijke maatstaf?
Daha az nöronu olması yönünden basit olabillir, ama bu adil bir ölçek mi?ובכן, זה פשוט במובן שיש בו פחות נוירונים , אבל האם זה מדד הוגן?
Daha az nöronu olması yönünden basit olabillir, ama bu adil bir ölçek mi?حسناً، بساطته تكمن في أنه يحتوي على خلايا عصبية أقل لكن هل هذا قياس عادل؟
Daha az nöronu olması yönünden basit olabillir, ama bu adil bir ölçek mi?でもその基準で大丈夫なのか? 僕は違うと思う
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.Al mattino, nell'ora dell'offerta, ecco scorrere l'acqua dalla direzione di Edom; la zona ne fu inondata
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.Besoknya, pada saat mempersembahkan kurban pagi, mengalirlah air dari arah Edom sehingga memenuhi wadi itu
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.És lõn reggel, a mikor áldozatot szoktak tenni, ímé vizek jõnek vala Edom útjáról, és megtelék a föld vízzel.
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.아침에 미쳐 소제 드릴 때에 물이 에돔 편에서부터 흘러와서 그 땅에 가득하였더라
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.Vậy, buổi sáng, nhằm giờ người ta dâng của lễ chay, thấy nước bởi đường Ê-đôm đến, và xứ bèn đầy những nước.
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.Και το πρωι, ενω ετελειτο η προσφορα, ιδου, ηλθον υδατα απο της οδου Εδωμ, και επλησθη η γη υδατων.
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.И на сутрента, когато се принасяше принос, ето, дойдоха води от едомския път, и земята се напълни с вода.
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.Поутру, когда возносят хлебное приношение, вдруг полилась вода по пути от Едома, и наполнилась земля водою.
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.ויהי בבקר כעלות המנחה והנה מים באים מדרך אדום ותמלא הארץ את המים׃
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.وفي الصباح عند اصعاد التقدمة اذا مياه آتية عن طريق ادوم فامتلأت الارض ماء.
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.次 日 早 晨 、 約 在 獻 祭 的 時 候 、 有 水 從 以 東 而 來 、 遍 地 就 滿 了 水
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.次日 早晨 、 約 在 獻祭 的 時候 、 有水 從 以 東而來 、 遍地 就 滿 了 水
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Cítím se o tolik líp fyzicky, finančně, emocionálně, mentálně a skoro ve všech dalších ohledech."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Estou muito melhor física, financeira, mentalmente e em quase tudo o resto."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Jag har det så mycket bättre fysiskt, ekonomiskt, mentalt och på nästan alla andra sätt."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""전 신체적, 재정적, 감정적, 정신적으로, 다른 모든 면에서 더 나아졌습니다."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Mir geht es physisch, finanziell, mental und in fast jeder anderen Art so viel besser."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Pärjään paljon paremmin fyysisesti, taloudellisesti, henkisesti ja miltei kaikin muin tavoin."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim."¿Qué dice sobre eso después de todos estos años?
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Saya lebih baik secara fisik, finansial, mental dan hampir dalam hal lainnya."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Sokkal jobban vagyok fizikailag, pénzügyileg, mentálisan és majdnem minden más területen is."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Som na tom lepšie finančne, fyzicky, psychicky, takmer vo všetkých ostatných ohľadoch."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Sto davvero molto meglio fisicamente, finanziariamente, mentalmente e in quasi ogni altro modo."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Sunt cu mult mai bine fizic, financiar, emoţional, mental şi în aproape orice alt fel."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Tôi khá hơn rất nhiều về thể chất, tài chính, tình cảm, tinh thần và hầu hết mọi thứ khác."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Toliko sem bolje fizično, finančno, mentalno in na skoraj vseh ostalih področjih."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Είμαι πολύ καλύτερα έτσι, σωματικά, οικονομικά, συναισθηματικά, ψυχικά και με κάθε άλλο τρόπο."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Мне гораздо лучше в физическом, финансовом, ментальном, да и во всех иных смыслах".
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Я себе почуваю набагато, набагато краще фізично, фінансово, еміціойно, розумово і в усіх інших сенсах".
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""אני במצב כל כך יותר טוב פיזית, כלכלית, רגשית, מנטלית וכמעט מכל בחינה אחרת."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim."" انا الان افضل فيزيائيا , اقتصاديا , نفسيا , عقليا .. وفي كل مجال آخر "
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim."ほぼ全てにおいて向上した" これ以上一体何を向上させることができるでしょう
Gördüğünüz gibi, iks, sıfıra eksi yönünden yaklaşırken giderek daha da küçülen eksi sayılara ulaşıyoruz.אז כמו שאתם רואים, כששואפים לאפס מהכיוון השלילי, אתם מקבלים ערכים שליליים יותר ויותר גדולים, או בעצם
Gördüğünüz gibi, iks, sıfıra eksi yönünden yaklaşırken giderek daha da küçülen eksi sayılara ulaşıyoruz.وكما ترى، مع الاقتراب الى 0 من الإتجاه السالب تحصل على قيم سالبة أكبر فأكبر
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.Chiaramente non e' affatto interessante dal punto di vista narrativo.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.Clairement, celui-ci n'est pas intéressant du tout au niveau narratif.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.De verhaallijn is duidelijk niet interessant.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.Evident că nu e interesant de loc în sensul narativ.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.Hiển nhiên bộ phim này không hay chút nào do hình thức kể chuyện.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.이야기라고 본다면 지루하기 짝이 없죠.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.Natürlich ist er im Sinne von der Erzählung her überhaupt nicht interessant.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.Obviamente que isto não é de forma alguma interessante no sentido da narrativa.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.Ve smyslu nějakého příběho toto očividně není vůbec zajímavé.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.W istocie, jeśli chodzi o narrację, ten interesujący nie jest.

İlgili Sayfalar