vietnamlı ile cümle

vietnamlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
O da bazı Vietnamlılar ile konuştu, Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.Ela falava um pouco de vietnamita, porque em criança crescera com amigos vietnamitas.
O da bazı Vietnamlılar ile konuştu, Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.Ella hablaba algo de vietnamita, ya que de pequeña se crió con amigos vietnamitas.
O da bazı Vietnamlılar ile konuştu, Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.Elle parlait un peu le vietnamien, ayant grandi avec des amis vietnamiens.
O da bazı Vietnamlılar ile konuştu, Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.És ő beszélt egy kicsit vietnámiul, mert gyermekként vietnámi barátokkal nőtt fel.
O da bazı Vietnamlılar ile konuştu, Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.Lei parlava un po' di vietnamita, essendo cresciuta, da bambina, tra amici vietnamiti.
O da bazı Vietnamlılar ile konuştu, Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.May mắn là mẹ tôi biết chút ít tiếng Việt, bởi bà đã lớn lên cùng với đám bạn người Việt.
O da bazı Vietnamlılar ile konuştu, Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.Mówiła trochę po wietnamsku, bo w dzieciństwie miała wietnamskich przyjaciół.
O da bazı Vietnamlılar ile konuştu, Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.Og hun talte en del vietnamesisk, fordi hun var vokset op med vietnamesiske venner.
O da bazı Vietnamlılar ile konuştu, Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.Sie konnte etwas Vietnamesisch, weil sie als Kind mit vietnamesischen Freunden aufgewachsen war.
O da bazı Vietnamlılar ile konuştu, Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.Ze sprak een paar woorden Vietnamees, omdat ze opgegroeid was met Vietnamese vrienden.
O da bazı Vietnamlılar ile konuştu, Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.Μιλούσε λίγα Βιετναμέζικα, καθώς είχε μεγαλώσει ως παιδί με Βιετναμέζους φίλους.
O da bazı Vietnamlılar ile konuştu, Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.А вона говорила трохи по-в'єтнамськи, оскільки в дитинстві в неї були в'єтнамські друзі.
O da bazı Vietnamlılar ile konuştu, Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.А она говорила немного по-вьетнамски, так как ребёнком росла с вьетнамскими друзьями.
O da bazı Vietnamlılar ile konuştu, Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.Тя говореше малко виетнамски, като дете е расла с приятели виетнамци.
O da bazı Vietnamlılar ile konuştu,היא דיברה מעט ויטנאמית,
O da bazı Vietnamlılar ile konuştu,وقد تحدثت بعض الفيتنامية،
O da bazı Vietnamlılar ile konuştu,友達がいたので ベトナム語が少し話せました
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Aí havia um campo de detenção onde os supostos vietnamitas seriam testados, um teste da língua.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.A tam mali internačný tábor, kde boli údajní Vietnamci skúšaní, či ovládajú jazyk.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Dan mereka memiliki kamp tahanan di mana orang-orang yang diduga warga Vietnam akan diuji, ujian bahasa.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Dort hatten sie ein Auffanglager, wo angebliche Vietnamesen auf ihre Sprache hin getestet wurden.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.En daar hadden ze een detentiekamp waar vermeende Vietnamezen getest zouden worden op hun taal.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.És ott volt egy fogolytábor, ahol állítólagos vietnámiakat teszteltek, nyelvi tesztekkel.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Et là, ils avaient un camp de détention où les prétendus vietnamiens seraient testés, linguistiquement.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.그 곳에는 베트남인들이라고 주장하는 사람들이 베트남어를 테스트 받는 임시 수용소였습니다.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Ở đó họ có một trại tập trung là nơi kiểm tra cho những người nhận là người Việt, bài kiểm tra ngôn ngữ.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Og der havde de en lejr, hvor påståede vietnamesere blev testet, sprogtestet.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Şi aveau acolo o tabǎrǎ de detenţie unde presupuşi vietnamezi erau testaţi, dacǎ ştiu limba.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Tam měli detenční tábor, kde se testovali domnělí Vietnamci, jazykově se testovali.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Там у них був табір для заарештованих, де заявлені в'єтнамці піддавались мовному тестуванню.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Там у них был лагерь для арестованных, где заявленные вьетнамцы подверглись бы языковому тестированию.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.והיה להם מחנה מעבר שבו ויטנאמים לכאורה היו נבחנים, מבחני שפה.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.وهناك لديهم معسكرات إحتجاز حيث يُختبر من يزعم أنه فيتنامي، إختبار لغة.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.ベトナム人だと思われる人の言語テストするのです 私の母のベトナム語はとても下手だったので
Roman Katolik Vietnamlılar tarafından,로마 가톨릭교를 믿는 베트남 사람들의 이동 대부분은
Roman Katolik Vietnamlılar tarafından,北から南へ。
Ve ben ayrıca bir çok Vietnamlı mülteci olduğunu öğrendim. Izdırap içinde Katolik kilisesinde toplanıyorlardı.E também, descobri que havia muitos refugiados vietnamitas a sofrer e que se reuniam numa igreja católica.
