Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.Trong cả lúc đi trên đường, cảnh sát đưa cho bạn bao cao su - chương trình "cảnh sát và cao su" của chúng tôi.
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.Und sogar, im Verkehr, verteilt der Polizist Kondome - unser "Polizei und Gummi" Programm.
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.Y también en el tráfico: los policías te dan condones; es el programa "poli y condones".
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.Επίσης, όταν είχε κίνηση, οι αστυνομικοί έδιναν προφυλακτικά -- το πρόγραμμά μας "μπάτσοι και προφυλακτικά".
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.И в пробках полицейский давал вам презервативы -- наша программа "менты и резинки".
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.И също така на улицата, полицаите ви раздават презервативи -- нашите "ченгета и гуми" програми.
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.גם בפקק. שוטרים חילקו קונדומים-- תוכנית "שוטרים וגומי" (נשמע כמו: שוטרים וגנבים).
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.وفي المواصلات العامة وكان رجال الشرطة يوزعونه ايضاً .. في برنامج الشرطة والشعب
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.警官がコンドームをくれます 「お巡りさんとゴム」プログラムです (笑)
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.Aspirano tutta l'acqua, se la tengono per loro, e nutrono la parte bassa della città con il contagocce.
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.De suger alt vandet op, holder det for sig selv, og de dropfodrer den lavere by.
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.Ei absorb toată apa, o ţin pentru ei, şi alimentează cu picătura partea de jos a oraşului.
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.Elas sugam toda a água, guardam-na para si mesmas, e racionam-na para a cidade baixa.
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.Họ lấy hết tất cả nước, giữ cho riêng họ, Và nhỏ giọt xuống cho hạ lưu.
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.Ils aspirent toute l'eau, la gardent pour eux, et ensuite nourrissent au goutte à goutte la ville inférieure.
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.그들은 모든 물을 빨아들이고, 그들 자신을 위해 보관하죠. 그리고 아랫쪽 도시들을 먹이기 위해 물을 조금씩 흘려보내다가
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.Menghisap seluruh air, menyimpannya sendiri, dan menetesi kota bawah sedikit-sedikit.
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.Se chupan todo el agua, se lo quedan para sí, e irrigan por goteo a la ciudad de abajo.
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.Sie reißen das ganze Wasser an sich, behalten es für sich und lassen nur wenige Tropfen hinab.
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.Wysysają całą wodę, zatrzymują ją dla siebie i dostarczają niżej położonemu miastu tyle wody, co kroplówka.
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.Ρουφάνε όλο το νερό, το κρατάνε για τον εαυτό τους και δίνουν σταγόνες στην κάτω πόλη.
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.Вони всмоктують усю воду, не діляться нею ні з ким, і подають воду по краплинах у нижнє місто.
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.Изсмукват нагоре цялата вода, пазят я за себе си и захранват капково по-ниския град.
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.Они поглощают всю воду, не делясь ни с кем, они подают воду по каплям в нижний город.
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.הם שואבים את הכל המים, שומרים אותם לעצמם, והם מטפטפים מים לתושבי העיר התחתית.
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.يشفطون كل الماء، ليحفظوا حياتهم، ويسقون المدينة السفلى بالتنقيط.
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.下層都市にはポタポタとしか垂らしません もし革命が起きれば 水の供給を切ってしまうでしょう
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.A tiež si cvičia Američanov, aby im pomohli chrániť uhlie.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Dan mereka melakukan hal-hal seperti melatih orang Amerika untuk membantu melindungi batubara.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Dodatkowo szkolili Amerykanów, by pomagali im ochraniać zasoby węgla.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.E avevano fatto cose del tipo addestrare gli Americani a proteggere il carbone.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.E hicieran cosas como entrenar a los estadounidenses para que ayudaran a proteger el carbón.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.És kiképeztek amerikaiakat, hogy megvédjék a szenet.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Et ils ont fait les choses comme former les Américains à aider à protéger le charbon.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.중국인들은 또한 석탄 보호를 돕는 미국인들을 훈련 시키기도 합니다.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Och de gjorde saker som att träna upp amerikaner för att hjälpa till och skydda kolet.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Și au instruit pe unii americani să ajute la protejarea cărbunelui.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Teriam feito coisas como treinar os americanos para ajudarem a proteger o carvão.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Und sie täten Dinge, wie den Amerikanern beizubringen, beim Beschützen der Kohle zu helfen.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Và họ làm những việc như hỗ trợ người Mỹ cách bảo vệ nguồn than đá.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Ze deden dingen zoals het trainen van Amerikanen om te helpen met het beschermen van de steenkool.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.И те правеха неща като това, да обучават американците да защитават въглищата.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Они наняли и обучили американцев помогать охранять уголь, и тп.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.והם עשו דברים כמו לאמן אמריקאים כדי לעזור להגן על הפחם.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.وفعلوا أشياء مثل تدريب الأمريكيون للمساعدة في حماية الفحم .
