Ana içeriğe geç
Sözlük

vermeyi ile cümle

vermeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ben onu boş vermeyi söyledim.I said ignore it.
Tom bana bir kredi vermeyi reddetti.Tom refused to give me a loan.
Sizi rahatsız etmesine izin vermeyin.Don't let it trouble you.
Bana bir makbuz vermeyi unuttun.You forgot to give me a receipt.
Tom Mary'nin partiye gitmesine izin vermeyi reddetti.Tom refused to allow Mary to go to the party.
Bu yılanların kaçmasına izin vermeyin.Don't let these snakes escape.
Onların kaçmasına izin vermeyin.Don't let them get away.
Polis Mary'nin mahkeme salonuna girmesine izin vermeyi reddetti.The policeman refused to allow Mary into the court room.
Onların çocuklarıma yaklaşmalarına izin vermeyin.Don't let them near my kids.
Onun çocuklarıma yaklaşmalarına izin vermeyin.Don't let him near my kids.
Onu bilmelerine izin vermeyin.Don't let them know that.
Onların bu odaya girmesine izin vermeyin.Don't let them into this room.
Onun bu odaya girmesine izin vermeyin.Don't let her into this room.
Onların vazgeçmelerine izin vermeyin.Don't let them give up.
Vazgeçmesine izin vermeyin.Don't let him give up.
Onların bunu tekrar yapmasına izin vermeyin.Don't let them do that again.
Onun bunu tekrar yapmasına izin vermeyin.Don't let her do that again.
Onun bunu yapmasına izin vermeyin.Don't let her do it.
Onun ölmesine izin vermeyin.Don't let him die.
Hiç kimsenin Tom'u incitmesine izin vermeyin.Don't let anyone hurt Tom.
Dan telefonu Linda'ya vermeyi reddetti.Dan refused to give the phone to Linda.
Jacksonlar parti vermeyi sever.The Jacksons love to have parties.
Kapınızı kilitli tutun ve kimsenin içeri girmesine izin vermeyin.Keep your door locked and don't let anyone in.
Tom Mary'nin arabasını kullanmasına izin vermeyi önerdi.Tom offered to let Mary use his car.
Lütfen artık sadece bana zarar vermeyin.Please just don't hurt me anymore.
Politikacılar genellikle sorulara net yanıt vermeyip gerçeklerin etrafında dolanır.Politicians often skirt around the truth and don't give direct answers to questions.
Bazı insanlar kendine zarar vermeyi teselli edici buluyor.Some people find self-harm comforting.
Bugün Tom'un dışarı çıkmasına izin vermeyin.Don't let Tom go outside today.
İhtiyacı olduğu parayı Mary'ye vermeyi reddetti.Tom refused to give Mary the money she needed.
Tom en sonunda Meryem'e sırrı vermeyi kabul etti.Tom finally agreed to let Mary in on the secret.
Parayı ona vermeyi aklından bile geçirme.Don't even consider giving him the money.
Yarışma bitene kadar resim için poz vermeyin.Don't pose for your picture until the contest is over.
Karıma sıkıntı vermeyi kesin.Stop bothering my wife.
Arkadaşıma sıkıntı vermeyi kesin.Stop bothering my friend.
Ne yaparsanız yapın, Tom'un size yardım etmesine izin vermeyin.Whatever you do, don't let Tom help you.
Tom'a para vermeyi durdurman gerektiğini düşünüyorum.I think you should stop giving Tom money.
İnsanlara zarar vermeyi seviyorsun.You like to hurt people.
Önümüzdeki pazartesi Tom için bir parti vermeyi planlıyoruz.We plan to have a party for Tom next Monday.
Tom Mary'nin sorusuna cevap vermeyi reddetti.Tom refused to answer Mary's questions.
Tom sorulara cevap vermeyi reddetti.Tom refused to answer any questions.
Resmi olarak biz ona izin vermeyiz.Officially, we don't allow that.
Bir maceraya gitmek istiyorsan çabuk tepki vermeyi öğrenmelisin.If you want to go on an adventure, you need to learn how to react quickly.
Mary Tom'un kızını görmesine izin vermeyi reddetti.Mary refused to allow Tom to see his daughter.
Senin o adamla evlenmene izin vermeyi reddediyorum.I refuse to let you marry that man.
Onun babası "O adamla evlenmene izin vermeyi reddediyorum" dedi."I refuse to let you marry that man," said her father.
Tom et yemeye son vermeyi reddetti.Tom refused to stop eating meat.
Birinin bu kapıyı kapatmasına izin vermeyin.Don't let anyone close this door.
Tom'un bunu almasına izin vermeyin.Don't let Tom take this.
Tom'un burada kalmasına izin vermeyin.Don't let Tom stay here.
Tom'un bunu okumasına izin vermeyin.Don't let Tom read this.
Köpeğe dışarı izin vermeyin.Don't let the dog out.
Onların kazanmasına izin vermeyin.Don't let them win.
Kalemimi geri vermeyi unutma.Don't forget to return my pen.
Tom Meryem'den telefon numarasını istedi, fakat o vermeyi reddetti.Tom wanted Mary's phone number, but she refused to give it to him.
Tom sözlüğümü bana geri vermeyi unuttu.Tom forgot to give me back my dictionary.
Tom detayları vermeyi reddetti.Tom declined to give details.
Lütfen ölmeme izin vermeyin.Please don't let me die.
Tavsiye vermeyi sever misin?Do you like giving advice?
Yaklaşan seçimlerde oy vermeyi planlamıyorum.I don't plan to vote in the upcoming elections.
Tom tüm sorulara cevap vermeyi başaramadı.Tom didn't manage to answer all the questions.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod