Tom'u vurmak istemedim.I didn't want to shoot Tom.
Tom, Mary'yi vurdu ve öldürdü.Tom shot and killed Mary.
Tom, Mary'yi vurup öldürdü.Tom shot and killed Mary.
Tom'a vurmak istemedim.I didn't want to hit Tom.
Tom boğanın gözüne vurdu.Tom hit the bull's-eye.
Tom beni vurabilirdi.Tom could've shot me.
Tom kendi köpeğini vurdu.Tom shot his own dog.
Tom'a vuracağım.I'm going to hit Tom.
İki kere vurdum.I got beat twice.
Tom bana sert vurdu.Tom hit me hard.
Mary onun bitmemiş romanını gizlice okuduktan sonra Tom'u vurdu.Mary shot Tom after secretly reading his unfinished novel.
Sihirbazlar hapishane nüfusundan ayrıldı ve şafak vaktinde vuruldu.The magicians were segregated from the prison population and shot promptly at dawn.
Tom acısına son vermek için yaralı atı vurdu.Tom shot the injured horse to put it out of its misery.
Fırtına sırasında, güç gitti ve yağmur çiftlik evinin pencerelerini vurdu.During the storm, the power went out and the rain battered the windows of the farmhouse.
Tom omzuma hafifçe vurdu.Tom tapped me on the shoulder.
Tom silahını temizlerken yanlışlıkla Mary'yi vurduğunu iddia ediyor.Tom claims that he accidentally shot Mary while cleaning his gun.
Tom topa çok sert vurdu.Tom kicked the ball very hard.
Tom kendini dizinden vurdu.Tom shot himself in the knee.
Tom bana bir daha asla vurmayacağına söz verdi.Tom promised he'd never hit me again.
Senin yerinde olsaydım, muhtemelen ona vururdum sanırım.If I was you, I think I'd probably hit her.
Senin yerinde olsaydım Tom'a vururdum.If I were you, I'd hit Tom.
Fadıl'ın kurduğu soygun beş kişinin vurulmasına neden oldu.The robbery that Fadil set up led to five men being shot.
Fadıl, Leyla'yı vurdu ve onu çıplak olarak bodrumda bıraktı.Fadil shot Layla and left her naked in the basement.
Fadıl silahı Leyla'nın başına koydu ve sonra onu vurdu.Fadil placed the gun at Layla's head and then shot her.
Tom, Mary'ye onu vurmaması için yalvardı.Tom begged Mary not to shoot him.
Fadıl, Leyla'yı başının arkasından vurdu.Fadil shot Layla in the back of the head.
Fadıl'ın hikayesi birkaç gazetede vurgulandı.Fadil's story was highlighted in several newspapers.
Fadil Rami'yi bir kez sırtından vurmayı başardı.Fadil managed to shoot Rami once in the back.
Fadıl, Dania'nın köpeğini vurdu.Fadil shot Dania's dog.
Fadıl köpeği vurmayı reddetti.Fadil refused to shoot the dog.
Fadıl birini vurmak istemedi.Fadil didn't mean to shoot someone.
Fadıl bir şamdan aldı ve öldürmek için Dania'ya vurdu.Fadil picked up a candlestick and hit Dania to death.
Fadıl bana vuracak.Fadil is gonna hit me.
Tom kimseyi vurmaya niyet etmedi.Tom didn't mean to shoot anyone.
Tom köpeği vurmayı reddetti.Tom refused to shoot the dog.
Bir ayı vurdum.I shot a bear.
Tom'a vurduğum için asla kendimi affetmeyeceğim.I'll never forgive myself for hitting Tom.
Köpeğimi vurmak istemedim.I didn't want to shoot my dog.
Yanlışlıkla kendimi ayaktan vurdum.I accidentally shot myself in the foot.
Tom dün gece bana vurmaya çalıştı.Tom tried to hit me last night.
Hedefi vurdum.I hit the target.
Neredeyse Tom'a vuruyordum.I almost hit Tom.
Tom kimseyi vurmak istemedi.Tom didn't mean to shoot anybody.
Tom'a vurmaya çalıştım.I tried to hit Tom.
Sami vurdu ve ıskaladı.Sami shot and missed.
Fadıl saldırıya uğradı ve dairesinde vuruldu.Fadil was attacked and shot in his apartment.
Fadıl göğüsten vuruldu ve olay yerine öldüğü ilan edildi.Fadil was shot in the chest and was pronounced dead at the scene.
Fadıl, uyurken Leyla'yı başından vurdu.Fadil shot Layla in the head while she was sleeping.
Fadıl defalarca kez vuruldu.Fadil was shot multiple times.
Kocan vuruldu.Your husband has been shot.
Fadıl altı kere vuruldu.Fadil was shot six times.
Bilinmeyen bir hırsız, Fadıl'ı Kahire'deki evinde vurdu.An unknown intruder shot Fadil in his Cairo home.
Fadıl, Leyla'yı sağ kaşından vurdu.Fadil shot Layla through the right eyebrow.
Fadıl, Rami'yi vurduktan sonra inanılmaz biçimde sakin ve kendindeydi.Fadil was amazingly calm and collected after he had shot Rami.
Fadıl karısının önünde Rami'yi vurdu.Fadil shot Rami in front of his wife.
Fadıl vuruldu ve elmaslarını kaybetti.Fadil was shot and his diamonds disappeared.
Tom fırtına vurmadan hemen önce eve gitti.Tom made it home just before the storm hit.
Tom, Mary'nin onu vuracağından korkuyordu.Tom was afraid that Mary would shoot him.
Yanlışlıkla kendimi bacağımdan vurdum.I accidentally shot myself in the leg.
Tom'a vurmak üzereydin gibi görünüyordu.It looked like you were about to hit Tom.