Edward bu sırada vicdan azabı çekmektedir.Her family urges secrecy for the moment.
Artık Angelus insanları incitmek istememektedir, çünkü vicdan azabı çekmektedir.Weil Nicholas nichts mehr zu verlieren hat, willigt er ein.
Edward bu sırada vicdan azabı çekmektedir.Nun ist nur noch David bei Bewusstsein.
Edward bu sırada vicdan azabı çekmektedir.Alia s’éveille à la conscience à cet instant.
Edward bu sırada vicdan azabı çekmektedir.一方でエドワードの言うことは素直に聞いている。