vereceğim ile cümle
vereceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
O bana, ben, böyle bir gerçek galibi talep bir şey vereceğim.Il va me donner quelque chose que je demande un vrai gagnant de ce genre.
O bana, ben, böyle bir gerçek galibi talep bir şey vereceğim.그는 내게 이렇게 진짜 우승자 원하시 는건 뭐든 들어주지.
O bana, ben, böyle bir gerçek galibi talep bir şey vereceğim.Majd adj nekem bármit kérek egy igazi győztes, mint ez.
O bana, ben, böyle bir gerçek galibi talep bir şey vereceğim.Mi darà tutto quello che chiedono un vincitore vero e proprio come questo.
O bana, ben, böyle bir gerçek galibi talep bir şey vereceğim.On bo dal vse, kar me prosim za pravega zmagovalca, kot je ta.
O bana, ben, böyle bir gerçek galibi talep bir şey vereceğim.On da mi coś proszę o prawdziwym zwycięzcą w ten sposób.
O bana, ben, böyle bir gerçek galibi talep bir şey vereceğim.Ông sẽ cung cấp cho tôi bất cứ điều gì tôi yêu cầu một người chiến thắng thực sự như thế này.
O bana, ben, böyle bir gerçek galibi talep bir şey vereceğim.Αυτός θα μου δώσει τίποτα να ζητήσω ένα πραγματικό νικητή όπως αυτή.
O bana, ben, böyle bir gerçek galibi talep bir şey vereceğim.Він дасть мені все, що я прошу для реального переможця, як це.
O bana, ben, böyle bir gerçek galibi talep bir şey vereceğim.Он даст мне все, что я прошу для реального победителя, как это.
O bana, ben, böyle bir gerçek galibi talep bir şey vereceğim.Той ще ми даде всичко, аз питам за истински победител, като това.
O bana, ben, böyle bir gerçek galibi talep bir şey vereceğim.وانه سوف تعطيني شيئا أسأل عن الفائز الحقيقي من هذا القبيل.
O bana, ben, böyle bir gerçek galibi talep bir şey vereceğim.私は金鉱山のを持っている。私の帽子はどこにありますか?
Odanı da geri vereceğim.Đương nhiên là phòng ở đây cũng trả lại cho chú.
Odanı da geri vereceğim.E me ne andrō anche dalla tua stanza qui.
Odanı da geri vereceğim.És elhúzok ebből a szobából is.
Odanı da geri vereceğim.Et je partirai de la chambre.
Odanı da geri vereceğim.سأعيد إليك غرفتك أيضاً
O da sordu, "Tamam ama çikolatayı vereceğimPak řekla: "Nejdřív, kde je Bůh, abych mu dala čokoládu?"
O da sordu, "Tamam ama çikolatayı vereceğimЗатем она сказала: "Где сперва Бог, которму я дам шоколад?" Я сказал:
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.A vylejem svoju prchlivosť na Sín, pevnosť Egypta, a vyplienim množstvo No-a.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Derramaré mi ira sobre Sin, la fortaleza de Egipto, y exterminaré la multitud de Tebas
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.e derramarei o meu furor sobre Pelúsio, a fortaleza do Egito, e exterminarei a multidão de Tebas;
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.És kiöntöm haragomat Sinre, Égyiptom erõsségére, és kivágom a sokaságot Nóból.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Îmi voi vărsa urgia asupra Sinului, cetăţuia Egiptului, şi voi nimici cu desăvîrşire mulţimea din No.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.In izlijem jezo svojo nad Sin, trdnjavo egiptovsko, in množico iz Teb iztrebim.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Jeg udøser min Vrede over Sin, Ægyptens Bolværk, og udrydder Nos larmende Hob.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Jeg vil utøse min harme over Sin, Egyptens sterke vern, og jeg vil utrydde den larmende hop i No.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Je répandrai ma fureur sur Sin, la forteresse de l`Égypte, Et j`exterminerai la multitude de No.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.내 분노를 애굽의 견고한 성 신에 쏟고 또 노의 무리를 끊을 것이라
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Minä vuodatan kiivauteni Siiniin, Egyptin linnoitukseen, hävitän Noon meluavat joukot
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Och jag skall utgjuta min vrede över Sin, Egyptens värn, och utrota den larmande hopen i No.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Scatenerò l'ira su Sin, la roccaforte d'Egitto, sterminerò la moltitudine di Tebe
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Ta sẽ đổ cơn giận ta trên Sin , là thành vững_bền của Ê - díp-tô , và sẽ diệt dân_chúng của Nô .
