Daha çok çalışmaya başlamaya karar verdik.I've decided to start studying harder.
Tom'a birkaç elma verdik.We gave Tom some apples.
Zaten onu yapmamaya karar verdik.We've already decided not to do that.
Buna ne zaman karar verdik.When did we decide this?
Sizinle kalmaya karar verdik.We decided to stay with you.
Onlarla kalmaya karar verdik.We decided to stay with them.
Onunla kalmaya karar verdik.We decided to stay with him.
Biz onlara zarar verdik.We hurt them.
Biz ona iş verdik.We hired her.
Onları işe almaya karar verdik.We've decided to hire them.
Onu işe almaya karar verdik.We've decided to hire him.
Biz onlara birkaç elma verdik.We gave them some apples.
Biz ona birkaç elma verdik.We gave him some apples.
Biz ona birkaç tane elma verdik.We gave her some apples.
Seni kovmamaya karar verdik.We've decided not to fire you.
Onları kovmamaya karar verdik.We've decided not to fire them.
Onu kovmamaya karar verdik.We've decided not to fire her.
Onların sana verdikleri maaşı haketmiyorsun.You don't deserve the salary they're paying you.
Onların size verdikleri maaşı haketmiyorsunuz.You don't deserve the salary they're paying you.
O kadar çok yağmur yağıyordu ki evde kalmaya karar verdik.It was raining so hard that we decided to stay home.
Önceden sipariş verdik mi?Did we order in advance?
Önümüzdeki pazartesiye kadar toplantıyı ertelemeye karar verdik.We've decided to postpone the meeting till next Monday.
Biz zaten karar verdik.We've already decided.
Duvarları açık maviye boyamaya karar verdik.We've decided to paint the walls light blue.
Ona turuncu portakal verdik.We gave her the orange orange.
Bunu bir sır olarak saklamaya karar verdik.We decided to keep it a secret.
Yağmur yağmasına rağmen yürüyüş yapmaya karar verdik.Even though it was raining, we decided to take a walk.
Biz ilk kez Boston'da konser verdik.This is the first time we've given a concert in Boston.
Sahip olduğumuz her şeyi verdik.We gave all we had.
Onlara bizim veri girişini verdik.We gave them our input.
Biz sonunda onu polise teslim etmeye karar verdik.We finally decided to hand him over to the cops.
Biz bazı kötü kararlar verdik.We made some poor decisions.
Biz kötü hava olduğunu duyduk, bu yüzden geziyi iptal etmeye karar verdik.We heard it was bad weather, so we decided to cancel the trip.
Biz ona bir elma verdik.We gave him an apple.
Biz senin önerini düşündük ve fiyatı ucuzlatamayacağımıza karar verdik.We've considered your proposal, and we've decided that we aren't able to reduce the price.
Kedilerimize Tom ve Jerry adını verdik.We have named our cats Tom and Jerry.
Biz köpeğimize Cookie adını verdik.We named our dog Cookie.
Tom ile tanışmaya karar verdik.We agreed to meet Tom.
Onların eğlenmesine izin verdik.We let them have fun.
Birbirimize zarar verdik.We hurt one another.
Bunu onlara verdik.We gave it to them.
Tom, Mary için yapmaya söz verdiklerini unutmuş olmalı.Tom must've forgotten what he promised to do for Mary.
Sana istediğiniz krediyi vermeye karar verdik.We've decided to give you the loan you requested.
Biz zaten onu yapmaya karar verdik.We've already decided to do that.
Tom ve ben önümüzdeki yaz Boston'a gitmeye karar verdik.Tom and I have decided to go to Boston next summer.
Tom Jackson için bir hoş geldin partisi verdik.We had a welcome party for Tom Jackson.
Yarın birbirimizi görmeye karar verdik.We've agreed to see each other tomorrow.
Yanlış karar mı verdik?Did we make the wrong decision?
Tom ve Mary'nin neden evlenmemeye karar verdiklerini biliyor musun?Do you know why Tom and Mary decided not to get married?
Sanırım yanlış karar verdik.I think we made the wrong decision.
Tom ve ben bunu Mary'ye verdik.Tom and I gave that to Mary.
Tom ve ben bunu bir daha yapmayacağımıza karar verdik.Tom and I have decided never to do that again.
Biz birlikte Fransızca konuşmaya karar verdik.We decided to speak together in French.
Tom'la aynı anda cevap verdik.Tom and I answered at the same time.
Boston'dan ayrılmaya karar verdik.We've decided to leave Boston.
Boston'dan gitmeye karar verdik.We've decided to leave Boston.
Tom ve ben ayrılmaya karar verdik.Tom and I've decided to break up.
Tom ve ben gelmemeye karar verdik.Tom and I've decided not to come.
Bunu yapmaya karar verdik.We've decided to do that.
Biz bunu yapmaya karar verdik.We decided to do that.