Ve tahminen, bilirsiniz, çok farklı duyumsal aygıtları ve benzeri şeyleri var.És tegyük fel, hogy miénktől teljesen különböző érzékszerveik vannak, meg ilyesmik.
Ve tahminen, bilirsiniz, çok farklı duyumsal aygıtları ve benzeri şeyleri var.Et supposons qu'ils aient, disons, un dispositif sensoriel très différent, etc.
Ve tahminen, bilirsiniz, çok farklı duyumsal aygıtları ve benzeri şeyleri var.I przypuśćmy że mają, wiecie, zupełnie inny zestaw zmysłów i tak dalej.
Ve tahminen, bilirsiniz, çok farklı duyumsal aygıtları ve benzeri şeyleri var.그리고 그들이 우리와 전혀 다른 감각기를 가지고 있다고 합시다.
Ve tahminen, bilirsiniz, çok farklı duyumsal aygıtları ve benzeri şeyleri var.Nehmen wir einmal an sie haben, nun ja, gänzlich andere Sinnesorgane und dergleichen.
Ve tahminen, bilirsiniz, çok farklı duyumsal aygıtları ve benzeri şeyleri var.Şi să presupunem că ei au un aparat senzorial foarte diferit, şi aşa mai departe.
Ve tahminen, bilirsiniz, çok farklı duyumsal aygıtları ve benzeri şeyleri var.Suponham que eles têm um aparelho sensorial muito diferente.
Ve tahminen, bilirsiniz, çok farklı duyumsal aygıtları ve benzeri şeyleri var.Y supongan que tienen, digamos, muy diferentes aparatos sensoriales, etc.
Ve tahminen, bilirsiniz, çok farklı duyumsal aygıtları ve benzeri şeyleri var.И да предположим, че имат много различни сензорни системи, и така нататък.
Ve tahminen, bilirsiniz, çok farklı duyumsal aygıtları ve benzeri şeyleri var.И предположим, что у них совсем другие органы чувств, и так далее.
Ve tahminen, bilirsiniz, çok farklı duyumsal aygıtları ve benzeri şeyleri var.І припустимо, вони мають, знаєте, зовсім інакший сенсорний апарат, і все таке.
Ve tahminen, bilirsiniz, çok farklı duyumsal aygıtları ve benzeri şeyleri var.ונניח שיש להן איברי חישה מאוד שונים.
Ve tahminen, bilirsiniz, çok farklı duyumsal aygıtları ve benzeri şeyleri var.وأفترض أن لديهم جهاز حسي مختلف تماماً، وهلمجرا.
Ve tahminen, bilirsiniz, çok farklı duyumsal aygıtları ve benzeri şeyleri var.触手が7本 小さくて変な形の複眼が14個
Yani, dağlar oluştu ve su, yağmur, buz ve benzeri ile aşındı ve kum tanecikleri haline geldi.Góry wypiętrzają się, a później ulegają erozji pod wpływem wody, deszczu i lodu by stać się piaskiem.
Yani, dağlar oluştu ve su, yağmur, buz ve benzeri ile aşındı ve kum tanecikleri haline geldi.이렇게 산이 만들어지고 물, 빗물, 얼음 이런 것들이 산을 침식시키죠. 그럼 그것들은 모래 낱알이 됩니다.
Yani, dağlar oluştu ve su, yağmur, buz ve benzeri ile aşındı ve kum tanecikleri haline geldi.Их размывает вода и дождь, разрушает лёд и т.п. и их частички становятся песком.
Yani, dağlar oluştu ve su, yağmur, buz ve benzeri ile aşındı ve kum tanecikleri haline geldi.Отже, гори з'являються, а потім руйнуються водою, дощем, кригою, і так далі, і перетворюються на піщинки.
Yani, dağlar oluştu ve su, yağmur, buz ve benzeri ile aşındı ve kum tanecikleri haline geldi.והם הופכים לגרגרי חול. יש חול מסוים שהרבה יותר צבעוני. אלה הם חולות מקרבת האגמים הגדולים,
Yani, dağlar oluştu ve su, yağmur, buz ve benzeri ile aşındı ve kum tanecikleri haline geldi.إذن فالجبال قد تشكلت، وتتآكل بسبب المياه والمطر والجليد وما إلى ذلك، وتتشكل لدينا حبات الرمل.
Yani, dağlar oluştu ve su, yağmur, buz ve benzeri ile aşındı ve kum tanecikleri haline geldi.侵食され 砂になります これはかなりカラフルな砂ですね
Yer, içer ve sahnedeki insanlara bağırırlardı, aynı CBGB ve benzeri yerlerde yaptıkları gibi.그들은 그곳에서 먹고, 마시고, 그리고 서로에게 스테이지에서 소리를 지르곤 했습니다. CBGB 같은 곳에서 사람들이 그러는것 처럼요.
Yer, içer ve sahnedeki insanlara bağırırlardı, aynı CBGB ve benzeri yerlerde yaptıkları gibi.CBGBとかでみんながやるようにね アリアが好きだと思ったら
Yer, içer ve sahnedeki insanlara bağırırlardı, aynı CBGB ve benzeri yerlerde yaptıkları gibi.Eles comiam, bebiam e gritavam para as pessoas no palco, igual ao que fazem no CBGB's e lugares assim.
Yer, içer ve sahnedeki insanlara bağırırlardı, aynı CBGB ve benzeri yerlerde yaptıkları gibi.Ettek, ittak, és bekiabáltak a színpadon lévőknek, mint ahogy a CBGB's-ben, és ehhez hasonló helyeken szokás.
