video ile cümle

video kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Çocuklar bu videoyu sevecekler.The kids will love this video.
Aşkını ilan etmek için video kullan!Use the video to declare your love!
Video mağazasına gittik.We went to the video store.
O video oyunlarında yetenekli birisi.He's skilled at videogames.
Bu video sana bir şey hatırlatıyor mu?Does this video remind you of something?
Senin için bir video yapacağım.I will make a video for you.
Senin bir videonu yapacağım.I'll make a video of you.
Tom henüz videoyu izlemedi.Tom hasn't seen the video yet.
Bu videoyu izliyorum.I am watching this video.
Ben bu videoyu izliyorum.I am watching this video.
Araştırmacılar bir video oyunu oynamak için maymunları eğitti.The researchers trained monkeys to play a video game.
Video kaldırıldı.The video has been removed.
Tom Bir narın nasıl yenileceği üzerine bir YouTube video izledi.Tom watched a YouTube video on how to eat a pomegranate.
Tom videoyu gördü.Tom saw the video.
Affedersiniz ama bu video artık mevcut değil.I'm sorry, but it's no longer available.
Maalesef bu video artık mevcut değil.We're sorry but this video is no longer available.
Tom YouTube'a az önce yüklediği videonun internette yayılacağını düşünüyordu.Tom hoped the video he just uploaded to YouTube would go viral.
Video oyunu oynamaya son ver. Bağımlı oldun.Stop playing video games. You're addicted.
Bu videoyu kimseye gösteremezsin.You can't show this video to anyone.
Bu videoyu birine gösteremezsin.You can't show this video to anyone.
Kim bir video izlemek istiyor?Who wants to watch a video?
Bu videoyu izlemeni istiyorum.I want you to watch this video.
YouTube'taki video kanalımın çok sayıda izleyicisi var.My video channel on YouTube has a wide viewership.
Beni suçlama, benim o video ile bir ilgim yok.Do not blame me, I do not have anything to do with that video.
Tom ve Mary bir video oyunu oynuyor.Tom and Mary are playing a video game.
Bizimle bir video izlemesi için niçin Tom'u eve davet etmiyorsun?Why don't you invite Tom over to watch a video with us?
Tom onu videoya kaydetti.Tom videotaped it.
Bu video ülkenizde kullanılamıyor.This video is not available in your country.
Video oyunları ile birlikte çocuklar artık masa üstü oyunları oynamıyorlar.With videogames, children no longer play board games.
Tom bir video izliyor.Tom is watching a video.
Tom videoyu durdurdu.Tom stopped the video.
Adam video oynatıcıya bir kaset koyuyor.Man is inserting a tape into the VCR.
Okuldan sonra, ben ders çalışırım, daha sonra video oyunları oynarım.After school, I study, then play videogames.
You Tube videosunu izledim.I watched the Youtube video.
Tüm öğleden sonra video oyunlarından sıkılmadın mı?Do you not get bored of videogames all afternoon?
Çoğu erkek çocukları video oyunlarını severler.Most boys like video games.
Maşa kullanmadan tavuk kızartabilen bir adamın videosunu izledim.I saw a video of a man who can fry chicken without using tongs.
Final Fantasy film değil bir video oyunudur.Final Fantasy is not a film, but a videogame.
DVD oynatıcı, video kaset oynatıcının yerini aldı.The DVD player replaced the videotape player.
DVD oynatıcılar, video kaset oynatıcıların yerini aldı.DVD players replaced videotape players.
Erkek kardeşimin video oyun konsolu var.My brother has an Xbox.
Videolar izleyerek bütün gece yatmadım.I was up all night watching videos.
Tom video oyunları oynamaya çok fazla zaman harcıyor.Tom spends too much time playing video games.
Ben video oyunlarının çocuklarımızın kafalarını çarpıttığını düşünüyorum.I think videogames are warping our kids minds.
Öpüşen iki bayan şarkıcının bir videosunun neden bu kadar ilgi çektiğini anlamıyorum.I don't understand why a video of two female singers kissing is getting so much attention.
O onun videosunu gördü.He saw her video.
Tom videoya bir kaset koydu.Tom put a tape in the VCR.
Tom video oyunları oynamaz.Tom doesn't play video games.
Video oyunları hayatımı mahvetti, en azından benim hala iki canım var.Video games ruined my life, at least I still have two lives left.
Yeni video kaset kaydedici için iki tane video kasedi satın aldım.I bought two video tapes for the new VCR.
Biz videoya baktık.We looked at the video.
Mary bir video sanatçısı.Mary is a video artist.
YouTube'taki bu videoya bir göz at.Check out this video on YouTube.
Tom en az haftada bir kez YouTube'a bir video yüklemeye çalışıyor.Tom tries to upload a video to YouTube at least once a week.
Bu, izlemek istediğim video.This is the video I wanted to see.
Bu video bölgenizde mevcut değil.This video is not available in your region.
Bu Tom'un bana gönderdiği bir video.This is a video that Tom sent me.
Arkadaşım bu video için bana bir link gönderdi.My friend sent me a link to this video.
Genç erkek çocuklar video oyunları oynamaya bayılıyorlar.Teenage boys love playing video games.
Tom videoda geri sarma butonuna bastı.Tom pressed the rewind button on the VCR.

İlgili Sayfalar