vereceğiz ile cümle
vereceğiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Size zamanınız için dört dolar vereceğiz."O să vă dăm cinci parai -- patru dolari pentru timpul vostru."
Size zamanınız için dört dolar vereceğiz."Vamos dar-lhe cinco dólares... quatro dólares pelo seu tempo."
Size zamanınız için dört dolar vereceğiz."Vi daremo cinque - quattro dollari per il vostro tempo."
Size zamanınız için dört dolar vereceğiz."Vi vil give jer 30 kroner -- 20 kroner for jeres tid."
Size zamanınız için dört dolar vereceğiz."We geven je vijf dollar - vier dollar voor je tijd."
Size zamanınız için dört dolar vereceğiz."Wir geben Ihnen fünf Tacken - vier Dollar für Ihre Zeit."
Size zamanınız için dört dolar vereceğiz.Wynagrodzenie 5 dolarów za sesję.
Size zamanınız için dört dolar vereceğiz."Zaplatíme Vám päť dolárov -- štyri doláre za Váš čas."
Size zamanınız için dört dolar vereceğiz."Θα σας δώσουμε μερικά χρήματα - τέσσερα δολάρια για το χρόνο σας".
Size zamanınız için dört dolar vereceğiz."Ми дамо вам 5$ - 4$ за ваш час.
Size zamanınız için dört dolar vereceğiz."Мы дадим вам пять долларов — четыре доллара за ваше время".
Size zamanınız için dört dolar vereceğiz."Ще ви дадем пет -- четири долара за вашето време."
Size zamanınız için dört dolar vereceğiz."תקבלו 4 דולר תמורת זמנכם,
Size zamanınız için dört dolar vereceğiz."سوف نعطيكم خمسة دولارات -- أربعة دولارات لقاء وقتكم."
Size zamanınız için dört dolar vereceğiz.そしてこうも言いました「大学生はお断り
"Sizin meclis dışında kalmanız için oy vereceğiz" dediler. Adam seçimi kaybetti."Θα ψηφίσουμε για να φύγεις".
"Sizin meclis dışında kalmanız için oy vereceğiz" dediler."Kami akan mengeluarkan Anda dari kantor."
"Sizin meclis dışında kalmanız için oy vereceğiz" dediler."Ki fogunk szavazni a hivatalból."
"Sizin meclis dışında kalmanız için oy vereceğiz" dediler."우리는 당신을 낙선시키겠소."라고 말했죠.
"Sizin meclis dışında kalmanız için oy vereceğiz" dediler."Nous allons voter pour vous faire partir."
"Sizin meclis dışında kalmanız için oy vereceğiz" dediler."Vamos fazer com que não seja reeleito".
"Sizin meclis dışında kalmanız için oy vereceğiz" dediler."Vi vil stemme dig ud af parlamentet."
"Sizin meclis dışında kalmanız için oy vereceğiz" dediler."Vom vota excluderea ta din conducere"
"Sizin meclis dışında kalmanız için oy vereceğiz" dediler."Votaremos para que pierdas el puesto".
"Sizin meclis dışında kalmanız için oy vereceğiz" dediler."Voteremo per toglierle l'incarico."
"Sizin meclis dışında kalmanız için oy vereceğiz" dediler."Wij gaan je wegstemmen."
"Sizin meclis dışında kalmanız için oy vereceğiz" dediler."Wir werden dich abwählen."
"Sizin meclis dışında kalmanız için oy vereceğiz" dediler."Ми голосуватимемо, щоб тебе зняли з посади".
"Sizin meclis dışında kalmanız için oy vereceğiz" dediler."Мы добьёмся, что ты потеряешь свой пост".
"Sizin meclis dışında kalmanız için oy vereceğiz" dediler."Ние ще гласуваме против вас."
"Sizin meclis dışında kalmanız için oy vereceğiz" dediler."אנו נדיח אותך מתפקידך".
"Sizin meclis dışında kalmanız için oy vereceğiz" dediler."سوف نصوت لإبعادك من منصبك."
"Sizin meclis dışında kalmanız için oy vereceğiz" dediler.今日 その男は議会にいません
Sonra dışarıya nefes vereceğiz, bunun için vücudumuzdaki그리고 우리가 숨을 내쉴 때는
Sonra dışarıya nefes vereceğiz, bunun için vücudumuzdakiY entonces cuando respiramos, vamos a tener carbono
Sonra dışarıya nefes vereceğiz, bunun için vücudumuzdakiКогато издишеаме, въглеродния
Sonra dışarıya nefes vereceğiz, bunun için vücudumuzdakiואז, כאשר אנו נושפים, יש לנו פחמן-דו-חמצני בדמנו,והוא נספג בנאדיות
Sonra dışarıya nefes vereceğiz, bunun için vücudumuzdakiوعندما نخرج الهواء خارجا فإن لدينا ثاني أكسيد
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Aşa că m-am dus să mă întâlnesc cu fratele şi tatăl său şi le-am spus: "Vă vom da aceşti bani.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Así que fui y me reuní con su hermano y su padre y les dije: "Vamos a darles este dinero.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Então fui conhecer o seu irmão e o seu pai e disse, "Vamos dar-vos este dinheiro.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Ich traf mich mit seinem Vater und seinen Bruder und sagte:
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Ik ging zijn broer en vader opzoeken, en zei: "We zullen je geld geven.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Jadi saya pergi bertemu saudara dan ayahnya dan berkata, "Kami akan memberikan uang ini.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Jeg tog ud og mødte hans bror og far og sagde, "Vi vil give jer disse penge.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Je suis donc allé rencontrer son frère et son père et j'ai dit, " Nous allons vous donner de l'argent.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.그래서 제가 가서 그의 형과 아버지를 만나서 물었습니다, "저희가 이 돈을 드릴께요.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Quindi andai ed incontrai il fratello e il padre e dissi: "Vi daremo questi soldi.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Spotkałem się z jego bratem i ojcem i powiedziałem: "Damy wam te pieniądze.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Srečal sem se z njegovim bratom in očetom in rekel, "Dali vam bomo denar.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Tak jsem šel navštívit jeho bratra a otce a řekl jim, "Chtěli bychom vám dát peníze.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Takže som sa stretol s jeho bratom a otcom a povedal, "Dáme vám toľkoto peňazí.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Találkoztam az apjával és a bátyjával, és azt mondtam: "Odaadjuk nektek ezt a pénzt.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Tôi đến gặp anh trai và bố của Tony và nói với họ, "Chúng tôi sẽ tài trợ cho ông số tiền này.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Συναντήθηκα λοιπόν με τον αδερφό του και τον πατέρα του και τους είπα, "Θα σας δώσουμε αυτά τα λεφτά.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Така че аз отидох и се срещнах с брат му и баща му и им казах: "Ще ви дадем тези пари.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Я встретился с его братом и отцом и сказал: "Мы дадим вам эти деньги.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Я зустрівся з його братом та батьком і сказав: "Ми збираємося дати вам ці гроші.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.אז החלטנו שאנחנו הולכים לתת חסות
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.فذهبت واجتمعت مع شقيقه ووالده وقالت "نحن ننوي ان نعطيكم هذا المال.