Yer, içer ve sahnedeki insanlara bağırırlardı, aynı CBGB ve benzeri yerlerde yaptıkları gibi.Jedli, pili a křičeli na osoby na pódiu, stejně tak, jako to dělají v CBGB a podobných místech.
Yer, içer ve sahnedeki insanlara bağırırlardı, aynı CBGB ve benzeri yerlerde yaptıkları gibi.Mâncau, beau şi ţipau la cei de pe scenă, exact la fel cum fac cei de la CBGB şi alte locuri asemănătoare.
Yer, içer ve sahnedeki insanlara bağırırlardı, aynı CBGB ve benzeri yerlerde yaptıkları gibi.Mangiavano, bevevano e urlavano alle persone sul palco, proprio come si faceva al CBGB e posti simili.
Yer, içer ve sahnedeki insanlara bağırırlardı, aynı CBGB ve benzeri yerlerde yaptıkları gibi.Solían comer, beber y gritarle a la gente en el escenario igual como lo hacen en CBGB y lugares así.
Yer, içer ve sahnedeki insanlara bağırırlardı, aynı CBGB ve benzeri yerlerde yaptıkları gibi.Ze aten, dronken en schreeuwden naar mensen op het podium, precies zoals bij CBGB's en dat soort plekken.
Yer, içer ve sahnedeki insanlara bağırırlardı, aynı CBGB ve benzeri yerlerde yaptıkları gibi.Έτρωγαν, έπιναν και φώναζαν στους καλλιτέχνες στην σκηνή, όπως κάνουν στο CBGB και σε παρόμοια μέρη.
Yer, içer ve sahnedeki insanlara bağırırlardı, aynı CBGB ve benzeri yerlerde yaptıkları gibi.А также ели, пили и кричали артистам на сцене, так же, как делают в CBGB's и других подобных местах.
Yer, içer ve sahnedeki insanlara bağırırlardı, aynı CBGB ve benzeri yerlerde yaptıkları gibi.Яли са, пили са и са крещели на хората на сцената, точно както правят в CBGB и места като него.
Yer, içer ve sahnedeki insanlara bağırırlardı, aynı CBGB ve benzeri yerlerde yaptıkları gibi.הם נהגו לאכול, לשתות, ולצעוק לעבר האנשים על הבמה, בדיוק כפי שנוהגים לעשות במועדון ה-CBGB ודומיו.
Yer, içer ve sahnedeki insanlara bağırırlardı, aynı CBGB ve benzeri yerlerde yaptıkları gibi.كانوا يأكلون و يشربون و يهتفون للواقف على الخشبة، تماما كما يفعلون في نادي CBGB و مثله من الأماكن.
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't".'; "? 이상에 대한 전자 물린'N 등등"Whad "를 마우스 오른쪽과 같은 dargs있다 Tasn't" '.
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"." Tasn't au dreptul dargs astfel de ";" Whad 'n musca e "de, mult?" Şi aşa mai departe.
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"."'Tasn't derecha han dargs tal", "Whad' n morder e 'para, que?" Y así sucesivamente.
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"."'Tasn't destra hanno dargs tali"; "Whad' n boccone e 'per, che?" E così via.
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"."Tasn't droite ont dargs ces"; "Whad 'n mordent e" pour que?
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"." Tasn't joga van ilyen dargs "," Whad "e harapni" n, mint?
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"."'Tasn't kanan memiliki dargs seperti"; "Whad' n e menggigit 'untuk, daripada?" Dan sebagainya.
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"." Tasn't oikeus olla tällainen dargs ";" Whad "e purra" N, kuin?
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"."'Tasn't phải có dargs như vậy"; "Whad' n e cắn 'hơn?" Và vv.
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"." Tasn't pravico imajo tako dargs ";" Whad 'n e ugriz "za, kot?" In tako naprej.
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"." Tasn't právo také dargs "," Whad 'e skus' severnej šírky, ako?
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"." Tasn't právo takové dargs "," Whad 'e skus' severní šířky, než?
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"." Tasn't prawo mieć takie dargs "," Whad "bite e 'n, niż?" I tak dalej.
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"."'Tasn't rätt har sådana dargs", "Whad" e bite' n för, än?
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"."'Tasn't Recht haben solche dargs"; "Whad' e Biss 'n für, als?" Und so weiter.
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"."'Tasn't recht hebben dergelijke dargs", "Whad' e bite 'n voor, dan?", Enzovoort.
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"."'Tasn't têm direito dargs tal", "Whad' n mordida e 'para, do que?" E assim por diante.
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"." Tasn't право има такива dargs "," Whad 'N електронна хапка "за, отколкото?" И така нататък.
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"."'Tasn't право иметь такие dargs", "Whad' п е укусить" во имя, чем?
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"."'Tasn't право мати такі dargs", "Whad' п е вкусити" в ім'я, чим?
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"."' Tasn't يحق dargs من هذا القبيل "؛" Whad 'ن دغة ه' ل ، من؟ "وهكذا دواليك.
"Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't"."Whad' n δάγκωμα e" για την, από ό, τι; "και ούτω καθεξής.
';? "Yerine, e ısırık' n ve benzeri" Whad "doğru gibi dargs Tasn't".氏ホール、手順からそれらを凝視し、リスニングは、それが信じられないほどの彼ことがわかった
Yönetmeliklere göre ana girişin önünde bir kamusal plaza olmalıdır, ve benzeri.A entrada principal devia ter uma praça pública em frente para responder à codificação por zonas, etc.
Yönetmeliklere göre ana girişin önünde bir kamusal plaza olmalıdır, ve benzeri.De hoofdingang zou moeten uitgeven op een openbaar plein om te voldoen aan de zonenormen enzovoort.