Ve onun gitmesine izin verirsin Oh oh oh hayýrLorsque tu la laisses partir
Ve onun gitmesine izin verirsin Oh oh oh hayýrSi o lasi sa plece Oh oh oh no
Ve onun gitmesine izin verirsin Oh oh oh hayýr Ve onun gitmesine izin verirsinSí, la dejas marchar
Ve onun gitmesine izin verirsin Oh oh oh hayýrΚαι την αφήνεις να φύγει οο οο οο... οο οο...
Ve onun gitmesine izin verirsin Oh oh oh hayýrΚαι την αφήνεις να φύγει... οο οο οο... οο οο...
Ve onun gitmesine izin verirsinSi o lasi sa plece
Ve onun gitmesine izin verirsinSi o lasi sa plec
Ve onun gitmesine izin verirsiny la dejas marchar
Ve onun gitmesine izin verirsinΛοιπόν την αφήνεις να φύγει...
Ve seni bu kişilikten ayıracak rahmetin kendini göstermesine izin verirsin.Et tu permets à la grâce du détachement. de se révéler.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.A samozřejmě reagujete s tím vším na sobě.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.A vy, samozrejme na všetko takto odpovedáte.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.Dan tentu saja, Anda menanggapinya.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.E naturalmente, reagisci con tutte queste.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.És persze, engedelmes vagy.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.Et bien sûr, vous réagissez à toutes ces choses.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.I oczywiście normalnie odpowiadasz na te komendy.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.물론, 그가 하는 말을 복창해야 합니다.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.Natuurlijk antwoord je op alle bevelen.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.Og selvfølgelig, svarer man på alle disse.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.Și sigur că ai diverse reacții în acest timp.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.Und natürlich gehst du auf jedes dieser Kommandos ein.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.Và dĩ nhiên, bạn phản ứng bằng cách tỏ ra không hề sợ.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.Vamos reagindo a tudo isso, claro.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.Y por supuesto, respondes a todas estas.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.Και φυσικά, ανταποκρίνεσαι σε όλα αυτά.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.И, конечно, вы отвечаете вместе со всеми.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.И, разбира се, ти отговаряш на всичко това.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.וכמובן, אתה מגיב עם כל אלה.
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.حتماً انت تتجاوب مع كل هذا
Ve tabii ki tüm bunlarla yanıt verirsiniz.気持ちを高め 恐怖心を克服します
Ya da rakip ilacı çok yüksek dozda verirsiniz, böylece kullanan kişilerde yan etkileri görülmeye başlar.경쟁하는 약의 1회 복용량을 아주 많이 줘서 사람들이 부작용이 있게 할 수 있습니다
Ya da rakip ilacı çok yüksek dozda verirsiniz, böylece kullanan kişilerde yan etkileri görülmeye başlar.Adhatjuk a versengő gyógyszert túl nagy adagokban hogy az emberek mellékhatásokat produkáljanak.
Ya da rakip ilacı çok yüksek dozda verirsiniz, böylece kullanan kişilerde yan etkileri görülmeye başlar.Anda dapat memberikan obat pesaing dalam dosis yang sangat tinggi, sehingga orang terkena efek sampingnya.
Ya da rakip ilacı çok yüksek dozda verirsiniz, böylece kullanan kişilerde yan etkileri görülmeye başlar.Dando la droga competidora en dosis demasiado altas, para que las personas tengan efectos secundarios.
Ya da rakip ilacı çok yüksek dozda verirsiniz, böylece kullanan kişilerde yan etkileri görülmeye başlar.Du kan ge det konkurrerande läkemedlet i en för hög dos, så människorna får biverkningar.
Ya da rakip ilacı çok yüksek dozda verirsiniz, böylece kullanan kişilerde yan etkileri görülmeye başlar.Konkurenčno zdravilo lahko date v previsoki dozi, tako da pride do stranskih učinkov.
Ya da rakip ilacı çok yüksek dozda verirsiniz, böylece kullanan kişilerde yan etkileri görülmeye başlar.Man kan give det konkurrerende lægemiddel i for høj dosis, så folk får bivirkninger.
Ya da rakip ilacı çok yüksek dozda verirsiniz, böylece kullanan kişilerde yan etkileri görülmeye başlar.Można podać konkurujący lek w za wysokiej dawce, co spowoduje efekty uboczne.
Ya da rakip ilacı çok yüksek dozda verirsiniz, böylece kullanan kişilerde yan etkileri görülmeye başlar.Můžete podávat kontrolní lék v příliš velkých dávkách, takže lidé pocítí vedlejší účinky.
Ya da rakip ilacı çok yüksek dozda verirsiniz, böylece kullanan kişilerde yan etkileri görülmeye başlar.Of je kan het concurrerende medicijn in een te hoge dosis geven zodat de mensen bijwerkingen krijgen.
Ya da rakip ilacı çok yüksek dozda verirsiniz, böylece kullanan kişilerde yan etkileri görülmeye başlar.Ou dar-se o medicamento concorrente numa dose tão elevada, que provoque efeitos secundários.
Ya da rakip ilacı çok yüksek dozda verirsiniz, böylece kullanan kişilerde yan etkileri görülmeye başlar.Ou d'en donner une dose trop forte de sorte que les patients ont des effets secondaires.
Ya da rakip ilacı çok yüksek dozda verirsiniz, böylece kullanan kişilerde yan etkileri görülmeye başlar.Ви можете дати препарат-конкурент в занадто високій дозі, так, щоб почали з'являтися побічні ефекти.
Ya da rakip ilacı çok yüksek dozda verirsiniz, böylece kullanan kişilerde yan etkileri görülmeye başlar.או במינון גבוה מדי, כך שאנשים יקבלו תופעות לוואי.
Ya da rakip ilacı çok yüksek dozda verirsiniz, böylece kullanan kişilerde yan etkileri görülmeye başlar.副作用が出るようにすることもできます これは統合失調症に対する
Yani, bu şekilde parabolün açılımının kadar geniş ya da dar olduğuna karar verirsiniz. .이것이 포물선 그래프의 열리는 부분이 얼마나 넓은지 좁은지 결정하는 방법이죠
Yani, bu şekilde parabolün açılımının kadar geniş ya da dar olduğuna karar verirsiniz. .Tak určíte, jak široká nebo úzká bude vaše parabola.
Yani, bu şekilde parabolün açılımının kadar geniş ya da dar olduğuna karar verirsiniz. .Така че, това е начин по който решавате колко широк или колко тесен е отвора на нашата парабола.
Yani, bu şekilde parabolün açılımının kadar geniş ya da dar olduğuna karar verirsiniz. .اذاً هكذا تقرر مقدار توسع او تضيق فتحة القطع المكافئ
Yani, bu şekilde parabolün açılımının kadar geniş ya da dar olduğuna karar verirsiniz. .放物線の開口部が決められます。 左または右にシフトしたい場合はどうでしょう。
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.A víno, jenž obveseluje srdce člověka. Činí, aby se stkvěla tvář od oleje, ano i pokrmem zdržuje život lidský.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.A víno obveseľuje srdce smrteľného človeka, aby sa skvela tvár nad olej, a pokrm posilňuje srdce človeka.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.in vino, ki razveseljuje srce človeku, in olje, ki svetel nareja obraz, in kruh, ki podpira srce človeku.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.사람의 마음을 기쁘게 하는 포도주와 사람의 얼굴을 윤택케 하는 기름과 사람의 마음을 힘있게 하는 양식을 주셨도다
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.Og vin gleder menneskets hjerte, så den gjør åsynet mer skinnende enn olje, og brød styrker menneskets hjerte.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.o vinho que alegra o seu coração, o azeite que faz reluzir o seu rosto, e o pão que lhe fortalece o coração.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.vin, care înveseleşte inima omului, untdelemn, care -i înfrumuseţează faţa, şi pîne, care -i întăreşte inima.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.ויין ישמח לבב אנוש להצהיל פנים משמן ולחם לבב אנוש יסעד׃
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.وخمر تفرح قلب الانسان لإلماع وجهه اكثر من الزيت وخبز يسند قلب الانسان.