Otelin yüzme havuzu, tenis kortları ve benzerleri vardır.The hotel has a swimming pool, tennis courts and the like.
Seyirciler arasında öğretmenler, avukatlar, mühendisler ve benzerleri vardı.Among the audience, there were teachers, lawyers, engineers, and so on.
O, piyano, flüt, gitar ve benzerlerini çalar.He can play the piano, the flute, the guitar, and so on.
Elmalar, portakalllar, ve benzerlerini getirdi.She brought apples, oranges, and so on.
Medyumlar, astrologlar ve tarotçular ve benzerleri hep bunu kullanıyorlar.This is how psychics work, astrologers, tarot card readers and so on.
Şu büyük komünist devrimleri, Rusya, Çin ve benzerleri.You know, the big communist revolutions, Russia and China and so forth.
Mesela Barbara Walters ve benzerleri ki, bu tip söyleşi hoşumuza gider.That's Barbara Walters and others like that, and we like that.
Bu haritaya her bir ulaşım şeklini ekledim, hızlı ulaşım, otobüs, DART, tramvay ve benzerleri.In this map, I'm including each transport mode, so rapid transport, bus, DART, tram and the likes.
Bu Neo-Darwinizm ve benzerlerinin zaferiydi.That was the triumph of Neo-Darwinism and so forth.
Darwin ve Mendel, ve benzerleri için temel bir teori.It's fundamental to Darwin and Mendel and so on.
Ve bu oyun, üniversite profesörleri ve benzerleri tarafından oynandı.And this game has been played by university professors and so forth.
Bunlar tamamen kagitsiz ofisler tamamen elektronik hasta kayitlari ve benzerleriThese are truly paperless offices with completely electronic medical records and so on.
Proje her yıl 5000 ton balığı şart koşuyor, ton balığı ve benzerleri.The protocol stipulates 5000 tons per year, of tuna and alike.
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.All because they want to sound like the guy who's got the 5,000 nuclear warheads, etc.
Kubuntu/ Ubuntu (ve benzerleri) @ label: listbox KDE distribution methodKubuntu/ Ubuntu (and derivatives)
Bu, yanlış hafıza, görgü tanığı güvenilirliği deneyleri ve benzerlerini içerebilir.This may involve false memory, eyewitness credibility experiments and such.
Fildişi, [1] mozaik ve benzerlerinden kullanılabilir.It may be used of ivories,[12] mosaics and the like.
Ben araba kullanmıyorum, bu yüzden otobüslere, trenlere ve benzerlerine güvenin." der.[1]I don’t drive, so rely on buses, trains and the like."[1]
Bu liste kurgusal gösterileri, talk showları, törenleri ve benzerlerini içermez.Lista nu cuprinde apariția sa la talk show-uri, interviuri, ceremonii sau la alte spectacole de mass media.
-Almanya'daki Hermes ve benzerleri gibi- oluşturduğu konsorsiyumlar tarafından biraraya getirildi.보험회사들로 이루어진 컨소시엄 등 이 주축이 됩니다.
-Almanya'daki Hermes ve benzerleri gibi- oluşturduğu konsorsiyumlar tarafından biraraya getirildi.Versicherungsagenturen, wie Hermes in Deutschland usw.
-Almanya'daki Hermes ve benzerleri gibi- oluşturduğu konsorsiyumlar tarafından biraraya getirildi.או סוכנויות ביטוח, כמו "הרמס" בגרמניה, וכן הלאה,
-Almanya'daki Hermes ve benzerleri gibi- oluşturduğu konsorsiyumlar tarafından biraraya getirildi.و لوكالات التأمين, في ألمانيا, هيرميس و هكذا
-Almanya'daki Hermes ve benzerleri gibi- oluşturduğu konsorsiyumlar tarafından biraraya getirildi.それはドイツなどの国の企業です 彼らはあっという間にやって来ます
Angkor Wat, Büyük Zimbabwe ve benzerleri.Anasazii, civilizaţia Cornului Abundenţei, Angor Wat, Marele Zimbabwe şi aşa mai departe.
Angkor Wat, Büyük Zimbabwe ve benzerleri.Anasaziové, civilizace úrodného půlměsíce, Angkor Wat, Velké Zimbabwe a další.
Angkor Wat, Büyük Zimbabwe ve benzerleri.Anasazi, peradaban Bulan Sabit Subur, Angkor Wat, Zimbabwe Agung dan seterusnya.
Angkor Wat, Büyük Zimbabwe ve benzerleri.혹은 아나사지 문화(미국 아리조나, 유타 등에서 발달한 인디언 문화 - 역자), 비옥한 초승달지대, 앙코르와트, 대 짐바브웨 유적(아프리카 중남부의 고대 도시 유적 - 역자) 등 말이죠.
Angkor Wat, Büyük Zimbabwe ve benzerleri.la Anasazi, la sociedad del Creciente Fértil, Angkor Wat, la del gran Gran Zimbabue y otras.
Angkor Wat, Büyük Zimbabwe ve benzerleri.les Anasazis, société du croissant fertile, Agor Wat, le Grand Zimbabwe et cætera.
Angkor Wat, Büyük Zimbabwe ve benzerleri.ludów Anasazi, Żyznego Półksiężyca, Angkor Wat, czy Wielkiego Zimbabwe.
