Bana tuzu verebilir misiniz?Could you give me the salt?
Muhtemelen sana yedi dakika verebilirim.I can probably give you seven minutes.
Eğer sen istersen ben sana bir imza verebilirim.I can give you an autograph if you want.
O, sorunuza cevap verebilir.She is able to answer your question.
Bana bir misal verebilir misiniz?Can you give me an example?
Lütfen bana gazeteyi verebilir misin?Can you please pass me the newspaper?
Bana bundan verebilir misiniz, lütfen?Can you give me this one, please?
Aptallar bile iyi tavsiye verebilir.Even idiots can give good advice.
Sana biraz tavsiye verebilir miyim?May I give you some advice?
Detayları bana daha sonra verebilirsin.You can give me the details later.
Ne olduğu hakkında tam bir rapor verebilir misin?Can you give an exact report of what happened?
Bana daha fazla yiyecek verebilir misin?Can you give me more food?
Ben onun sorusuna yanıt verebilirim.I can respond to his question.
Bana bir zımba ödünç verebilir misiniz?Can you lend me a stapler?
Bu fotoğrafı isteyen herhangi birine verebilirsin.You may give this photograph to anyone who wants it.
Bana bir kalem ödünç verebilir misin?Can you loan me a pen?
Eğer isteseydi Tom bana biraz nasihat verebilirdi.Tom could've given me some advice if he'd wanted to.
Tom sana yarın bir cevap verebilir.Tom can give you an answer tomorrow.
Biraz ihtiyacın varsa sana biraz ödünç para verebilirim.I can lend you some money if you need some.
İsterseniz biraz para ödünç verebilirim.I can lend you some money if you like.
Hafta sonuna kadar biraz ödünç para verebilir misin? Üzgünüm veremem. Beş parasızım.Can you lend some money until the weekend? Sorry I can't. I'm broke.
Şemsiyeye ihtiyacın varsa sana bir tane ödünç verebilirim.If you need an umbrella, I can lend you one.
Sana yıldız ışığı ve bir fincan çay verebilirim.I can give you the starlight and a cup of tea.
Palmiye ağaçları gibi yabancı bitkilerin tanıtımı ekosistemlere zarar verebilir.Introducing foreign plants, such as palm trees can damage ecosystems.
Bisikletini bana ödünç verebilir misin?Can you lend me your bicycle?
İstersen sana bir tane ödünç verebilirim.I can lend you one if you want.
O sandalyeyi ona verebilir misin?Can you give that chair to her?
Onu bana verebilir misin?Can you give me that?
Her biri özgürce karar verebilir.Each can decide freely.
Sen onu bana günün sonunda verebilir misin?Can you get that to me by the end of the day?
Bana ne verebilirsin?What can you give me?
Belki bugün bize sözlükleri nasıl kullanacağımız hakkında birkaç ipucu verebilirsin.Maybe today you can give us a couple of tips about how to use the dictionaries.
İstersen onun hepsini Tom'a verebilirsin.You can give Tom all of it, if you want to.
Pembe kalemini bana lütfen ödünç verebilir misin lütfen?Could you lend me your pink pen, please?
Bu web sitesi bilgisayarınıza zarar verebilir.This website can harm your computer.
Birisi bana kaşık verebilir mi?Could somebody get me a spoon?
Biri bana bir bıçak verebilir mi?Could someone hand me a knife?
Bir iyilik olarak bana arabanı ödünç verebilir misin?Can you lend me your car, as a favor?
En azından onun çağrılarına cevap verebilirsin.You could at least return her calls.
Bana telefon numaranı verebilir misin?Can you give me your phone number?
Tom cevap verebilir.Tom can answer.
Kısa bir ara verebilir miyiz?May we have a short recess?
Cevap verebilirsin.You may answer.
Bana biraz avans verebilir misin?Could you advance me some money?
Kullanılmış bir araba için nereye reklam verebilirim?Where can I advertise for a used car?
Bunu hemen sana verebilirim.I can give it to you right now.
Tom'a bir mesaj verebilirim.I can give Tom a message.
Ağrı için sana ilaç verebilirim.I can give you medication for the pain.
Ağrı için sana biraz ilaç verebilirim.I can give you some medicine for the pain.
Ben eğer sen ona ihtiyaç duyarsan sana biraz para verebilirim.I can give you some money if you need it.
Size biraz yararlı bilgi verebilirim.I can give you some useful information.
Ağrın için sana bir şey verebilirim.I can give you something for your pain.
Sana o kitabı ödünç verebilirim.I can lend you that book.
Buna üç yüz dolara sahip olmana izin verebilirim.I can let you have this for three hundred dollars.
Kend kararlarımı verebilirim.I can make my own decisions.
Onu sizin için sipariş verebilirim.I could order that for you.
Buna cevap verebilirim.I may be able to answer that.
Tom'a oy verebilirim.I might vote for Tom.
Hepinizin dikkatinizi verebilir misiniz lütfen ?May I have the attention of all of you, please?
Biri bana bu soru için mantıklı bir cevap verebilir mi?Can someone give me a sensible answer to this question?