vereceğim ile cümle

vereceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Mutta hänen poikansa kädestä minä otan kuninkuuden ja annan sen sinulle, nimittäin ne kymmenen sukukuntaa,
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.nem az õ fiának kezétõl [már] elveszem a királyságot, és néked adom azt, tudniillik a tíz nemzetséget.
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Nhưng ta sẽ đoạt lấy nước khỏi tay con trai người, mà trao cho ngươi mười chi phái.
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Nhưng ta sẽ đoạt lấy nước khỏi tay con_trai người , mà trao cho ngươi mười chi_phái .
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Pero quitaré el reino de mano de su hijo y a ti te daré las diez tribus
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Toglierò il regno dalla mano di suo figlio e ne consegnerò a te dieci tribù
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Vzamem pa kraljestvo iz roke sinu njegovega ter ga dam tebi, namreč desetero rodov.
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.θελω ομως λαβει την βασιλειαν εκ της χειρος του υιου αυτου και δωσει αυτην εις σε, τας δεκα φυλας
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.но возьму царство из руки сына его и дам тебе из него десять колен;
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Обаче, ще отнема царството от ръката на сина му, и ще го дам на тебе, сиреч , десет племена;
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.ולקחתי המלוכה מיד בנו ונתתיה לך את עשרת השבטים׃
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.وآخذ المملكة من يد ابنه واعطيك اياها اي الاسباط العشرة.
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.我 必 從 他 兒 子 的 手 裡 將 國 奪 回 、 以 十 個 支 派 賜 給 你
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.我 必從 他 兒子 的 手裡將國奪 回 、 以 十 個 支派 賜給 你
Ancak... zamanı gelince size çok iş vereceğim.Däremot... När tiden är inne har jag mycket arbete åt er.
Ancak... zamanı gelince size çok iş vereceğim. -Hazırlıklı olun.Porém... ... quando chegar a altura, terei muito trabalho para vocês, por isso, estejam preparados.
Ancak... zamanı gelince size çok iş vereceğim.In ogni caso... quando arriverà il momento, avrò molto lavoro da assegnarvi,
Ancak... zamanı gelince size çok iş vereceğim.Jednak... Gdy nadejdzie pora, będę miał dla was dużo pracy,
Ancak... zamanı gelince size çok iş vereceğim.- og vær diskrete. Når tiden er inde, har jeg meget arbejde til jer.
Ancak... zamanı gelince size çok iş vereceğim.Όμως... όταν έρθει η ώρα θα έχω πολλή δουλειά για εσάς,
Ancak... zamanı gelince size çok iş vereceğim.Однако... когда придёт время, у меня для вас будет много работы,
Anıt olarak diktiğim bu taş Tanrı'nın evi olacak. Bana vereceğin her şeyin ondalığını sana vereceğim.››내가 기둥으로 세운 이 돌이 하나님의 전이 될 것이요 하나님께서 내게 주신 모든 것에서 십분 일을 내가 반드시 하나님께 드리겠나이다 하였더라
Anıt olarak diktiğim bu taş Tanrı'nın evi olacak. Bana vereceğin her şeyin ondalığını sana vereceğim.››Questa pietra, che io ho eretta come stele, sarà una casa di Dio; di quanto mi darai io ti offrirò la decima»
Anıt olarak diktiğim bu taş Tanrı'nın evi olacak. Bana vereceğin her şeyin ondalığını sana vereceğim.››и тоя камък, който изправих за стълб, ще бъде Божий дом; и от всичко, що ми дадеш, ще дам десетък на Тебе.
Anıt olarak diktiğim bu taş Tanrı'nın evi olacak. Bana vereceğin her şeyin ondalığını sana vereceğim.››והאבן הזאת אשר שמתי מצבה יהיה בית אלהים וכל אשר תתן לי עשר אעשרנו לך׃
Anıt olarak diktiğim bu taş Tanrı'nın evi olacak. Bana vereceğin her şeyin ondalığını sana vereceğim.››وهذا الحجر الذي اقمته عمودا يكون بيت الله وكل ما تعطيني فاني اعشّره لك
Anıt olarak diktiğim bu taş Tanrı'nın evi olacak. Bana vereceğin her şeyin ondalığını sana vereceğim.››我 所 立 為 柱 子 的 石 頭 、 也 必 作 神 的 殿 . 凡 你 所 賜 給 我 的 、 我 必 將 十 分 之 一 獻 給 你
Anıt olarak diktiğim bu taş Tanrı'nın evi olacak. Bana vereceğin her şeyin ondalığını sana vereceğim.››我 所立為 柱子 的 石頭 、 也必作神 的 殿 . 凡 你 所賜給 我 的 、 我 必將 十分之一 獻給你
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Doložím to na celkom konkrétnych príkladoch, vždy v kontexte širších súvislostí.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.J'illustrerai cela par des exemples concrets, mais en indiquant toujours les grandes tendances.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.몇가지 꽤 구체적인 사례를 들고자 합니다. 동시에 더 폭넓은 주제로 유도하고 말이죠.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Konkrét példákon fogom bemutatni, de észben tartva teljes képet.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Saya akan ilustrasikan dengan contoh-contoh konkrit, tapi yang selalu mengacu ke tema-tema yang lebih besar.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Vou ilustrar isso com alguns exemplos concretos, mas tendo sempre em consideração os temas mais gerais.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Voy a ilustrar esto con algunos ejemplos bastante concretos, pero apuntando siempre a contextos más amplios.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Zobrazuję to dość konkretnymi przykładami, lecz zawsze mając na myśli szersze pojęcie.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Θα το αποικονίσω με μερικά πιο συγκεκριμένα παραδείγματα, αλλά πάντα θίγοντας και τα ευρύτερα θέματα.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.В качестве иллюстрации я собираюсь использовать конкретные примеры, но со ссылкой на более широкие темы.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Ще я илюстрирам с конкретни примери, свързани и с по-широкия контекст.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.אבהיר זאת עם כמה דוגמאות מוחשיות למדי, אבל תמיד מכוונות לתמונה הרחבה.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.سأقوم بتوضيح ذلك مع أمثلة ملموسة الى حد ما، لكن دائماً أشير الى المواضيع الأعم.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.見据えているのは 常により広い主題です あなた方が いつか 自らに問うだろう疑問
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.A dáš do truhly svědectví, kteréž dám tobě.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.A dáš do truhly svedoctvo, ktoré ti dám.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.A włożysz w tę skrzynię świadectwo, któreć dam.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.E porás na arca o testemunho, que eu te darei.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.És a bizonyságot, a melyet néked adok, tedd a ládába.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.In de ark moeten de stenen plaquettes waar de wet op staat, komen te liggen.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Ja pane arkkiin laki, jonka minä sinulle annan.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.내가 네게 줄 증거판을 궤 속에 둘지며
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Lalu di dalam peti itu harus kauletakkan kedua batu dengan perintah-perintah yang akan Kuberikan kepadamu
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Nell'arca collocherai la Testimonianza che io ti darò
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Ngươi hãy cất vào trong hòm bảng chứng mà ta sẽ ban cho .
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Ngươi hãy cất vào trong hòm bảng chứng mà ta sẽ ban cho.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Och i arken skall du lägga vittnesbördet, som jag skall giva dig.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Og i arken skal du legge vidnesbyrdet* som jeg vil gi dig. / {* se 2MO 16, 34.}
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Og i Arken skal du nedlægge Vidnesbyrdet, som jeg vil give dig.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Pondrás en el arca el testimonio que yo te daré
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Să pui în chivot mărturia, pe care ţi -o voi da.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Tu mettras dans l`arche le témoignage, que je te donnerai.

İlgili Sayfalar