Ben ona birkaç kitap verdim.I gave him a couple of books.
Belki ona yanlışlıkla hasar verdim.Maybe I accidentally damaged it.
Bir gece daha kalmaya karar verdim.I've decided to stay for another night.
Biraz daha ileriye gitmeye karar verdim.I have decided to go a little further.
Elimden gelenin en iyisini verdim.I gave it my best.
Ben Tom'a biraz ödünç para verdim.I loaned Tom some money.
Korkunç bir karar verdim.I made a horrible decision.
Thomas'a süt ve kurabiye verdim.I gave Thomas milk and cookies.
Son zamanlarda kilo verdim.Recently I lost weight.
Ona para verdim, bu yüzde bana kulaklık satın alabildi.I gave her money, so she could buy me earphones.
Yoldaki yaşlı adama para verdim.I gave money to the old man in the road.
Ben oy verdim.I voted.
Oy verdim.I voted.
Hava güzel olsa bile, o dışarıya gittiği için ceketimi ona verdim.Even though the weather was fine, I gave him my coat as he was going out.
Size oy verdim.You have my vote.
Ben bir randevu verdim.I've made an appointment.
Ben zaten onu Tom'a verdim.I already gave it to Tom.
Ben Tom'a araba anahtarlarımı verdim.I gave Tom my car keys.
Ben sadece bunu yapmaya karar verdim.I just decided to do it.
Ben parfüm almamaya karar verdim.I decided not to buy perfume.
Elimden geleni yapmaya söz verdim.I promised to do my best.
Tom'a bir mektup göndereceğime söz verdim.I promised to send Tom a letter.
Tom'a onunla yemek yiyeceğime söz verdim.I promised Tom I'd eat with him.
Tom'un arabamda çalışmasına izin verdim.I let Tom work on my car.
Ben ona bir mektup göndereceğime söz verdim.I promised that I would send him a letter.
Ben çok geç olmadığına karar verdim.I decided it wasn't too late.
Ben Tom'a pek çok şans verdim.I gave Tom many chances.
Ben Tom'a okumak için bazı kitaplar verdim.I gave Tom some books to read.
Pazartesi günü yola çıkmaya karar verdim.I've decided to leave on Monday.
Parti sıkıcı olduğundan ayrılmaya karar verdim.The party was boring, so I decided to leave.
"Karnen nerede?" "Ben onu zaten sana verdim.""Where is your report card?" "I already gave it to you."
Birçok peynir verdim.I gave a lot of cheese.
Bisikletimi kullanması için Tom'a izin verdim.I've given Tom permission to use my bicycle.
Kalemimi Tom'a ödünç verdim.I lent my pencil to Tom.
Tom'a bazı kitaplar verdim.I gave some books to Tom.
Mikrofonu Tom'a verdim.I handed the mike to Tom.
Şemsiyemi Tom'a ödünç verdim.I lent my umbrella to Tom.
Üç yıl önce Tom'a ders verdim.I taught Tom three years ago.
Tom'a üç yıl önce oy verdim.I voted for Tom three years ago.
Ben sadece onun için gitmeye karar verdim.I decided to just go for it.
Kilo vermeye karar verdim.I've decided to lose weight.
O kararı kendi başıma verdim.I made that decision on my own.
Sahip olduğum her şeyi sana verdim.I've given you everything I had.
Bir daha asla oy kullanmamaya karar verdim.I've decided never to vote again.
Tom'a kameramı ödünç verdim.I lent Tom my camera.
Ben vicdanımın benim rehberim olmasına izin verdim.I let my conscience be my guide.
Tek başıma olmam gerektiğine karar verdim.I decided I should be on my own.
Uslu duramadığıma karar verdim.I decided I couldn't sit still.
Sadece kötü bir karar verdim.I just made a poor decision.
Sana emirlerini verdim.I've given you your orders.
Tahvil ihracı lehinde oy verdim.I voted for the bond issue.
Kendime bir ay verdim.I gave myself a month.
Tom'a bir randevu verdim.I made an appointment with Tom.
Bu gece o şarkıyı söylememeye karar verdim.I've decided not to sing that song tonight.
Tom'a onu bir daha yapmayacağıma söz verdim.I promised Tom I wouldn't do that again.
Tom'a erken evde olacağıma söz verdim.I promised Tom I'd be home early.
Tom'a 2.30'a kadar evde olacağıma söz verdim.I promised Tom I'd be home by 2:30.
Tom'a onu yapmayacağım konusunda söz verdim.I promised Tom I wouldn't do that.
Asla bir erkek için tekrar ağlamayacağıma kendime söz verdim.I promised myself I'd never cry again for a man.
Bu gece dükkanda babama yardım etmeye söz verdim.I promised to help my dad at the shop tonight.