vereceksin ile cümle
vereceksin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ellerini uzatacaksın ve onu Tanrı"ya vereceksin, o da alacak.You extend the hand and give it to God and they will take.
Tseng Chien'e zarar vereceksinYou will harm Tseng Chien
Gidip diyorsunuz ki, almak istiyorum, en ucuz fiyatı hanginiz vereceksiniz?You go and you say, I want to buy, who's going to sell to me for the cheapest price?
Peki buna karşı nasıl bir karşılık vereceksiniz?So how are you going to respond to it?
İzlediğiniz zaman çekimin ne kadar zor olduğunu görünce bana hak vereceksiniz.And believe me, when you see this you'll know how difficult this was for me to shoot.
Bize bir kol vereceksin." 500 sayfalik burokrasi kagit işi, ve savunma bakanligini bekliyordum.And I was waiting for the 500 pages of bureaucracy, paperwork and DODs.
TL eşittir... Yani siz dolarlarınızı vereceksiniz. .I will write Euros is equal to-- so let's see, it's going to be dollars.
Sen mi ona ders vereceksin?You're going to teach him?
O zaman, hangi branşı seçeceğine ne zaman karar vereceksin?Then, when you decide what major you're going to take...
Diyelim ki herhangi miktarda olan bir parayı bana %faiz ile vereceksiniz.So for any amount of money, say you're willing to lend me any amount of money for a 10% interest.
Ve böylece daha az bilinçli bir karar vereceksiniz.And you'll make a less informed decision.
Siz de sadece sadeleştirip cevabı vereceksiniz.And you'll just simplify it, and you'll give this answer.
Doğal karşılıklar vermek için kendine de izin vereceksin.You'll allow your natural responses to happen.
Yani ya oy vereceksiniz ya da kovulacaksınız.It's going to be the ballot or the bullet.
Zamanınızı nasıl kullanacağınıza siz karar vereceksiniz.You are the one that will select how you want to use your time.
Ama eminim günün birinde, bunu bana vereceksin.But I'm sure that one of these days, you'll give it to me.
Bunu internete mi vereceksin?You'll put it on the net?
-Peki sen ne vereceksin? -Orada şeker var. Paylaşın aranızda.- What'll you give me?
Onlara spesifik görevler vereceksiniz.Don't just say, "Design new software."
Orada yangın çıkarıp,sinyal vereceksiniz.Just smoke a signal, don't start a fire
Provost Cunningham, bence eski görevine verme emrini vereceksiniz.Provost Cunningham, I think you'll find a reinstatement is in order.
Artýk siz de kendinizin ve çocuklarýnýzýn geleceđine karar vereceksiniz.- Ah é? E por que não diz nada? - Porque não está aqui!
Söylediklerine inanmayýn. Zenginlere mi oy vereceksiniz? Sađýr mýsýn?A demagogia socialista pode, eventualmente... ser um perigo para seu trono.
İnsanlarını kayberdersen, Sadece Dunedain'e hesap vereceksin.If you fail your people, you will have only the Dúnedain to answer to.
Eğer daha fazla öğrenci bulursan,<br />teşekkür için bana para vereceksin, tamam mı?If you get more students thanks to me, you need to lend me the money, ok?
Hey, senden 150 $ istedim diye, bana sadece 150 $ mı vereceksin?Hey, just because I told you to give me $150, you are really only going to give me $150?
Sadece geceleri ödünç vereceksin.<br />Bedavadan para kazanacaksın.He's only borrowing at night. You'll earn free money.
kardeşleri yoksa amcalarına vereceksiniz.If he has no brothers, then you shall give his inheritance to his father's brothers.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.Take it of their half, and give it to Eleazar the priest, for Yahweh's wave offering.
Biz ona, kardeşlerinin bu işlerini kendileri farkına varmadan haber vereceksin, diye vahyettik.We revealed to Joseph: "You will tell them (one day) of this deed when they will not apprehend it."
Siz O'na yeryüzünde bilmediği bir şey mi haber vereceksiniz?Or are you announcing to God what He does not know on the earth?
Namazı gözetecek, zekatı vereceksiniz. Fakat bundan sonra pek azınız hariç döndünüz.Then you turned away, all but a few of you, swerving aside.
Sen hüküm vereceksin kulların arasında, ihtilaf ettikleri şeyleri hakkında."Thou shalt judge between Thy bondmen concerning that wherein they have been differing.
