vermeyin ile cümle

vermeyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Fırsatların geçip gitmesine izin vermeyin.Don't let opportunities pass by.
Herhangi birinin ateşe yaklaşmasına izin vermeyin.Don't let anyone come near the fire.
Bana onu vermeyin.Don't give me that.
Köpeğe yiyecek vermeyin.Don't feed the dog.
Bu fırsatın kaçmasına izin vermeyin.Don't let this chance slip by.
Çocukların başına buyruk olmalarına izin vermeyin.Don't let children have their own way.
Gitmesine izin vermeyin. Sıkı tutun.Don't let go. Hold on tight.
Gitmesine izin vermeyin.Don't let go.
Hayal gücünüzün vahşileşmesine izin vermeyin.Don't let your imagination run wild.
Çok fazla yiyerek midenize zarar vermeyin.Don't injure your stomach by eating too much.
Kendinizin şişman olmasına izin vermeyin.Don't allow yourself to become fat.
Onları orada tutun! Şehre girmelerine izin vermeyin!Hold them there! Don't let them into the city!
Düşmanın yaklaşmasına izin vermeyin.Don't let the enemy get close.
Köpeğin içeri girmesine izin vermeyin.Don't let the dog in.
O köpeğin gitmesine izin vermeyin.Don't let that dog go.
Çocuğun bıçaklarla oynamasına izin vermeyin.Don't let the kid play with knives.
Ateşe ateşle karşılık vermeyin.Don't fight fire with fire.
Çocukların yolda oynamasına izin vermeyin.Don't let children play in the road.
Lütfen çocukların bıçaklarla oynamasına izin vermeyin.Please don't let the children play with knives.
Onların sizi aldatmasına izin vermeyin.Don't let them fool you.
Hırsızın kaçmasına izin vermeyin!Don't let the thief run away!
Lütfen bana zarar vermeyin.Please don't hurt me.
X ile işaretli sorulara yanıt vermeyin.Don't respond to questions marked with an X.
Onun bilgisayara dokunmasına izin vermeyin.Don't let him touch the computer.
Onun, kız kardeşine vurmasına izin vermeyin.Don't let him hit his sister.
Onun kapıyı açmasına izin vermeyin.Don't let him open the door.
Onun, sizin telefonlarınızla oynamasına izin vermeyin.Don't let him play with your phone.
Onun gözlükleri kırmasına izin vermeyin.Don't let him break glasses.
Onun bardakları kırmasına izin vermeyin.Don't let him break glasses.
Onun beni takip etmesine izin vermeyin.Don't let him follow me.
Onun bu filmi izlemesine izin vermeyin.Don't let him watch this film.
Onun piyano çalmasına izin vermeyin.Don't let him play piano.
Onun bir şey söylemesine izin vermeyin.Don't let him say anything.
Onun, ayakkabılarını çıkarmasına izin vermeyin.Don't let him take his shoes off.
Onun orada kalmasına izin vermeyin.Don't let him stay there.
Onun düşmesine izin vermeyin.Don't let him fall.
Onun kaçmasına izin vermeyin.Don't let him get away.
Tom'un bunu yemesine izin vermeyin.Don't let Tom eat this.
Fakir bir adama balık vermeyin; ona nasıl balık tutacağını öğretin.Don't give fish to a poor man; teach him how to fish.
Bana herhangi bir fikir vermeyin.Don't give me any ideas.
Ona herhangi bir fikir vermeyin.Don't give her any ideas.
Onun kaçmasına izin vermeyin!Don't let him escape!
Araba sürmesine izin vermeyin.Don't let her drive.
Arabanızı sürmesine izin vermeyin.Don't let her drive your car.
İnsanların sizden yararlanmasına izin vermeyin.Don't let people take advantage of you.
Onu hediye olarak vermeyin.Don't give it away.
Onun olmasına izin vermeyin.Don't let that happen.
Bana hiçbir şey vermeyin.Don't give me a thing.
Bana ipucu vermeyin.Don't give me any hints.
Onun tekrar olmasına izin vermeyin.Don't let it happen again.
Bunun sizi durdurmasına izin vermeyin.Don't let it stop you.
Beni unutmalarına izin vermeyin.Don't let them forget me.
Sizi durdurmamıza izin vermeyin.Don't let us stop you.
Bu gece bir karar vermeyin.Don't make any decisions tonight.
Bana karşılık vermeyin.Don't talk back to me.
Görünüşün sizi kandırmasına izin vermeyin.Don't let appearances fool you.
Onları boşa harcamalarına izin vermeyin..Don't let them go to waste.
Fiyatın sizi rahatsız etmesine izin vermeyin.Don't let the price bother you!
Çocuklarınızın televizyon bağımlısı olmasına izin vermeyin.Don't let your children become couch potatoes.
Bu kod çizelgesinin düşmanın eline düşmesine izin vermeyin.Don't let this codebook fall into enemy hands.
İlgili Sayfalar