Ana içeriğe geç
Sözlük

vejetaryen ile cümle

vejetaryen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Vejetaryen burger, sığır eti kullanılmadan yapılan hamburger köftesidir.A veggie burger is a hamburger patty that does not contain meat.
Onlar vejetaryen oldukları için et yemezler.Sie essen kein Fleisch, weil sie Vegetarier sind.
İki vejetaryen sosisli lütfen.Zwei vegetarische heiße Hunde bitte.
Bir vejetaryen olan Pearce, 1997'den beri psikolog Kate Mestitz ile evlidir.Pearce heiratete im Jahr 1997 die Psychologin Kate Mestitz.
Vejetaryen ya da vegan olan Straight edgerlar da vardır.Einige Straight Edger ernähren sich zudem vegetarisch oder vegan.
On dört yıla yakın bir süredir vejetaryendir ve vegan olmaya çalışmaktadır.Seit dem 15. Lebensjahr lebt er vegetarisch und ernährt sich nach Möglichkeit vegan.
Nerman sıkı bir vejetaryendi ve içki karşıtıydı.Nerman war ein Vegetarier und strikter Alkoholabstinenzler.
Silverman, ayrıca bir vejetaryendir.Raffl wäre auch gerne ein Bauer.
O bir vejetaryen.Er ist Vegetarier.
Vejetaryenliği ve hayvan haklarını destekledi.Nelson forderte deshalb Tierrechte und Vegetarismus.
Pamela Anderson bir vejetaryendir ve hayvan hakları koruyucusudur.Amélie Sandmann ist engagierte Tier- und Umweltschützerin.
Vejetaryen tariflerinde ise et yerine fasulye kullanılır.An Stelle der Schälerbsen werden auch Bohnen verwendet.
Ayrıca bir vejetaryendir.Unter anderem ist er auch Landbauer.
Vejetaryen olduğum için et yememeyi tercih ediyorum.Je préfère ne pas manger de la viande puisque je suis végétarien.
Vejetaryen olmak zor mu?Est-il difficile d'être végétalien ?
Sen vejetaryen misin?Es-tu végétarien ?
O dönemde yeni vejetaryen olan yönetici yapımcı David Mirkin, fikri hemen kabul etti.Le producteur délégué David Mirkin, qui était récemment devenu végétarien, a rapidement approuvé l'idée.
Bir vejetaryen, feminist, çevreci ve Özgür Tibet hareketinin bir destekleyicisidir.Elle est végétarienne, féministe, environnementaliste et soutient le mouvement d'indépendance tibétain.
Ovo Vejetaryenlik: Her türlü et ve et ürünüyle birlikte süt ve süt ürünlerini tüketmeyi de redderler.En cela ils s'interdisaient toutes viandes ainsi que le lait et les autres produits dérivés.
Vejetaryenliği ve hayvan haklarını destekledi.Elle était végétarienne et militait pour les droits des animaux.
Bazen "sıkı vejetaryenlik" diye de adlandırılır.On dit souvent « têtu comme un brrraaa ».
Kendisi vejetaryendir.Il est végétarien.
Kohen bir söyleşide vejetaryen olmadığını, ama olmaya çalıştığını açıklamıştır.Il tente de lui expliquer qu'un problème temporel est survenu, mais elle ne le prend pas en considération.
Adolf Hitler'in vejetaryenliği, vejetaryenlik konusu altında çok kez tartışılmış konulardan birisidir.La santé d'Adolf Hitler a longtemps été sujette à débat.
Et yer misin ya da bir vejetaryen misin?¿Comes carne o eres vegetariano?
Et sevmem. Bir vejetaryen diyet tercih ederim.No me gusta la carne. Prefiero una dieta vegetariana.
Onlar vejetaryen.Ellos son vegetarianos.
Tom'un yeni kız arkadaşı bir vejetaryen.La nueva novia de Tom es una vegetariana.
Sen vejetaryen misin?¿Eres vegetariano?
Vejetaryenliği ve hayvan haklarını destekledi.Es vegetariana y defiende los derechos de los animales.
Bir vejetaryen olan Pearce, 1997'den beri psikolog Kate Mestitz ile evlidir.Guy Pearce es vegetariano y estuvo casado desde 1997 y hasta 2015 con Kate Mestitz, su novia de largos años.
