Sizlere bir örnek vermeme izin verin.Lasciatemi fare un esempio.
Sizlere bir örnek vermeme izin verin.Lassen Sie mich Ihnen ein Beispiel geben.
Sizlere bir örnek vermeme izin verin.Låt mig ge er ett exempel.
Sizlere bir örnek vermeme izin verin.Les voy a dar un ejemplo.
Sizlere bir örnek vermeme izin verin.Naj vam dam primer.
Sizlere bir örnek vermeme izin verin.Podam wam przykład.
Sizlere bir örnek vermeme izin verin.Să vă dau un exemplu.
Sizlere bir örnek vermeme izin verin.Saya akan memberikan sebuah contoh.
Sizlere bir örnek vermeme izin verin.Vegyünk egy példát.
Sizlere bir örnek vermeme izin verin.Vou dar um exemplo.
Sizlere bir örnek vermeme izin verin.Επιτρέψτε μου να σας δώσω ένα παράδειγμα.
Sizlere bir örnek vermeme izin verin.Давайте продемонструю прикладом.
Sizlere bir örnek vermeme izin verin.Позвольте привести пример.
Sizlere bir örnek vermeme izin verin.Ще ви дам един пример.
Sizlere bir örnek vermeme izin verin.הרשו לי לתת לכם דוגמא.
Sizlere bir örnek vermeme izin verin.دعوني أعطي مثالاً.
Sizlere bir örnek vermeme izin verin.私がアップル製品を使っている理由は分かりやすく誰でも理解できるから
Sınıflarımızdan birindeki bir takımın yaptıklarından... ...size bir örnek vermeme izin verin:이제 한 팀의 사례를 살펴볼 텐데요 이 팀이 정한 사업은
Sınıflarımızdan birindeki bir takımın yaptıklarından... ...size bir örnek vermeme izin verin:سأقدم لكم مثال لفريق من أحد فصولنا، الذي قرر
Sınıflarımızdan birindeki bir takımın yaptıklarından... ...size bir örnek vermeme izin verin:プロスポーツチームのユニホームを レンタルするビジネスを考案しました
Söz vermemeyi ve raporlamamayı öğrendik.서약을 하거나 보고서를 쓰지도 않습니다
Söz vermemeyi ve raporlamamayı öğrendik.Мы не даём обещаний, мы не составляем отчёты.
Söz vermemeyi ve raporlamamayı öğrendik.אנחנו לא מספקים הבטחות, אנחנו לא ממלאים דוחות.
Söz vermemeyi ve raporlamamayı öğrendik.نصل في الصباح مع المعدات, و الكثير و التجهيزات
Söz vermemeyi ve raporlamamayı öğrendik.朝 工具や山のような装備品や作業員達と共に現場に行き
Taca hiçbir şekilde zarar vermemesi gerekiyordu.Archimede non avrebbe potuto danneggiare in alcun modo la corona.
Tutamayacağım sözler vermemek.Etten tekisi lupauksia joita en voi pitää.
Tutamayacağım sözler vermemek. JanDi.Non fare promesse che non posso mantenere. janDi.
Tutamayacağım sözler vermemek.Keine Versprechungen zu machen, die ich nicht halten kann.
Tutamayacağım sözler vermemek.Ko hứa những lời mà anh ko thể giữ
Tutamayacağım sözler vermemek.Nem teszek ígéreteket amiket nem tartok meg.
Tutamayacağım sözler vermemek.Ne pas faire de promesses que je ne pourrai pas tenir.
Tutamayacağım sözler vermemek.Nie dawać obietnic, których nie mogę dotrzymać.
Tutamayacağım sözler vermemek.Tidak membuat janji yang tidak bisa aku tepati.
Tutamayacağım sözler vermemek.Μην δίνεις υποσχέσεις που<br /> δεν μπορείς να κρατήσεις.
Tutamayacağım sözler vermemek.Не давать обещаний которые я не могу исполнить.
Tutamayacağım sözler vermemek.لا بل عدم قول وعود لا استطيع ابقاءها
Tutamayacağım sözler vermemek.ジャンディ
Uçak patent sahiplerine patentleri için yetki vermek veya vermemek konusunda bir seçenek bırakılmamıştı.Deținătorii brevetelor de avioane nu au avut de ales în ceea ce privește cedarea brevetelor lor.
Uçak patent sahiplerine patentleri için yetki vermek veya vermemek konusunda bir seçenek bırakılmamıştı.De vliegtuigpatenthouders kregen geen keuze om al dan niet licenties te geven.
