vereceğim ile cümle
vereceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Şam surlarını ateşe vereceğim, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.››I rozniecę ogieó w murze Damaszku, który strawi pałace Benadadowe.
‹‹Şam surlarını ateşe vereceğim, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.››Ja minä sytytän Damaskon muurit tuleen, ja se on kuluttava Benhadadin palatsit."
‹‹Şam surlarını ateşe vereceğim, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.››Jeg sætter Ild på Damaskuss Mur, og den skal fortære Benhadads Borge.
‹‹Şam surlarını ateşe vereceğim, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.››Jeg vil sette ild på Damaskus' mur, og den skal fortære Benhadads palasser.
‹‹Şam surlarını ateşe vereceğim, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.››Je mettrai le feu aux murs de Damas, Et il dévorera le palais de Ben Hadad.
‹‹Şam surlarını ateşe vereceğim, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.››내가 다메섹의 성벽에 불을 놓으리니 벤하닷의 궁전이 살라지리라
‹‹Şam surlarını ateşe vereceğim, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.››Och jag skall tända eld på Damaskus' murar, och elden skall förtära Ben-Hadads palatser.
‹‹Şam surlarını ateşe vereceğim, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.››Prenderé fuego al muro de Damasco, el cual devorará los palacios de Ben-hadad.
‹‹Şam surlarını ateşe vereceğim, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.››Ta sẽ đốt lửa nơi tường thành Ða - mách , nó sẽ thiêu_hủy các cung_điện Bên-Ha-đát .
‹‹Şam surlarını ateşe vereceğim, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.››Ta sẽ đốt lửa nơi tường thành Ða-mách, nó sẽ thiêu hủy các cung điện Bên-Ha-đát.
‹‹Şam surlarını ateşe vereceğim, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.››Und ich will in den Mauern von Damaskus ein Feuer anzünden, daß es die Paläste Benhadads verzehren soll.
‹‹Şam surlarını ateşe vereceğim, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.››,,Voi pune foc zidurilor Damascului, şi va mistui casele împărăteşti din ben-Hadad.``
‹‹Şam surlarını ateşe vereceğim, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.››Και θελω αναψει πυρ εν τω τειχει της Δαμασκου και θελει καταφαγει τα παλατια του Βεν-αδαδ.
‹‹Şam surlarını ateşe vereceğim, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.››В стената на Дамаск Аз ще запаля огън, Който ще пояде палатите на Венадада.
‹‹Şam surlarını ateşe vereceğim, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.››И зажгу огонь в стенах Дамаска, и истребит чертоги Венадада.
‹‹Şam surlarını ateşe vereceğim, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.››והצתי אש בחומת דמשק ואכלה ארמנות בן הדד׃
‹‹Şam surlarını ateşe vereceğim, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.››واشعل نارا في سور دمشق فتاكل قصور بنهدد
‹‹Şam surlarını ateşe vereceğim, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.››我 必 在 大 馬 色 革 城 中 使 火 覂 起 、 燒 滅 便 哈 達 的 宮 殿
‹‹Şam surlarını ateşe vereceğim, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.››我 必 在 大馬色 革 城中 使 火覂起 、 燒滅 便 哈達 的 宮殿
Sana 100 üzerinden, 99 veriyorum, ama eğer domuz eti yemeyi bırakırsan, sana 100'de 100 vereceğim."말이 "당신은 괜찮은 인간, 스마트 역사, 99로 당신에 게 줄 거 야 인간 하 고 당신에 게 줄 거 야 돼지고기를 먹는 중지 100. "
Sana 100 üzerinden, 99 veriyorum, ama eğer domuz eti yemeyi bırakırsan, sana 100'de 100 vereceğim."Autant que je crains, c'est mon nom officiel.
Sana 100 üzerinden, 99 veriyorum, ama eğer domuz eti yemeyi bırakırsan, sana 100'de 100 vereceğim."Ich bege dir eine 99 als Mensch. Sobald du aufhörst Schweinefleisch zu essen kriegst du eine 100!"
Sana 100 üzerinden, 99 veriyorum, ama eğer domuz eti yemeyi bırakırsan, sana 100'de 100 vereceğim."ويقول " أنتِ انسانة كريمة، مؤرخة ذكية، سأعطيك 99 كانسانة، و " وعندما تتوقفين عن أكل لحم الخنزير سأعطيك 100."
"Sana bazı yapı taşları vereceğim ve bunlar doğrusal olmayan kaktüs taşları.Je krijgt van mij wat blokken. Het zijn afgeronde cactus-bouwblokken, dus het is verantwoord.'
"Sana bazı yapı taşları vereceğim ve bunlar doğrusal olmayan kaktüs taşları.장난감 블록을 줄게, 선인장 쌓기 블록인데, 블록이 동그랗게 생겼지.
