Ana içeriğe geç
Sözlük

veriyorum ile cümle

veriyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hem 100 doları hem de 10 doları geri veriyorum.Επιστρέφω το $100 και επιστρέφω άλλο $10.
Hem 100 doları hem de 10 doları geri veriyorum.Връщам $100 и връщам още $10.
Hem 100 doları hem de 10 doları geri veriyorum.Я возвращаю $100, и возвращаю еще $10.
Hem 100 doları hem de 10 doları geri veriyorum.אני מחזיר את ה - $100 ומחזיר $10 נוספים
Hem 100 doları hem de 10 doları geri veriyorum.ساعيد 100 دولار واعيد اليك 10 دولارات اخرى
Hem 100 doları hem de 10 doları geri veriyorum.つまりこの多く返済した10ドル分は要は
Her şempanzenin kendine ait bir karakteri vardır. Elbette, onlara isim veriyorum.Каждый шимпанзе имеет свою индивидуальность, и я, конечно, давала им всем имена.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Chaque été, j'anime des ateliers d'écriture à Lagos.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Elke zomer geef ik schrijfworkshops in Lagos.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Ensino "workshops" de escrita em Lagos todos os Verões.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Ich gebe jeden Sommer Schreibkurse in Lagos.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Jag undervisar på skrivarkurser i Lagos varje sommar.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Každé léto vedu workshopy psaní v Lagosu.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.여름마다 라고스에서 글쓰기 워크샵을 진행하고 있습니다.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Kreatív írást tanítok Lagoszban minden nyáron.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Opetan kirjoitustyöpajoissa Lagosissa joka kesä.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Predau ateliere de creaţie în Lagos în fiecare vară.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Prowadzę warsztaty pisarskie w Lagos.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Saya mengajar di pelatihan menulis di Lagos setiap musim panas.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Tengo workshop di scrittura a Lagos ogni estate.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Tôi mở một lớp dạy viết ở Lagos vào mỗi mùa hè.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Vsako poletje vodim tudi delavnice pisanja v Lagosu.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Каждое лето я преподаю семинары для писателей в Лагосе.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Кожного літа я веду в Лагосі семінари для письменників,
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Преподавам на семинари за писатели в Лагос всяко лято.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.אני מלמדת סדנאות כתיבה בלאגוס כל קיץ.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.أقوم بتدريس ورش عمل عن الكتابة في لاغوس كل صيف.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.どれだけ多くの人が申し込んで
İkisi de ne kadar tatlı! En son hangisiyle konuşursam ona hak veriyorum.Ne sont-ils pas adorables ?
İklim. Pekala, iyi haberi veriyorum.Hier is het goede nieuws.
İklim. Pekala, iyi haberi veriyorum.Nyt hyviä uutisia.
İklim. Pekala, iyi haberi veriyorum.Zdaj, tu so dobre novice.
İlk olan şey, aşık olunan kişinin "özel bir anlam" kazanması. Buna "özel bir anlam" adını veriyorum.Den första saken som händer är vad jag kallar -- en person börjar få vad jag kallar "speciell innebörd".
İlk olan şey, aşık olunan kişinin "özel bir anlam" kazanması. Buna "özel bir anlam" adını veriyorum.Het eerste dat gebeurt is wat ik noem -- een persoon krijgt wat ik noem, "speciale betekenis."
İlk olan şey, aşık olunan kişinin "özel bir anlam" kazanması. Buna "özel bir anlam" adını veriyorum.La première chose est ce que j'appelle... une personne commence à prendre "une dimension particulière".
İlk olan şey, aşık olunan kişinin "özel bir anlam" kazanması. Buna "özel bir anlam" adını veriyorum.La primero que sucede es lo que llamo cuando una persona empieza a tomar "un significado especial."
İlk olan şey, aşık olunan kişinin "özel bir anlam" kazanması. Buna "özel bir anlam" adını veriyorum.Per prima cosa una persona inizia ad assumere quello che chiamo un "significato speciale"
İlk olan şey, aşık olunan kişinin "özel bir anlam" kazanması. Buna "özel bir anlam" adını veriyorum.Po pierwsze, obiekt uczucia nabiera, jak to nazywam, "specjalnego znaczenia".
İlk olan şey, aşık olunan kişinin "özel bir anlam" kazanması. Buna "özel bir anlam" adını veriyorum.Prva stvar, ki se zgodi, oseba začne prevzemati nekaj, čemur jaz pravim "poseben pomen".
İlk olan şey, aşık olunan kişinin "özel bir anlam" kazanması. Buna "özel bir anlam" adını veriyorum.Prvá vec, ktorá sa stane, je to, čo nazývam -- že osoba nadobudne to, čomu hovorím "špeciálny význam."
İlk olan şey, aşık olunan kişinin "özel bir anlam" kazanması. Buna "özel bir anlam" adını veriyorum.První věc, co se stane, je, čemu já říkám, že osoba nabyde "zvláštního významu".
İlk olan şey, aşık olunan kişinin "özel bir anlam" kazanması. Buna "özel bir anlam" adını veriyorum.Việc đầu tiên diễn ra -- một người bắt đầu chấp nhận cái tôi gọi là, "ý nghĩa đặc biệt."
İlk olan şey, aşık olunan kişinin "özel bir anlam" kazanması. Buna "özel bir anlam" adını veriyorum.Первое, что случается, как я это называю, человек обретает так называемое "особое значение".
İlk olan şey, aşık olunan kişinin "özel bir anlam" kazanması. Buna "özel bir anlam" adını veriyorum.Перше, що трапляється, як я це називаю - людина набуває "особливого значення".
İlk olan şey, aşık olunan kişinin "özel bir anlam" kazanması. Buna "özel bir anlam" adını veriyorum.Първата промяна е, че човекът, обект на чувствата ни, придобива "специално значение".
Jason Bourne. Binamıza 1000 yarda uzaklıkta olduğunu düşünüyoruz. Sana birkaç kişinin kimliğini veriyorum.Jason Bourne está a 1000 yardas de este edificio ha tomado tantas identidades
Kardeşim, sana söz veriyorum...Brat môj, prisahám ti...
Kardeşim, sana söz veriyorum...Bratře můj, přisahám ti...
Kardeşim, sana söz veriyorum... Bu ülke kazan ben kepçe.Fratello mio, ti giuro che rivolterō questo paese.
Kardeşim, sana söz veriyorum...Mijn broer, Ik zweer op U graf.
Kardeşim, sana söz veriyorum...- W pracy.
Karım benle eğlenmeyi sever. Buna izin veriyorum.Meine Frau blamiert mich gern in der Öffentlichkeit.
Karım benle eğlenmeyi sever. Buna izin veriyorum.Vaimoni nöyryyttää minua ihmisten kuullen, Se on psykoterapiaa.
Kesinlikle iyi eski gölge olma, sana dürüst söz veriyorum.突然の音から始まる、何ではなく。
Kesinlikle iyi eski gölge olma, sana dürüst söz veriyorum.Absolument devenir l'ombre bon vieux temps, je vous donne ma parole honnête.
Kesinlikle iyi eski gölge olma, sana dürüst söz veriyorum.Absolut blir den gamla goda skuggan, jag ger dig min ärliga ord.
Kesinlikle iyi eski gölge olma, sana dürüst söz veriyorum.Absolut blive den gode gamle skygge, jeg giver dig min ærlige ord.
Kesinlikle iyi eski gölge olma, sana dürüst söz veriyorum.Absolut devenind umbra bun vechi, vă dau cuvântul meu sincer.
Kesinlikle iyi eski gölge olma, sana dürüst söz veriyorum.Absolutnie się stare dobre cień, daję ci słowo uczciwy.
Kesinlikle iyi eski gölge olma, sana dürüst söz veriyorum.Absolutno postajajo dobri stari senci, bom dal svoj pošten besedo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod