Ana içeriğe geç
Sözlük

venüs ile cümle

venüs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venere, ovviamente, è la dea dell'amore e della fertilità, ovvero ciò che caratterizza la storia dei fiori.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venuša je známa ako bohyňa lásky a plodnosti, čo zapadá do príbehu o kvetinách.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Vénus, bien sûr, est la déesse de l'amour et de la fertilité, ce qui est le rayon des fleurs.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venus, bineînţeles, e zeiţa iubirii şi a fertilităţii, care e povestea florii.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Vénus, claro, é a deusa do amor e fertilidade, que é a história das flores.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venuše je známá jako bohyně lásky a plodnosti, což souhlasí s příběhem o květinách.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venus er selvfølgeligt guden for kærlighed og frugtbarhed, hvilket er blomster historien.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venus is natuurlijk de godin van de liefde en de vruchtbaarheid. Heeft allemaal te maken met bloemen.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venus ist die Göttin der Liebe und Fruchtbarkeit, und das wiederum ist die Geschichte der Blüten.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venus, tentu saja, dewa cinta dan kesuburan, yang merupakan kisah dari bunga.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Vénusz pedig a szerelem és a termékenység istennője, és erről szól a virágok története is.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Wenus, oczywiście, jest boginią miłości i płodności, tworzy także historię kwiatów.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Η Αφροδίτη είναι φυσικά η θεά του έρωτα και της γονιμότητας, που συνοψίζει την ιστορία των λουλουδιών.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Венера, конечно, богиня любви и плодородия, а это созвучно с цветами.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Венера, разбира се, е богинята на любовта и плодородието, което е историята на цветята.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Як відомо, Венера - це богиня кохання і родючості - двох наскрізних ниток у історіях квітів.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.נוגה, כמובן, היא אלת האהבה והפריון, שזה סיפור הפרחים.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.والمريخ ( فينوس ) اسمه اليوناني يعني إلهة الحب والخصوبة وهذه هي قصة جميع الازهار
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.それは花にも通じます 花は多大な努力を払って
Venüs gözlemlerinden, orada olan yoğun mikrodalga radyasyondan bahsetti.Betekende dat dat Venus een ionosfeer had?
Venüs gözlemlerinden, orada olan yoğun mikrodalga radyasyondan bahsetti.금성 탐사에 대해서 말하기를, 그곳에 강력한 전자파가 방사되고 있다고 하더군요.
Venüs gözlemlerinden, orada olan yoğun mikrodalga radyasyondan bahsetti.¿Significa esto que Venus tenía una ionosfera? ¿O era Venus muy caliente?
Venüs gözlemlerinden, orada olan yoğun mikrodalga radyasyondan bahsetti.Znamená to, že Venuše má ionosféru? Nebo že je extrémně horká?
Venüs gözlemlerinden, orada olan yoğun mikrodalga radyasyondan bahsetti.Дали това означаваше, че Венера имаше йоносфера?
Venüs gözlemlerinden, orada olan yoğun mikrodalga radyasyondan bahsetti.על תצפיות של ונוס, שיגלו קרינת מיקרוגל חזקה.
Venüs gözlemlerinden, orada olan yoğun mikrodalga radyasyondan bahsetti.عن ملاحظات حول كوكب الزهرة، أنه كان هناك إشعاع ميكروويف شديد.
Venüs gözlemlerinden, orada olan yoğun mikrodalga radyasyondan bahsetti.教えてくれました この放出が意味するのは 金星に電離圏があるということか?
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.A Venus mosoly nem egy házat könnyek.
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.Đối với Venus không mỉm cười trong một ngôi nhà của những giọt nước mắt.
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.For Venus ikke smiler i et hus af tårer.
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.För Venus ler inte i ett hus av tårar.
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.Für Venus lächelt nicht in einem Haus der Tränen.
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.Na Wenus nie uśmiecha się w domu z płaczem.
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.Para Venus não sorri em uma casa de lágrimas.
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.Para Venus no sonríe en una casa de las lágrimas.
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.Pentru Venus nu zâmbeşte într-o casă de lacrimi.
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.Per Venere non sorride in una casa di lacrime.
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.Pour Vénus sourit pas dans une maison de larmes.
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için. Şimdi, efendim, babasının tehlikeli sayar금성은 눈물의 집이 아니라 미소하십시오. 자, 선생님, 그녀의 아버지는 위험한 카운트
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için. Şimdi, efendim, babasının tehlikeli sayarעבור ונוס חיוכים לא בבית של דמעות. עכשיו, אדוני, אביה נחשב מסוכן
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için. Şimdi, efendim, babasının tehlikeli sayarلا يبتسم لفينوس في منزل من الدموع. الآن ، يا سيدي ، والدها انها تهم خطيرة
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için. Şimdi, efendim, babasının tehlikeli sayar彼女が揺れるほど彼女の悲しみを与えていないこと、そして、彼の知恵に、私たちの結婚は、hastes
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.Untuk Venus tersenyum tidak dalam rumah air mata.
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.U Venuša usmieva sa v dome sĺz.
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.U Venuše usmívá se v domě slz.
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.Venuksen hymyilee ei talossa kyyneleitä.
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.Voor Venus glimlacht niet in een huis van tranen.
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.Za Venus nasmeškov ni v hiši solz.
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.Για Αφροδίτη χαμόγελα όχι σε ένα σπίτι των δακρύων.
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.Для Венеры улыбки не в доме слез.
Venüs gözyaşı bir ev değil gülümsüyor için.За Венера не се усмихва в къща на сълзи.
Venüs ismini 1908'de Avusturya'nın Willendorf köyünde bulunduğında aldı.이 조각상은 1908년 오스트리아의 빌렌도르프라는 마을에서 발견되었을때 '비너스'라는 이름을 얻게됩니다.
Venüs ismini 1908'de Avusturya'nın Willendorf köyünde bulunduğında aldı.Ela adquiriu o nome de Vénus quando foi encontrada em 1908 numa vila na Áustria, chamada de Willendorf.
Venüs ismini 1908'de Avusturya'nın Willendorf köyünde bulunduğında aldı.Elle a été nommée Vénus quand elle a été trouvée en 1908 dans un village en Autriche qui s'appelle Willendorf.
Venüs ismini 1908'de Avusturya'nın Willendorf köyünde bulunduğında aldı.Figúrka dostala meno Venuša v roku 1908, keď bola nájdená vo Willendorfe - dedinke v Rakúsku.
Venüs ismini 1908'de Avusturya'nın Willendorf köyünde bulunduğında aldı.Jméno Venuše dostala, když byla roku 1908 nalezena v rakouské vesnici jménem Willendorf.
Venüs ismini 1908'de Avusturya'nın Willendorf köyünde bulunduğında aldı.Lei ha acquisito il nome del luogo dove fu ritrovata nel 1908 Un villaggio Austriaco chiamato Willendorf
Venüs ismini 1908'de Avusturya'nın Willendorf köyünde bulunduğında aldı.Otrzymała ona imię Wenus, gdy została odkryta w 1908 roku w wiosce Willendorf w Austrii.
Venüs ismini 1908'de Avusturya'nın Willendorf köyünde bulunduğında aldı.Sie bekam den Namen Venus, als sie 1908 in dem österreichischen Dorf Willendorf gefunden wurde.
Venüs ismini 1908'de Avusturya'nın Willendorf köyünde bulunduğında aldı.Ze kreeg de naam 'Venus' toen ze in 1908 werd gevonden in een dorp in Oostenrijk dat Willendorf noemt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod