O çok vurdumduymaz.She's very happy-go-lucky.
Tom vurdumduymaz.Tom is impassive.
Tom hayata karşı çok vurdumduymaz.Tom has a devil-may-care attitude to life.
Kershaw, “Auschwitz’e giden yol nefretle inşa edildi ama vurdumduymazlıkla döşendi” diye belirtti.Kershaw argued that "the road to Auschwitz was built by hate, but paved with indifference".
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.I had only a few encounters with him but much enjoyed his irreverent attitude.
Vurdumduymazlığına hayranım.Ich bewundere deine Ignoranz.
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.Ich hatte sie zweimal gehört; ich bin kaum je etwas Vollkommenerem begegnet.
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.Je ne l’ai rencontré que quelques fois mais j’ai suffisamment pu apprécier son attitude irrévérencieuse.
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.Yo tuve apenas unos pocos encuentros con él, pero disfrutaba mucho de su actitud irreverente.
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.Io ebbi pochi incontri con lui, però godevo tanto del suo atteggiamento irriverente.
İmparatorluk, Yahudi tebaasına karşı sıklıkla vurdumduymaz ve gaddar bir tutum takınmıştır.Questo la porta a scene di gelosia spesso infondate.
Çok hızlı olduğu kadar bir o kadar da vurdumduymazdır.Я признаю, что ты довольно быстр на своих ногах.
Vurdumduymaz bir kişiliğe sahiptir ve oğluna olan sevgisini gösterememektedir.Он даже мальчику не в состоянии высказать любовь, которая есть у него внутри.
Güldane'nin hamileliği karşısında ise Mahmut vurdumduymazdır.Если над ним и шутят, то незлобливо.
Çok hızlı olduğu kadar bir o kadar da vurdumduymazdır.Era portanto, não apenas rápido como também bastante ágil.
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.Jag träffade honom bara några gånger men uppskattade mycket hans respektlösa attityd.
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.Nu l-am întâlnit de mult ori dar îmi plăcea atitudinea sa ireverențioasă.
Vurdumduymaz olduğunu iddia ederler.Beszámíthatatlanságra hivatkoztak.
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.Tapasin hänet vain muutaman kerran, mutta nautin suuresti hänen epäkunnioittavasta asenteestaan.
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.Είχα μόνο μερικές συναντήσεις μαζί του αλλά απολάμβανα πολύ την ασεβή συμπεριφορά του.
Çok hızlı olduğu kadar bir o kadar da vurdumduymazdır.Δεν είναι μόνο γρήγορη αλλά και πολύ ακριβής.
Çok hızlı olduğu kadar bir o kadar da vurdumduymazdır.あまりにも速すぎて写らないんだ。
Kershaw, “Auschwitz’e giden yol nefretle inşa edildi ama vurdumduymazlıkla döşendi” diye belirtti.克肖做了一个类比:“仇恨建造了通往奥斯维辛的路,但做铺垫的却是冷漠。
Kershaw, “Auschwitz’e giden yol nefretle inşa edildi ama vurdumduymazlıkla döşendi” diye belirtti.커쇼는 "아우슈비츠로 가는 길이 증오에 의해 만들어졌고 무관심에 의해 길이 닦였다"고 비유했다.
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.נפגשתי אתו פעמים מעטות אבל מאוד נהניתי מהיחס הקליל שלו.
İmparatorluk, Yahudi tebaasına karşı sıklıkla vurdumduymaz ve gaddar bir tutum takınmıştır.הקיסרות הייתה לעיתים קשוחה ואכזרית ביחסה לנתינייה היהודים.