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Ta sẽ đổ cơn giận ta trên Sin, là thành vững bền của Ê-díp-tô, và sẽ diệt dân chúng của Nô.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.und will meinen Grimm ausschütten über Sin, die Festung Ägyptens, und will die Menge zu No ausrotten.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Vyleji prchlivost svou i na Sin, pevnost Egyptskou, a vypléním množství No.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Wyleję też popędliwość moję na Syn, obronne miejsce Egipskie, a wytracę mnóstwo z No.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Και θελω εκχεει τον θυμον μου επι Σιν την ισχυν της Αιγυπτου, και θελω εκκοψει το πληθος της Νω.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.И изолью ярость Мою на Син, крепость Египта, и истреблю многолюдие в Но.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Ще излея яростта Си върху Египетската крепост Син, и ще изсека голямото население на Но.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.ושפכתי חמתי על סין מעוז מצרים והכרתי את המון נא׃
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.واسكب غضبي على سين حصن مصر واستأصل جمهور نو.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.我 必 將 我 的 忿 怒 倒 在 埃 及 的 保 障 上 、 就 是 訓 上 . 並 要 剪 除 挪 的 眾 人
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.我 必 將 我 的 忿怒 倒在 埃及 的 保障 上 、 就是 訓上.並要 剪除 挪 的 眾人
O halde soru, bizim bu tür olaylar karşısında nasıl yanıt vereceğimizdir.Die Frage ist, wie wir reagieren.
O halde soru, bizim bu tür olaylar karşısında nasıl yanıt vereceğimizdir.Entonces, la pregunta es, cómo respondemos.
O halde soru, bizim bu tür olaylar karşısında nasıl yanıt vereceğimizdir.السؤال إذن، هو كيف نرد.
O halde soru, bizim bu tür olaylar karşısında nasıl yanıt vereceğimizdir.この点は合意しなければなりません 愚かな暴力を正当化する言論などないのです
Oh! Burada! O zaman ben hemen ona selam vereceğim.!إنه هنا إذاً سأقوم بتحيته قليلاً فحسب
Oh! Burada! O zaman ben hemen ona selam vereceğim.挨拶だけ?
Okuduğunuz gürültülü şarkılara son vereceğim. Lirlerinizin sesi bir daha duyulmayacak.Aku akan menghentikan segala nyanyianmu dan musik kecapimu
Okuduğunuz gürültülü şarkılara son vereceğim. Lirlerinizin sesi bir daha duyulmayacak.A tak přítrž učiním hluku zpěvů tvých, a zvuku citar tvých aby nebylo slýcháno více.
Okuduğunuz gürültülü şarkılara son vereceğim. Lirlerinizin sesi bir daha duyulmayacak.A tak učiním prietrž huku tvojich spevov, ani sa viacej nepočuje zvuk tvojich hárf.
Okuduğunuz gürültülü şarkılara son vereceğim. Lirlerinizin sesi bir daha duyulmayacak.E eu farei cessar o arruído das tuas cantigas, e o som das tuas harpas não se ouvira mais;
Okuduğunuz gürültülü şarkılara son vereceğim. Lirlerinizin sesi bir daha duyulmayacak.És megszüntetem éneklésed hangosságát, és cziteráid zengése nem hallatik többé.
Okuduğunuz gürültülü şarkılara son vereceğim. Lirlerinizin sesi bir daha duyulmayacak.Farò cessare lo strepito delle tue canzoni e non si udrà più il suono delle tue cetre
Okuduğunuz gürültülü şarkılara son vereceğim. Lirlerinizin sesi bir daha duyulmayacak.Haré cesar el bullicio de tus canciones; no se volverá a oír el sonido de tus arpas
Okuduğunuz gürültülü şarkılara son vereceğim. Lirlerinizin sesi bir daha duyulmayacak.In storim, da umolkne glas pesmi tvojih in brenk citer tvojih se ne bo slišal več.
Okuduğunuz gürültülü şarkılara son vereceğim. Lirlerinizin sesi bir daha duyulmayacak.I uczynię. że ustanie głos pieśni twoich, a dźwięk harf twoich nie będzie więcej słyszany.