vereceksin ile cümle
vereceksin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.Všetkých miest, ktoré dáte Levitom, bude štyridsaťosem miest aj s ich obvodami.
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.всех городов, которые вы должны дать левитам, будет сорок восемь городов, сполями при них.
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.כל הערים אשר תתנו ללוים ארבעים ושמנה עיר אתהן ואת מגרשיהן׃
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.جميع المدن التي تعطون اللاويين ثماني واربعون مدينة مع مسارحها.
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.你 們 要 給 利 未 人 的 城 、 共 有 四 十 八 座 、 連 城 帶 郊 野 都 要 給 他 們
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.你 們要 給 利未 人 的 城 、 共 有 四十八 座 、 連 城 帶 郊野 都 要 給他們
MALCOLM X: Yani ya oy vereceksiniz ya da kovulacaksınız.말 콤 x: 그것 투표 또는 총알이 될 것 이다.
Onlara spesifik görevler vereceksiniz.Ikke bare sige "Design ny software".
Onlara spesifik görevler vereceksiniz.Jangan hanya mengatakan, "Rancang software yang baru."
Onlara spesifik görevler vereceksiniz.Không chỉ nói "Thiết kế phần mềm mới."
Onlara spesifik görevler vereceksiniz.Man kan inte bara säga, "Designa något nytt."
Onlara spesifik görevler vereceksiniz.No digan, "Diseña nuevo software".
Onlara spesifik görevler vereceksiniz.Non dite solo "Progetta nuovo software."
Onlara spesifik görevler vereceksiniz.Nu le spuneti doar "Proiecteaza software nou".
Onlara spesifik görevler vereceksiniz.Zeg niet gewoon "ontwerp nieuwe software".
Onlara spesifik görevler vereceksiniz.Замало сказати: "Розроби нову програму".
Onlara spesifik görevler vereceksiniz.Не говорите просто: "Разработай новое программное обеспечение".
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.De svarede og sagde til ham: "Du er hel og holden født i Synder, og du vil lære os?" Og de stødte ham ud.
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.De svarte ham: Du er helt igjennem født i synder, og du vil lære oss? Og de kastet ham ut.
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.Felelének és mondának néki: Te mindenestõl bûnben születtél, és te tanítasz minket? És kiveték õt.
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.Gli replicarono: «Sei nato tutto nei peccati e vuoi insegnare a noi?». E lo cacciarono fuori
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.Ils lui répondirent: Tu es né tout entier dans le péché, et tu nous enseignes! Et ils le chassèrent.
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.저희가 대답하여 가로되 네가 온전히 죄 가운데서 나서 우리를 가르치느냐 하고 이에 쫓아내어 보내니라
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.Odgovore in mu reko: Ves v grehih si se rodil, pa boš ti nas učil? In ga pahnejo ven.
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.Odpovedali a riekli mu: Ty si sa celý narodil v hriechoch a ty nás učíš? A vyhnali ho von.
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.Odpověděli a řekli jemu: Ty jsi všecken se v hříších narodil, a ty náš učíš? I vyhnali jej ven.
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.Odpowiedzieli i rzekli mu: Tyś się wszystek w grzechach narodził, a ty nas uczysz? I wygnali go precz.
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.Replicaram-lhe eles: Tu nasceste todo em pecados, e vens nos ensinar a nós? E expulsaram-no.
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.Sie antworteten und sprachen zu ihm: Du bist ganz in Sünde geboren, und lehrst uns? Und stießen ihn hinaus.
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.,,Tu eşti născut cu totul în păcat``, i-au răspuns ei, ,,şi vrei să ne înveţi pe noi?`` Şi l-au dat afară.
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.Ако поискате нещо в Мое име, това ще сторя.
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.Озвались і казали йому: У гріхах ти родивсь увесь, і ти навчаєш нас? Та й вигнали його геть.
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.Сказали ему в ответ: во грехах ты весь родился, и ты ли нас учишь? И выгнали его вон.