Angkor Wat, Büyük Zimbabwe ve benzerleri.Анасази, обществото от Плодородния полумесец, Анкгор Ват, Велико Зимбабве и така нататък.
Angkor Wat, Büyük Zimbabwe ve benzerleri.תושבי אי-הפסחא, האנסאזי, תרבות הסהר הפורה,
Angkor Wat, Büyük Zimbabwe ve benzerleri.و الأناسازي: من سكان أمريكا الأصليين - و الهلال الخصيب و أنكر وات:بـ كمبدوديا, و زمبابوي القديمة
Angkor Wat, Büyük Zimbabwe ve benzerleri.過去10~20年の間に
Bize sunulan esas ve yan seçenekler. Ve benzerleri.Privzete stvari, določene izbire, ki so nam predstavljene ipd.
Bize sunulan esas ve yan seçenekler. Ve benzerleri.Standarden, den specifikke løsning vi bliver vist, osv.
Bize sunulan esas ve yan seçenekler. Ve benzerleri.Standardy, opcje które nam są przedstawiane i tak dalej.
Bize sunulan esas ve yan seçenekler. Ve benzerleri.Východiskové voľby, ktoré sú nám prezentované, atď.
Bize sunulan esas ve yan seçenekler. Ve benzerleri.Záleží na tom, jak jsou nám tyto specifické možnosti předloženy.
Bize sunulan esas ve yan seçenekler. Ve benzerleri.Τις εξ ορισμού, τις συγκεκριμένες επιλογές που μας παρουσιάζονται κτλ.
Bize sunulan esas ve yan seçenekler. Ve benzerleri.A készen kapott döntésekkel, a lehetőségek tálalásával, stb.
Bize sunulan esas ve yan seçenekler. Ve benzerleri.As opções que nos são apresentadas por defeito e outras.
Bize sunulan esas ve yan seçenekler. Ve benzerleri.De standaard-waarden, de individuele opties die ons gepresenteerd worden, en zo voort.
Bize sunulan esas ve yan seçenekler. Ve benzerleri.Et par les choix qui nous sont présentés par défaut, etc.
Bize sunulan esas ve yan seçenekler. Ve benzerleri.기본설정, 우리에게 보여지는 특정한 선택지들, 그런 것들 말이죠.
Bize sunulan esas ve yan seçenekler. Ve benzerleri.La valorile implicite, la opţiunile concrete care sunt ne prezentate.
Bize sunulan esas ve yan seçenekler. Ve benzerleri.l'opzione in mancanza di scelta, quelle presentate eccetera.
Bize sunulan esas ve yan seçenekler. Ve benzerleri.Таким, как вариант по умолчанию, подставка конкретного решения, и т.п.
Bize sunulan esas ve yan seçenekler. Ve benzerleri.ברירות המחדל, האפשרויות המסוימות שמוצגות בפנינו. וכן הלאה.
Bize sunulan esas ve yan seçenekler. Ve benzerleri.البديهيات، الخيارات المحددة التي تُقدّم لنا. وهلمجرا.
Bize sunulan esas ve yan seçenekler. Ve benzerleri.もう一つの例は
Bu haritaya her bir ulaşım şeklini ekledim, hızlı ulaşım, otobüs, DART, tramvay ve benzerleri.저는 이 지도에 모든 교통 수단을 전부 포함시켰습니다. 빠른 교통, 버스, 전철(DART), 트램 등등.
Bu haritaya her bir ulaşım şeklini ekledim, hızlı ulaşım, otobüs, DART, tramvay ve benzerleri.DART、路面電車 全ての路線が確認できます 路線は個々に 独立した線で描かれていて
Bu haritaya her bir ulaşım şeklini ekledim, hızlı ulaşım, otobüs, DART, tramvay ve benzerleri.En este mapa, estoy incluyendo cada forma de transporte, transporte rápido, autobús, tren, tranvía, etc.
Bu haritaya her bir ulaşım şeklini ekledim, hızlı ulaşım, otobüs, DART, tramvay ve benzerleri.În această hartă, includ fiecare mijloc de transport: transport rapid, autobuz, tren urban, tramvai ș.a.m.d.
Bu haritaya her bir ulaşım şeklini ekledim, hızlı ulaşım, otobüs, DART, tramvay ve benzerleri.Op deze kaart staat elke vervoerswijze: snel vervoer, bus, DART, tram enzovoort.
Bu haritaya her bir ulaşım şeklini ekledim, hızlı ulaşım, otobüs, DART, tramvay ve benzerleri.Przedstawia ona wszystkie formy transportu, autobusy zwykłe, pospieszne, tramwaje itp.
Bu haritaya her bir ulaşım şeklini ekledim, hızlı ulaşım, otobüs, DART, tramvay ve benzerleri.Trong bản đồ này, tôi là bao gồm mỗi hình thức vận tải, vận tải nhanh, xe buýt, DART, xe điện và các thứ.
Bu haritaya her bir ulaşım şeklini ekledim, hızlı ulaşım, otobüs, DART, tramvay ve benzerleri.На тази карта съм включил всички видове транспорт, бърз транспорт, автобуси, DART, трамваи.