"Sana bazı yapı taşları vereceğim ve bunlar doğrusal olmayan kaktüs taşları. Yani tamamen meşru."Adok neked néhány építőkockát, ezek nem egyenes kaktusz építőkockák, szóval teljesen rendben van."
"Sana bazı yapı taşları vereceğim ve bunlar doğrusal olmayan kaktüs taşları. Yani tamamen meşru."Bố sẽ đưa con một số cục xếp hình và chúng là những khối mềm hình xương rồng nên chúng rất hợp pháp"
"Sana bazı yapı taşları vereceğim ve bunlar doğrusal olmayan kaktüs taşları. Yani tamamen meşru."Dostaniesz trochę klocków, zaokrąglonych, w kształcie kaktusa, to będzie bezpieczne".
"Sana bazı yapı taşları vereceğim ve bunlar doğrusal olmayan kaktüs taşları. Yani tamamen meşru."Ich gebe dir ein paar Bausteine, ein paar ungeradlinige Bausteine für einen Kaktus, also war alles klar."
"Sana bazı yapı taşları vereceğim ve bunlar doğrusal olmayan kaktüs taşları. Yani tamamen meşru."Jag ska ge dig några klossar och de är rundade kaktusklossar så det är helt okej."
"Sana bazı yapı taşları vereceğim ve bunlar doğrusal olmayan kaktüs taşları. Yani tamamen meşru."O să-ți dau niște jucării de construit, sunt jucării nerectilinii, în formă de cactus, deci totul e OK."
"Sana bazı yapı taşları vereceğim ve bunlar doğrusal olmayan kaktüs taşları. Yani tamamen meşru."Te daré algunos bloques de construcción son bloques de cactus no rectilíneos, algo totalmente legítimo".
"Sana bazı yapı taşları vereceğim ve bunlar doğrusal olmayan kaktüs taşları. Yani tamamen meşru."Θα σου δώσω μερικά τουβλάκια και είναι μη ευθυγραμμισμένα τουβλάκια σε σχήμα κάκτου οπότε είναι ό,τι πρέπει".
"Sana bazı yapı taşları vereceğim ve bunlar doğrusal olmayan kaktüs taşları. Yani tamamen meşru."Ето и няколко блокчета конструктор, конструктор с формата на заоблен кактус, но няма проблем."
"Sana bazı yapı taşları vereceğim ve bunlar doğrusal olmayan kaktüs taşları. Yani tamamen meşru."Я дам тобі декілька будівельних блоків - криволінійних кубиків із конструктора-кактуса - дуже-дуже класних".
"Sana bazı yapı taşları vereceğim ve bunlar doğrusal olmayan kaktüs taşları."אני עומד לתת לך כמה לבני בניין "והן לבני בניין לא מרובעות בצורת קקטוס,
"Sana bazı yapı taşları vereceğim ve bunlar doğrusal olmayan kaktüs taşları.سأعطيك بعض مكعبات البناء و هي مكعبات بناء صبارية ليست مستقيمة الخطوط،
"Sana bazı yapı taşları vereceğim ve bunlar doğrusal olmayan kaktüs taşları.直線のないサボテン型の積み木 だから 本物だよ」
Sana benim aldığımdan çok daha fazlasını vereceğim.Darte mucho mas de lo que obtenga
Sana benim aldığımdan çok daha fazlasını vereceğim.Prometto di dare più di quello che ricevo
Sana benim aldığımdan çok daha fazlasını vereceğim.愛してる、愛してる...
Sana bir ad vereceğim.Dam ci nazwisko.
Sana bir ad vereceğim.Jag ska ge dig ett namn.
Sana bir ad vereceğim.Jeg vil give dig et navn.
Sana bir ad vereceğim.Minä annan sinulle toisen.
Sana bir ad vereceğim.Te daré un nombre.
Sana bir ad vereceğim.Ti darò un nome.
Sana bir ad vereceğim.Vou dar-te um nome.
Sana bir ad vereceğim.Θα σου δώσω ένα όνομα.
Sana bir ad vereceğim.Я дам тебе имя.
Sana biraz avans vereceğim.Aku akan memberimu sejumlah cred.
Sana biraz avans vereceğim.Dám ti nějaký kredit.
Sana biraz avans vereceğim.Das verdient Respekt.
Sana biraz avans vereceğim.Du får lidt cred.
Sana biraz avans vereceğim.Ik geef je wat krediet.
Sana biraz avans vereceğim.Saat tunnustusta.
Sana biraz avans vereceğim.Te voy a dar un poco de crédito.
Sana biraz avans vereceğim.Tôi sẽ cho các anh một sự tin tưởng.
Sana biraz avans vereceğim.Tớ sẽ thêm cho cậu một số một vài số nữa.
Sana biraz avans vereceğim.Va bene. Un punto per te.