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.ויענו ויאמרו אליו הן בחטאים נולדת כלך ואתה תלמדנו ויהדפהו החוצה׃
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.اجابوا وقالوا له في الخطايا ولدت انت بجملتك وانت تعلّمنا. فاخرجوه خارجا
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.他 們 回 答 說 、 你 全 然 生 在 罪 孽 中 、 還 要 教 訓 我 們 麼 。 於 是 把 他 趕 出 去 了
Onlar buna karşılık, ‹‹Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin?›› diyerek onu dışarı attılar.他 們 回答 說 、 你 全然 生在 罪孽 中 、 還要 教訓 我 們麼 。 於是 把 他 趕出 去了
Organlarınızı bağışlamak isteyip istemediğinize karar vereceksiniz.Anda memilih apakah Anda ingin mendonorkan organ Anda atau tidak.
Organlarınızı bağışlamak isteyip istemediğinize karar vereceksiniz.Decidirás si quieres donar tus órganos o no.
Organlarınızı bağışlamak isteyip istemediğinize karar vereceksiniz.Decydujesz, czy chcesz zostać dawcą, czy nie. Decydujesz, czy chcesz zostać dawcą, czy nie.
Organlarınızı bağışlamak isteyip istemediğinize karar vereceksiniz.Eldönthetjük, hogy fel akarjuk ajánlani szerveinket, vagy sem.
Organlarınızı bağışlamak isteyip istemediğinize karar vereceksiniz.Je kiest of je je organen wilt doneren of niet.
Organlarınızı bağışlamak isteyip istemediğinize karar vereceksiniz.장기를 기부하겠다거나 하지 않겠다고 결정을 할 수 있습니다.
Organlarınızı bağışlamak isteyip istemediğinize karar vereceksiniz.Man entscheidet sich, ob man seine Organe spenden möchte oder nicht.
Organlarınızı bağışlamak isteyip istemediğinize karar vereceksiniz.Man vælger om man vil donere sine organer eller ikke.
Organlarınızı bağışlamak isteyip istemediğinize karar vereceksiniz.Podem escolher se querem doar os vossos órgãos ou não.
Organlarınızı bağışlamak isteyip istemediğinize karar vereceksiniz.Sarete voi a decidere se volete donare i vostri organi o meno.
Organlarınızı bağışlamak isteyip istemediğinize karar vereceksiniz.Vei decide dacă vrei să îţi donezi organele sau nu.
Organlarınızı bağışlamak isteyip istemediğinize karar vereceksiniz.Vous déciderez si vous voulez faire don de vos organes ou non.
Organlarınızı bağışlamak isteyip istemediğinize karar vereceksiniz.Вы решаете, хотите ли вы быть донором органов или нет.
Organlarınızı bağışlamak isteyip istemediğinize karar vereceksiniz.אתם צריכים להחליט אם אתם רוצים לתרום את איבריכם, או לא.
Organlarınızı bağışlamak isteyip istemediğinize karar vereceksiniz.ستقررون إذا ترغبون في التبرع بأعضائكم أم لا.
Organlarınızı bağışlamak isteyip istemediğinize karar vereceksiniz.臓器を提供するかどうかを しかし 自動車免許を取得する時
O zaman, hangi branşı seçeceğine ne zaman karar vereceksin?Allora, quando decidi quale specializzazione fare...
O zaman, hangi branşı seçeceğine ne zaman karar vereceksin?Atunci, cand te vei decide...
O zaman, hangi branşı seçeceğine ne zaman karar vereceksin? Bunu yapabilecek misin?Alors, quand tu choisiras ta spécialisation... seras-tu capable de le faire ?
O zaman, hangi branşı seçeceğine ne zaman karar vereceksin? Bunu yapabilecek misin?Takže, keď sa rozhodneš, aký odbor si vyberieš... zvládneš to?
O zaman, hangi branşı seçeceğine ne zaman karar vereceksin?Då, när du väljer vilken inriktning du ska göra....
O zaman, hangi branşı seçeceğine ne zaman karar vereceksin?Dan, wanneer je gaat beslissen wat voor hoofdvak je gaat doen...
O zaman, hangi branşı seçeceğine ne zaman karar vereceksin?Gdy zdecydujesz jaką specjalizację wybierasz...
İlgili Sayfalar