vereceğim ile cümle
vereceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu öyle sıradışı bir soru ki, nasıl cevap vereceğimi bilmiyorum.Det är en sån stor fråga. Jag vet inte vad jag ska svara.
Bu öyle sıradışı bir soru ki, nasıl cevap vereceğimi bilmiyorum.Det er jo et stort spørgsmål. Jeg ved ikke, hvad jeg skal svare.
Bu öyle sıradışı bir soru ki, nasıl cevap vereceğimi bilmiyorum.Es una pregunta tan sorprendente, que no sé qué contestar.
Bu öyle sıradışı bir soru ki, nasıl cevap vereceğimi bilmiyorum.É uma pergunta extraordinária, mas não sei o que responder.
Bu öyle sıradışı bir soru ki, nasıl cevap vereceğimi bilmiyorum.È una domanda così straordinaria, che non sono sicura di come rispondere.
Bu öyle sıradışı bir soru ki, nasıl cevap vereceğimi bilmiyorum.Kysymys on niin erikoinen, että en tiedä, mitä vastata.
Bu öyle sıradışı bir soru ki, nasıl cevap vereceğimi bilmiyorum.To takie niezwykłe pytanie, że nie wiem, co odpowiedzieć.
Bu öyle sıradışı bir soru ki, nasıl cevap vereceğimi bilmiyorum.Είναι πολύ εξωπραγματική η ερώτηση. Δεν ξέρω τι να απαντήσω.
Bu öyle sıradışı bir soru ki, nasıl cevap vereceğimi bilmiyorum.Это такой необычный вопрос, я даже не знаю, что ответить.
Bu oyunu sizin sesinizi kullanarak kontrol etmenize izin vereceğim.Allora, lascerò controllare il gioco a tutti voi usando le vostre voci.
Bu oyunu sizin sesinizi kullanarak kontrol etmenize izin vereceğim.Alors je vais vous tous, vous laisser contrôler de ce jeu à l'aide de vos voix.
Bu oyunu sizin sesinizi kullanarak kontrol etmenize izin vereceğim.Am să vă las pe voi să controlați acest joc cu ajutorul vocilor.
Bu oyunu sizin sesinizi kullanarak kontrol etmenize izin vereceğim.Dam wam kontrolować grę przez użycie głosów.
Bu oyunu sizin sesinizi kullanarak kontrol etmenize izin vereceğim.Ich lasse Sie alle also dieses Spiel mit Ihren Stimmen kontrollieren.
Bu oyunu sizin sesinizi kullanarak kontrol etmenize izin vereceğim.Jullie gaan allemaal dit spel controleren door jullie stem.
Bu oyunu sizin sesinizi kullanarak kontrol etmenize izin vereceğim.여러분 모두 이 게임을 해보세요. 여러분 목소리를 쓰세요.
Bu oyunu sizin sesinizi kullanarak kontrol etmenize izin vereceğim.Les voy a pedri a todos Uds. que controlen este juego utilizando sus voces.
Bu oyunu sizin sesinizi kullanarak kontrol etmenize izin vereceğim.Most lehetővé teszem mindannyiuk számára, hogy a hangjukkal irányítsák ezt a játékot.
Bu oyunu sizin sesinizi kullanarak kontrol etmenize izin vereceğim.Nên tôi sẽ để cho các bạn điều khiển trò chơi này bằng cách sử dụng giọng nói của mình.
Bu oyunu sizin sesinizi kullanarak kontrol etmenize izin vereceğim.Så nu vil jeg lade jer alle styre dette spil ved at bruge stemmerne.
Bu oyunu sizin sesinizi kullanarak kontrol etmenize izin vereceğim.Vou deixar-vos controlar este jogo através das vossas vozes.
Bu oyunu sizin sesinizi kullanarak kontrol etmenize izin vereceğim.Θα σας αφήσω λοιπόν όλους να ελέγξετε το παιχνίδι χρησιμοποιώντας τις φωνές σας.
Bu oyunu sizin sesinizi kullanarak kontrol etmenize izin vereceğim.Ви всі будете брати участь у керуванні грою, використовуючи голоси.
Bu oyunu sizin sesinizi kullanarak kontrol etmenize izin vereceğim.Я собираюсь позволить вам всем управлять этой игрой, используя ваши голоса.
Bu oyunu sizin sesinizi kullanarak kontrol etmenize izin vereceğim.אז אני אתן לכם לשלוט במשחק הזה עם קולותיכם.
Bu oyunu sizin sesinizi kullanarak kontrol etmenize izin vereceğim.سأترككم جميعا تجربون التحكم في هذه اللعبة باستخدام أصواتكم.
Bu oyunu sizin sesinizi kullanarak kontrol etmenize izin vereceğim.ゲームに参加できます (虫の音)(叫び)(ガブッ)
Bu oyunu sizin sesinizi kullanarak kontrol etmenize izin vereceğim.你哋都可以用你哋嘅聲音控制呢個遊戲
Burada hiç parantezimiz yok İçinde parantezler olan bazı örnekler vereceğim.Nie mamy tu żadnych nawiasów - wykonam jakieś działanie które ma nawiasy.
Burada hiç parantezimiz yok İçinde parantezler olan bazı örnekler vereceğim.Nincs zárójelünk itt - majd csinálok olyan példát is, ahol lesznek zárójelek.
Burada hiç parantezimiz yok İçinde parantezler olan bazı örnekler vereceğim.Non abbiamo parentesi qui farò alcuni esempi che hanno parentesi.
Burada hiç parantezimiz yok İçinde parantezler olan bazı örnekler vereceğim.Δεν έχουμε παρενθέσεις εδώ - θα κάνω κάποια παραδείγματα που θα έχουν παρενθέσεις.
Burada hızlı bir örnek vereceğim.Dam wam tu szybko przykład.
Burada hızlı bir örnek vereceğim.Ich gebe Ihnen hier ein kurzes Beispiel.
Burada hızlı bir örnek vereceğim.Ik geef snel een voorbeeld.
Burada hızlı bir örnek vereceğim.Je vais vous en donner un exemple rapide.
Burada hızlı bir örnek vereceğim.좋은 예을 하나 보여주죠.
Burada hızlı bir örnek vereceğim.Rychle vám ukážu jeden příklad.
Burada hızlı bir örnek vereceğim.Saya akan memberikan contoh
Burada hızlı bir örnek vereceğim.Tôi sẽ nêu nhanh một ví dụ thế này.
Burada hızlı bir örnek vereceğim.Vă voi da un exemplu rapid.
Burada hızlı bir örnek vereceğim.Vi faccio un rapido esempio.
Burada hızlı bir örnek vereceğim.Vou dar aqui um exemplo rápido.
Burada hızlı bir örnek vereceğim.Voy a daros un ejemplo rápido.
Burada hızlı bir örnek vereceğim.Θα σας δώσω ένα γρήγορο παράδειγμα.
Burada hızlı bir örnek vereceğim.Коротко наведу приклад.
Burada hızlı bir örnek vereceğim.Ще дам един бърз пример.
Burada hızlı bir örnek vereceğim.Я приведу небольшой пример.
Burada hızlı bir örnek vereceğim.אני הולך לתת דוגמה מהירה כאן.
Burada hızlı bir örnek vereceğim.سوف أعطيكم مثال سريع على ذلك هنا
Burada hızlı bir örnek vereceğim.これはリオにあるファヴェーラの古いビルです
Burada! O zaman ben hemen ona selam vereceğim.Il est là ! <BR><BR>Je vais juste aller lui faire un petit coucou.
Bu sabah, ilk kez vereceğim bir slayt gösterisi yapacağım.Esta manhã vou mostrar um slideshow mais curto que apresentar pela primeira vez, por isso... (Aplausos)
Bu sabah, ilk kez vereceğim bir slayt gösterisi yapacağım.오늘 아침에는 짧은 슬라이드 쇼를 하나 보여드리려고 합니다. 처음으로요. 그러니까 -- 글쎄요. 높은 기대를 원하지 않습니다. 필요하지도 않구요.
Bu sabah, ilk kez vereceğim bir slayt gösterisi yapacağım.Quella di stamattina sarà breve ed è la prima volta, quindi --
Bu sabah, ilk kez vereceğim bir slayt gösterisi yapacağım.המצגת שאני מציג הבוקר היא קצרה, ואני מציג אותה בפעם הראשונה כך ש...אין לי רצון או צורך להרים את הרף;
Bu sabah, ilk kez vereceğim bir slayt gösterisi yapacağım.وسأقدم هذا الصباح عرضاً قصيراً أقدمه لأول مرة على الإطلاق حسناً، أنا لا أحاول ولا أحتاج إلى امتداحه
Bu sabah, ilk kez vereceğim bir slayt gösterisi yapacağım.プレゼンを披露したいと思っています ハードルを上げたりするつもりも必要もありません 実はハードルを下げようとしているのです...
Bu sana anlamlı gelmiyorsa vereceğim örnekten sonra umarım hemen anlam kazanır.A ak vám to nedáva zmysel , tak vám dúfam pomôžu príklady , ktoré teraz ukážem.
Bu sana anlamlı gelmiyorsa vereceğim örnekten sonra umarım hemen anlam kazanır.Als dit onduidelijk is voor jouw, dan zal het hopelijk dadelijk duidelijk worden zodra ik een voorbeeld geef.