Kendisi vejetaryendir.Es vegetariana.
Ben bir vejetaryenim, eğer uygunsa et yemeği tercih etmem.Sono vegetariano, se possibile preferisco non mangiare carne.
Tom'un bir vejetaryen olduğunu biliyor muydun?Sapevi che Tom è vegetariano?
Vejetaryen olan bir arkadaşım var.Ho un amico che è vegetariano.
Senin bir vejetaryen olduğunu biliyoruz.Sappiamo che sei vegetariano.
Bir vejetaryen, feminist, çevreci ve Özgür Tibet hareketinin bir destekleyicisidir.È vegetariana, animalista, ambientalista, femminista e una sostenitrice del Movimento del Tibet Libero.
Bölümdeki Lisa'nın deneyimlerinin çoğu vejetaryen olduktan sonra Mirkin'in yaşadıklarına dayanmaktadır.Molte esperienze di Lisa si basano sugli avvenimenti accaduti a Mirkin, quando è diventato vegetariano.
Bir vejetaryen olan Pearce, 1997'den beri psikolog Kate Mestitz ile evlidir.Nel 1997 ha sposato la psicologa Kate Mestitz.
Bir röportajında çocukluğundan beri vejetaryen olduğunu söylemişti.Mia madre dice che li ho avuti fin da quando ero bambina.
Kendisi vejetaryendir.È vegetariano.
Vejetaryenliği ve hayvan haklarını destekledi.È vegetariano e sostenitore dei diritti animali.
Adolf Hitler'in vejetaryenliği, vejetaryenlik konusu altında çok kez tartışılmış konulardan birisidir.Le credenze religiose di Adolf Hitler sono state oggetto di un'accesa discussione tra gli storici.
Bir vejetaryen olan Pearce, 1997'den beri psikolog Kate Mestitz ile evlidir.С марта 1997 года Пирс был женат на психологе Кейт Местиц.
Bütün grup elemanları Vegan veya Vejetaryen'dir.Каждый из них является веган-активистом.
Vejetaryenlik Etsiz Pazartesi hareketinin resmi sayfası.На улице Воскресенской оживлённое движение.
Lamb of God bateristi Chris Adler gibi vejetaryendir.Как и ударник Lamb of God Крис Адлер, Кэмпбелл — вегетарианец.
Bir vejetaryen ve Özgür Tibet hareketinin bir destekleyicisidir.Пропагандист буддизма и участник движения за освобождение Тибета.
Ancak yine de vejetaryenler için uygun bir bira değildir.К тому же ей не хотят налить пива.
Bir vejetaryen olan Pearce, 1997'den beri psikolog Kate Mestitz ile evlidir.تزوج من كيت ميستيتز منذ شهر مارس عام 1997 والتي تعمل طبيبة نفسية.
Shaw, vejetaryen olmasının yanında ayrıca içki ve sigaradan da hayatı boyunca kaçınmıştır.Absteve‐se totalmente do álcool e do cigarro durante toda a vida.
Bazen "sıkı vejetaryenlik" diye de adlandırılır.Às vezes é referido como "topiaria púbica".
Vejetaryenliği ve hayvan haklarını destekledi.Ela se preocupava com o meio-ambiente e com os direitos humanos e direitos dos animais.
Pamela Anderson bir vejetaryendir ve hayvan hakları koruyucusudur.Mike é vegetariano e é um defensor do direito dos animais.
Sesli bir bireyci olarak aşırı bir vejetaryenlik türü olan "Ultra Dönüşümlü Vejetaryen"dir.Ze is een goth, ook doet ze aan de extreme vorm van vegetarisme "Ultra recyclo vegetariër".
O bir vejetaryen.Hij is vegetariër.
On dört yıla yakın bir süredir vejetaryendir ve vegan olmaya çalışmaktadır.Mike is al enkele jaren vegetariër en steunt PETA.
Durov kendisini liberal ve vejetaryen olarak tanımlamaktadır.Azough is islamitisch maar beschouwt zichzelf ook als liberaal en feministisch.
Onlar vejetaryen.Ze zijn vegetariërs.
Sen vejetaryensin.Jij bent vegetariër.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod