veriyorsunuz ile cümle

veriyorsunuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
-Peki bu kararı nasıl veriyorsunuz?-¿Y cómo puede tomar esa decisión?
Prenses'e ne eğitimi veriyorsunuz?Quel est votre travail en tant que professeur ?
Prenses'e ne eğitimi veriyorsunuz? Senin neyin var?Mi a munkája etikett tanárként?
Prenses'e ne eğitimi veriyorsunuz?Τι ακριβώς κάνει ο δάσκαλος για την Πριγκίπισσα!
Prenses'e ne eğitimi veriyorsunuz?ما هي مهام الاستاذ؟
Sembiyotik süreci anlayabilirler, ancak siz onlara Mickey Mouse klübünü veriyorsunuz.Mas temos coisas como clube do Rato Mickie.
Sembiyotik süreci anlayabilirler, ancak siz onlara Mickey Mouse klübünü veriyorsunuz. Olur mu bu?Bayangkan itu
Sembiyotik süreci anlayabilirler, ancak siz onlara Mickey Mouse klübünü veriyorsunuz. Olur mu bu?Ei pot intelege procesul simbiotic, dar exista lucruri ca Clubul Mickie Mouse; Imagineaza-ti asta...
Sembiyotik süreci anlayabilirler, ancak siz onlara Mickey Mouse klübünü veriyorsunuz.Trotzdem zeigen wir ihnen Dinge wie zum Beispiel Micky Maus.
Sembiyotik süreci anlayabilirler, ancak siz onlara Mickey Mouse klübünü veriyorsunuz.しかし、あなたにあるのは ミッキーマウスのテレビ番組のようなものばかりだ。 子供達がさらされている、全ての下らないものを 思い起こし、
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz.Adtunk neki szeretetet, adtunk neki boldogságot.
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz.Bạn cho họ tình yêu, bạn cho họ niềm vui.
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz.Dajesz im miłość, dajesz im radość.
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz.Dáte im lásku, dáte im radosť.
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz.Dáte jim lásku, dáte jim radost.
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz.Du hast ihnen Liebe gegeben, du hast ihnen Freude geschenkt.
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz.Gli avete dato amore, gli avete dato gioia.
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz. İhtiyaç duyduklarında yanlarındasınız.Deram-lhes amor, alegria, estiveram presentes para as confortar.
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz. İhtiyaç duyduklarında yanlarındasınız.Je gaf ze liefde en vreugde, je was er om ze te troosten.
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz.최고의 컴퓨터를 주었습니다. 그들에게 사랑을 준거죠
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz.Le-ai oferit dragoste,
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz.Les diste amor,
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz.Vous leur avez donné l'amour, la joie.
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz.Τους δώσατε αγάπη, τους δώσατε χαρά.
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz.Ви дали їм любов, ви дали їм радість.
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz.Вы дали им любовь, радость.
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz.Дадена му е любов, дадена му е радост.
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz.נתתם להם את המחשב הכי טוב. נתתם להם אהבה,
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz.بل تعطيهم أفضل جهاز ممكن. تمنحهم الحب,
Sevgi veriyorsunuz, mutluluk veriyorsunuz.尽くします
Sineğin ufak bir çizgiye doğru uçmasına izin veriyorsunuz, ve hep o çizgiye doğru uçuyor.Az ember hagyja, hogy a kis csík felé manőverezzenek, és vég nélkül manővereznek a csík felé.
Sineğin ufak bir çizgiye doğru uçmasına izin veriyorsunuz, ve hep o çizgiye doğru uçuyor.Bạn để chúng bay về phía giải hình nhỏ kia và chúng sẽ chỉ lái về hướng giải hình đó luôn mãi
Sineğin ufak bir çizgiye doğru uçmasına izin veriyorsunuz, ve hep o çizgiye doğru uçuyor.Du låter dem att styra mot den lilla randen, och de kommer styra mot randen för alltid.
Sineğin ufak bir çizgiye doğru uçmasına izin veriyorsunuz, ve hep o çizgiye doğru uçuyor.Je laat ze zich richten naar de kleine streep en ze zullen altijd naar die streep blijven gaan.
Sineğin ufak bir çizgiye doğru uçmasına izin veriyorsunuz, ve hep o çizgiye doğru uçuyor.Kita membiarkan mereka terbang melewati garis ini, maka mereka akan selalu terbang menuju garis ini.
Sineğin ufak bir çizgiye doğru uçmasına izin veriyorsunuz, ve hep o çizgiye doğru uçuyor.파리가 작은 막대로 조종해나갈 수 있게 하면 계속해서 막대를 향해 나아갑니다.
Sineğin ufak bir çizgiye doğru uçmasına izin veriyorsunuz, ve hep o çizgiye doğru uçuyor.Le permiţi să înainteze spre un punct, iar ele se vor deplasa într-acolo tot timpul.
Sineğin ufak bir çizgiye doğru uçmasına izin veriyorsunuz, ve hep o çizgiye doğru uçuyor.Le si lascia dirigere verso la piccola striscia, e loro andranno per sempre verso quella striscia.
Sineğin ufak bir çizgiye doğru uçmasına izin veriyorsunuz, ve hep o çizgiye doğru uçuyor.Muchy mogą się kierować w stronę niewielkiego paska i będą to robić przez wieczność.
Sineğin ufak bir çizgiye doğru uçmasına izin veriyorsunuz, ve hep o çizgiye doğru uçuyor.Necháte je, aby zamířily směrem k tomu proužku a ony k němu budou mířit pořád.
Sineğin ufak bir çizgiye doğru uçmasına izin veriyorsunuz, ve hep o çizgiye doğru uçuyor.On leur permet de se diriger vers la petite bande, et elle s'y dirigent encore et encore.
Sineğin ufak bir çizgiye doğru uçmasına izin veriyorsunuz, ve hep o çizgiye doğru uçuyor.Se les permite dirigirse hacia la pequeña franja, y ellas se dirigirán hacia esa raya para siempre.
Sineğin ufak bir çizgiye doğru uçmasına izin veriyorsunuz, ve hep o çizgiye doğru uçuyor.Sie lassen sie in die Richtung der kleinen Streifen bewegen und sie wird es für immer tun.
Sineğin ufak bir çizgiye doğru uçmasına izin veriyorsunuz, ve hep o çizgiye doğru uçuyor.מאפשרים להם לנווט לכיוון פס קטן, הם פשוט ינווטו לכיוון הרצועה הזו לנצח.
Sineğin ufak bir çizgiye doğru uçmasına izin veriyorsunuz, ve hep o çizgiye doğru uçuyor.تدعهم ليطيروا باتجاه الخطوط الصغيرة وسيطيروا باتجاهها للأبد
Sineğin ufak bir çizgiye doğru uçmasına izin veriyorsunuz, ve hep o çizgiye doğru uçuyor.ハエは 長時間 これを続けようとする。 ハエの視線誘導システムに もともと組み込まれている働きなんだ
Siz bana bir epsilon, bir uzaklık veriyorsunuz.여러분이 저한테 ε, 즉 함숫값과 극한값 사이의
Siz bana bir epsilon, bir uzaklık veriyorsunuz.ابسيلون، تعطيني مسافة، او ان تقول، اريد
Siz bana yiyecek veriyorsunuz ve-- ve aslında, belki, Birden fazla tanımım var.Dáte mi jídlo, ale ve skutečnosti můžu mít více vstupů.
Siz bana yiyecek veriyorsunuz ve-- ve aslında, belki, Birden fazla tanımım var.Je geeft me eten en-- en misschien, in feite heb ik misschien meerdere invoeren.
Siz bana yiyecek veriyorsunuz ve-- ve aslında, belki, Birden fazla tanımım var.Se mi dai del cibo e, diciamo, posso avere input multipli.
Siz bana yiyecek veriyorsunuz ve-- ve aslında, belki, Birden fazla tanımım var.Tu me donnes de la nourriture et peut-être que... j'ai plusieurs entrées.
Siz bana yiyecek veriyorsunuz ve-- ve aslında, belki, Birden fazla tanımım var.Você me dá comida e-- talvez, na verdade, talvez eu tenha múltiplas entradas.
Siz bana yiyecek veriyorsunuz ve-- ve aslında, belki, Birden fazla tanımım var.Μου δίνεις φαγητό και μπορεί, ναι μπορεί, να έχω πολλαπλές εισαγωγές.
Siz bana yiyecek veriyorsunuz ve-- ve aslında, belki, Birden fazla tanımım var.Ви даєте мені їжу, і... взагалі може бути кілька вхідних даних.
Siz bana yiyecek veriyorsunuz ve-- ve aslında, belki, Birden fazla tanımım var.Давате ми храна, а може би въвеждате няколко неща.
Siz bana yiyecek veriyorsunuz ve-- ve aslında, belki,Du ger mig mat - och kanske ...
Siz bana yiyecek veriyorsunuz ve-- ve aslında, belki,그리고 여러분이 음식과 다른 어떤 것들 음...
Siz bana yiyecek veriyorsunuz ve-- ve aslında, belki,Usted me da la comida y - y tal vez, en realidad, tal vez
Siz bana yiyecek veriyorsunuz ve-- ve aslında, belki,اعطيتني طعاماً و --وربما، في الواقع، ربما
İlgili Sayfalar