Namazı gözetecek, zekatı vereceksiniz.Then you slid back, except a few of you, while you are backsliders.
Anlaşmazlığa düştükleri şeylerde, kullarının arasında sen hüküm vereceksin."You will judge between your servants regarding what they had differed about.”
Kullarının arasında, ayrılığa düştükleri şeyin hükmünü ancak sen vereceksin.You will judge between your servants regarding what they had differed about.”
Kulların arasında, o ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında sen hüküm vereceksin."You will judge between your servants regarding what they had differed about.”
Sonunda da O’nun huzuruna götürülecek, O’na hesap vereceksiniz.”Then to Him you will be returned.”
İnsanlarla dostça konuşacaksınız. Namazı gözetecek, zekatı vereceksiniz.And speak to people good [words] and establish prayer and give zakah."
Bir ses ona, "Karşılığında ne vereceksin?" der.A voice said to him, "What will you give in return?"
Tüm sorularımın cevaplarını ne zaman vereceksin?Wann wirst du mir auf alle meine Fragen antworten?
Bişr geldiğinde; "Kimden haber vereceksin?" dedi.Denn wie solle man zu demjenigen, der nicht versteht, sagen: „Versteh!“.
Bunun karşılığında bana ne vereceksin?Qu'est-ce que tu me donneras en échange ?
Şemsiyemi ne zaman geri vereceksin?¿Cuándo me vas a devolver mi paraguas?
Kitabı kime vereceksin?¿A quién le darás el libro?
Cevabını bana ne zaman vereceksin?¿Cuándo me vas a responder?
Bişr geldiğinde; "Kimden haber vereceksin?" dedi.Parlando ad un incontro sindacale affermò: «Chi sono gli oppressori?
Biz, Norrath'ı baştan sona yeniledik ve bunu gördüğünüzde siz de hak vereceksiniz." iddiasında bulundu.Mas você odiava a si mesma. / Shiki: No começo… eu também achava.
Bişr geldiğinde; "Kimden haber vereceksin?" dedi.Jika mereka ditanya tentang sesuatu, mereka pasti menjawab:'HA?'
Kime vereceksin?誰に送るの?
Ama eminim günün birinde, bunu bana vereceksin.Pero estoy seguro que un día de éstos, me la dará.
Ama eminim günün birinde, bunu bana vereceksin.Но надеюсь, что когда-нибудь Вы мне сами её откроете.
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bana ne vereceksin?›› dedi, ‹‹Çocuk sahibi olamadım. Evim Şamlı Eliezere kalacak.아브람이 가로되 주 여호와여 무엇을 내게 주시려나이까 나는 무자하오니 나의 상속자는 이 다메섹 엘리에셀이니이다
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bana ne vereceksin?›› dedi, ‹‹Çocuk sahibi olamadım. Evim Şamlı Eliezere kalacak.ויאמר אברם אדני יהוה מה תתן לי ואנכי הולך ערירי ובן משק ביתי הוא דמשק אליעזר׃
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bana ne vereceksin?›› dedi, ‹‹Çocuk sahibi olamadım. Evim Şamlı Eliezere kalacak.فقال ابرام ايها السيد الرب ماذا تعطيني وانا ماض عقيما ومالك بيتي هو أليعازر الدمشقي.
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bana ne vereceksin?›› dedi, ‹‹Çocuk sahibi olamadım. Evim Şamlı Eliezere kalacak.亞 伯 蘭 說 、 主 耶 和 華 阿 、 我 既 無 子 、 你 還 賜 我 甚 麼 呢 . 並 且 要 承 受 我 家 業 的 、 是 大 馬 色 人 以 利 以 謝
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bana ne vereceksin?›› dedi, ‹‹Çocuk sahibi olamadım. Evim Şamlı Eliezere kalacak.亞伯蘭說 、 主 耶和華 阿 、 我 既 無子 、 你 還賜 我 甚麼 呢 . 並且 要 承受 我家業 的 、 是 大 馬色 人 以利 以謝
Bana telefondan elektrik mi vereceksiniz?¿Me electrocuta el móvil?
Benim 20 arkadaşımı alacaksanız, siz bana ne vereceksiniz?Als je me die 20 vrienden afneemt, wat krijg ik er voor terug?"
Benim 20 arkadaşımı alacaksanız, siz bana ne vereceksiniz?Chcesz zabrać moich 20 przyjaciół, co dasz mi w zamian?"
İlgili Sayfalar