Ve ben ayrıca bir çok Vietnamlı mülteci olduğunu öğrendim. Izdırap içinde Katolik kilisesinde toplanıyorlardı.Ho anche scoperto che molti rifugiati vietnamiti sofferenti si radunavano in una chiesta cattolica --
Ve ben ayrıca bir çok Vietnamlı mülteci olduğunu öğrendim. Izdırap içinde Katolik kilisesinde toplanıyorlardı.Я узнал, что беженцы из Вьетнама также пострадали.
Ve ben ayrıca bir çok Vietnamlı mülteci olduğunu öğrendim.또한 많은 베트남 난민들이
Ve ben ayrıca bir çok Vietnamlı mülteci olduğunu öğrendim.І також виявилось, що там було багато в'єтнамських біженців, що страждали.
Ve ben ayrıca bir çok Vietnamlı mülteci olduğunu öğrendim.גיליתי שפליטים ויאטנמים רבים
Ve ben ayrıca bir çok Vietnamlı mülteci olduğunu öğrendim.وأيضا كان هناك العديد من اللاجئين الفيتناميين
Ve ben ayrıca bir çok Vietnamlı mülteci olduğunu öğrendim.カトリック教会に 集まっていることを知りました
Ve Fransızlar, ve Fransızlara karşı sempati duyanlar, Fransa'ya sadık Vietnamlılar, ve deKommunisták voltak.
Ve Fransızlar, ve Fransızlara karşı sempati duyanlar, Fransa'ya sadık Vietnamlılar, ve deTu sa začala rozvíjať vojna, prvá Indočínska vojna medzi Francúzmi a ľudom, ktorý s Francúzmi sympatizoval,
Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.함께 자라서 베트남어를 할 줄 알았습니다.
Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.כילדה שגדלה בסביבת חברים ויטנאמים.
Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.كطفلة نشأت مع بعض الأصدقاء الفيتناميين.
Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.それで母は近所の人たちの反対があったにも関わらず
Vietnamlı Değilseniz Boğazınızdan Geçmesi Zor 5 YiyecekCinco alimentos de Vietnam que podrían ser un poco difíciles de tragar para los no vietnamitas
Vietnamlı Değilseniz Boğazınızdan Geçmesi Zor 5 YiyecekCinco pratos do Vietnã difíceis de encarar
Vietnamlılara karşı silahlanmak istemeyen Amerikalı asker kaçakları için sahte evrak hazırladı.Apám iratokat hamisított az amerikai dezertőröknek, akik nem akartak fegyvert fogni a vietnamiakra.
Vietnamlılara karşı silahlanmak istemeyen Amerikalı asker kaçakları için sahte evrak hazırladı.Ayah membuat dokumen palsu untuk para pembelot Amerika yang menolak mengangkat senjata melawan orang Vietnam.
Vietnamlılara karşı silahlanmak istemeyen Amerikalı asker kaçakları için sahte evrak hazırladı.Bố tôi làm giấy tờ giả cho lính đào ngũ Mỹ họ là những người không muốn đưa tay chống lại người Việt Nam.
Vietnamlılara karşı silahlanmak istemeyen Amerikalı asker kaçakları için sahte evrak hazırladı.Mio padre faceva documenti falsi per i disertori americani che non volevano usare le armi contro i vietnamiti.
Vietnamlılara karşı silahlanmak istemeyen Amerikalı asker kaçakları için sahte evrak hazırladı.Můj otec vyráběl falešné doklady pro americké dezertéry, kteří nechtěli pozvednout zbraně proti Vietnamcům.
Vietnamlılara karşı silahlanmak istemeyen Amerikalı asker kaçakları için sahte evrak hazırladı.Oče je ponarejal dokumente za ameriške dezerterje, ki niso želeli dvigniti orožja proti Vietnamcem.
Vietnamlılara karşı silahlanmak istemeyen Amerikalı asker kaçakları için sahte evrak hazırladı.Отец делал фальшивые документы для американских дезертиров, которые не хотели идти воевать с вьетнамцами.
Vietnamlılara karşı silahlanmak istemeyen베트남 사람들을 향해 총 겨누기를 거부하는 미국인 탈영병들을

İlgili Sayfalar