Uçak patent sahiplerine patentleri için yetki vermek veya vermemek konusunda bir seçenek bırakılmamıştı.Die Flugzeugpatentinhanber hatten keine Wahl, ob sie ihre Patente lizenzieren wollten oder nicht.
Uçak patent sahiplerine patentleri için yetki vermek veya vermemek konusunda bir seçenek bırakılmamıştı.I detentori di brevetti sugli aeroplani non avevano scelta se dare o meno in licenza i propri brevetti.
Uçak patent sahiplerine patentleri için yetki vermek veya vermemek konusunda bir seçenek bırakılmamıştı.항공기 특허권자들은 특허권을 공유할지 말지를 결정할 수 없었고
Uçak patent sahiplerine patentleri için yetki vermek veya vermemek konusunda bir seçenek bırakılmamıştı.Los propietarios de patentes de aviones no tuvieron elección de licenciar o no sus patentes.
Uçak patent sahiplerine patentleri için yetki vermek veya vermemek konusunda bir seçenek bırakılmamıştı.On ne laissait pas le choix aux détenteurs de brevets aéronautiques de les mettre sous licence ou non.
Uçak patent sahiplerine patentleri için yetki vermek veya vermemek konusunda bir seçenek bırakılmamıştı.Os detentores de patentes de aviões não tiveram opção, quer tivessem licenciado as suas patentes ou não.
Uçak patent sahiplerine patentleri için yetki vermek veya vermemek konusunda bir seçenek bırakılmamıştı.Posiadacze patentów lotniczych nie mieli możliwości wyboru, czy udzielą licencji, czy nie.
Uçak patent sahiplerine patentleri için yetki vermek veya vermemek konusunda bir seçenek bırakılmamıştı.Vlastníci patentov lietadiel nemali na výber.
Uçak patent sahiplerine patentleri için yetki vermek veya vermemek konusunda bir seçenek bırakılmamıştı.Власники патентів у авіаційній сфері не мали вибору, давати іншим ліцензії на власні патенти, чи ні.
Uçak patent sahiplerine patentleri için yetki vermek veya vermemek konusunda bir seçenek bırakılmamıştı.Притежателите на патенти на самолети нямат избор дали да лицензират патентите си.
Uçak patent sahiplerine patentleri için yetki vermek veya vermemek konusunda bir seçenek bırakılmamıştı.У владельцев патента на аэропланы не было выбора, давать лицензию или нет.
Uçak patent sahiplerine patentleri için yetki vermek veya vermemek konusunda bir seçenek bırakılmamıştı.מחזיקי הפטנטים של המטוסים לא יכלו לבחור אם לתת רישיונות של הפטנטים שלהם או לא.
Uçak patent sahiplerine patentleri için yetki vermek veya vermemek konusunda bir seçenek bırakılmamıştı.حاملي براءات إختراع الطائرة لم يترك لهم الخيار سواءً سيرخصون براءات إختراعاتهم أم لا.
Uçak patent sahiplerine patentleri için yetki vermek veya vermemek konusunda bir seçenek bırakılmamıştı.使用許諾を与える選択はありませんでした。 強制的に特許使用の許諾を与えさせられました。
Ve dağılma özelliği işlemi tamamen anlaşılır yapar. Bir örnek vermeme izin verin.Lad os regne et eksempel, så vi kan se, at den distributive lov giver mening.
Ve esas problemlerimizden birisi de işletim sistemimizin bize düzgün bir geri bildirim vermemesi.Eén van de grootste problemen die we hebben is dat ons besturingssysteem ons niet de juiste feedback geeft.
Ve esas problemlerimizden birisi de işletim sistemimizin bize düzgün bir geri bildirim vermemesi.Jednym z naszych największych problemów jest nasz system operacyjny, który nie daje nam informacji zwrotnych.
Ve esas problemlerimizden birisi de işletim sistemimizin bize düzgün bir geri bildirim vermemesi.그리고 주요 문제 중에 하나는 우리의 운영 체계는 우리에게 적절한 피드백을 주지 못한다는 점이죠.
Ve esas problemlerimizden birisi de işletim sistemimizin bize düzgün bir geri bildirim vermemesi.Uno dei nostri problemi più gravi è il fatto che il nostro sistema operativo non ci dà una risposta adeguata.
Ve esas problemlerimizden birisi de işletim sistemimizin bize düzgün bir geri bildirim vermemesi.Един от големите проблеми, които имаме е, че нашата операционна система не ни дава подобаваща обратна връзка.