Herkese bir broşür verdim.I gave everyone a pamphlet.
Sana karşı oy verdim.I voted against you.
Bisikletimi hediye olarak verdim.I gave my bike away.
Evimi hibe verdim.I gave my house away.
Arabamı hibe verdim.I gave my car away.
Senin sorularına cevap verdim.I've answered your questions.
Cüzdanımdan biraz para alıp Tom'a verdim.I took some money out of my wallet and gave it to Tom.
Cüzdanımdan biraz para aldım ve Tom'a verdim.I took some money out of my wallet and gave it to Tom.
Tom'a hoşlanacağını düşündüğüm bir şey verdim.I gave Tom something that I thought he'd like.
Tom'a o kitabı verdim.I gave Tom that book.
Ne yaşanmış olduğunu Tom'a anlatmamaya karar verdim.I decided not to tell Tom about what had happened.
Sana bir emir verdim.I gave you an order.
Geçen hafta baktığım o evi satın almamaya karar verdim.I've decided not to buy that house I looked at last week.
Onu tekrar yapmaya karar verdim.I've decided to do that again.
Onu tekrar yapmamaya karar verdim.I've decided not to do that again.
Ben de onu yapmamaya karar verdim.I've decided not to do that either.
Onu yapmayı denemeye karar verdim.I've decided to try doing that.
Onu yapmaya karar verdim.I've decided to do that.
Ona iki pound verdim.I gave him two pounds.
Onu ona verdim ama o bundan hoşlanmadı bu yüzden onu sattı.I gave it to him, but he didn't like it so he sold it.
Tom'un bunu yapmasına izin verdim.I let Tom do that.
Tom'u görünce selam verdim.When I saw Tom I said hello.
Birkaç gün daha burada kalmaya karar verdim.I've decided to stay here for a few more days.
Tom'a, ne yapacağımı bilmediğimi bilmesine izin verdim.I let Tom know I didn't know what to do.
Tom'a, Boston'a gitmeyeceğime söz verdim.I promised Tom I wouldn't go to Boston.
Tom'un bunu yapmasına yardım etmeye karar verdim.I've decided to help Tom do that.
Boston'u ziyaret etmeye karar verdim.I've decided to visit Boston.
Bunu tekrar yapmaya karar verdim.I decided to do that again.
Gönüllü olmaya karar verdim.I've decided to volunteer.
Ben ayrılmamaya karar verdim.I've decided not to leave.
Bunu yapmamaya karar verdim.I decided not to do that.
Ben onu yapacağıma söz verdim.I promised I'd do that.
Ben zaten sipariş verdim.I've already ordered.
Tom'a, bunu bir daha yapmayacağına söz verdim.I've promised Tom that I wouldn't do that again.
Eski Fransızca ders kitaplarımı Tom'a verdim.I gave Tom my old French textbooks.
Beklemeyi düşündüm, ama gitmeye karar verdim.I considered waiting, but decided to leave.
Tom’un bugün erken çıkmasına izin verdim.I allowed Tom to leave early today.
Boston'a taşınmamaya karar verdim.I've decided not to move to Boston.
Artık bunu yapmamaya karar verdim.I'd decided not to do that anymore.
Tom'un erken çıkmasına izin verdim.I let Tom leave early.
Tom'un çıkmasına izin verdim.I let Tom leave.
Tom'un şarkı söylemesine izin verdim.I let Tom sing.
Ben sana yeterli para verdim mi?Did I give you enough money?
Bunu yapacağıma söz verdim.I've promised to do that.
Her çocuğa bir elma verdim.I gave each boy an apple.
Şemsiyemi Tom'a ödünç verdim, Mary'ye vermedim.I lent my umbrella to Tom, not Mary.
Ona aklımdan bir parça verdim.I gave her a piece of my mind.
Ona bir parça akıl verdim.I gave her a piece of my mind.
Tom'a birkaç elma verdim.I gave Tom a couple of apples.
Çamaşırhaneyi kapatacağıma Tom'a söz verdim.I promised Tom I'd hang up the laundry.
Tom'un beni Mary'ye yardım etmeye ikna etmesine izin verdim.I let Tom talk me into helping Mary.
Tom'a Mary'ye yardım edeceğimize söz verdim.I promised Tom that we'd help Mary.
Dün Tom'un beni öpmesine izin verdim.I let Tom kiss me yesterday.
Ben sahip olduğum bütün parayı Tom'a verdim.I gave Tom all the money that I had.
Benimle iletişime geçebilmesi için Tom'a telefon numaramı verdim.I gave Tom my phone number so he'd be able to contact me.
Bana teklif ettikleri işi kabul etmeye karar verdim.I've decided to accept the job they've offered me.
Bana önerilen işi kabul etmeye karar verdim.I've decided to accept the job I've been offered.
Tom ve Mary'nin düğününe katılacağıma söz verdim.I promised I'd attend Tom and Mary's wedding.
Geçen hafta bir parti verdim, ama Tom gelmedi.I had a party last week, but Tom didn't come.
Bir öğretmen olmaya karar verdim.I've made up my mind to become a teacher.