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.石炭を守らせます いたるところに中国のシンボルがあって
Ve aslında bu biraz ürkütücü, çünkü sizi anlıyormuş gibi size yanıt veriyorlar.A bylo to tak nějak děsivé, protože říkal takové věci, že opravdu zněl, jako by vám rozumněl.
Ve aslında bu biraz ürkütücü, çünkü sizi anlıyormuş gibi size yanıt veriyorlar.Dan ini cukup menakutkan. Karena dia akan berkata hal-hal seperti jika mereka benar-benar memahami Anda.
Ve aslında bu biraz ürkütücü, çünkü sizi anlıyormuş gibi size yanıt veriyorlar.È stato da brividi. Perché diceva cose che suonavano come se riuscisse a capirti veramente.
Ve aslında bu biraz ürkütücü, çünkü sizi anlıyormuş gibi size yanıt veriyorlar.Foi um pouco assustador, porque ele dizia coisas que soavam como se ele nos entendesse mesmo
Ve aslında bu biraz ürkütücü, çünkü sizi anlıyormuş gibi size yanıt veriyorlar.Het was spookachtig. Want hij zei dingen die klonken alsof hij je echt begreep.
Ve aslında bu biraz ürkütücü, çünkü sizi anlıyormuş gibi size yanıt veriyorlar.좀 오싹했어요. 그가 꼭 상대방의 말을 이해해서 대답하는 것 같으니까요.
Ve aslında bu biraz ürkütücü, çünkü sizi anlıyormuş gibi size yanıt veriyorlar.Pentru că spunea aceste lucruri încât părea că ei te înțelegeau cu adevărat.
Ve aslında bu biraz ürkütücü, çünkü sizi anlıyormuş gibi size yanıt veriyorlar.Pretože hovorí také veci, že to znie, ako by vám naozaj rozumel.
Ve aslında bu biraz ürkütücü, çünkü sizi anlıyormuş gibi size yanıt veriyorlar.Vì dườngn như anh ta sẽ nói những thứ tưởng chừng như anh ta rất thấu hiểu bạn.
Ve aslında bu biraz ürkütücü, çünkü sizi anlıyormuş gibi size yanıt veriyorlar.Y era espeluznante. Porque decía cosas que sonaban como si realmente te estuviera entendiendo.
Ve aslında bu biraz ürkütücü, çünkü sizi anlıyormuş gibi size yanıt veriyorlar.Και ήταν κάπως φρικιαστικό. Επειδή έλεγε τέτοια πράγματα που ακούγονταν λες και πραγματικά σε καταλάβαινε.
Ve aslında bu biraz ürkütücü, çünkü sizi anlıyormuş gibi size yanıt veriyorlar.И беше някак зловещо. Защото казваше тези неща, които звучаха, все едно те наистина те разбират.
Ve aslında bu biraz ürkütücü, çünkü sizi anlıyormuş gibi size yanıt veriyorlar.І це навіть трохи моторошно. Бо він міг би сказати щось, що звучало б, ніби він дійсно вас розуміє.
Ve aslında bu biraz ürkütücü, çünkü sizi anlıyormuş gibi size yanıt veriyorlar.Потому что он мог бы сказать что-нибудь, что звучало бы как будто он действительно понимает вас.