Halife aramak hakkımız ve vazifemiz midir?Ist es eine Pflicht und ein Recht, nach einem Kalifen zu suchen oder nicht?
Halife aramak hakkımız ve vazifemiz midir?Это долг и право искать Халифа или нет?
"Hayır, bu bizim vazifemiz değil, bizim vazifemiz, iletişim araçları ve özel olarak kitaptır."Il nostro mandato sono i media, e in particolare il libro."
"Hayır, bu bizim vazifemiz değil, bizim vazifemiz, iletişim araçları ve özel olarak kitaptır.""Isso não nos diz respeito. "O que nos compete são os 'media', e em particular o livro."
"Hayır, bu bizim vazifemiz değil, bizim vazifemiz, iletişim araçları ve özel olarak kitaptır."Mandatul nostru se referă la media, şi în special la carte. "
"Hayır, bu bizim vazifemiz değil, bizim vazifemiz, iletişim araçları ve özel olarak kitaptır."우리의 임무는 매체(media), 특히 책을 다루는 일입니다.'
"Hayır, bu bizim vazifemiz değil, bizim vazifemiz, iletişim araçları ve özel olarak kitaptır."Notre mandat, c'est les médias, et surtout le livre."
"Hayır, bu bizim vazifemiz değil, bizim vazifemiz, iletişim araçları ve özel olarak kitaptır.""Nuestra misión son los medios y, en particular, los libros".
"Hayır, bu bizim vazifemiz değil, bizim vazifemiz, iletişim araçları ve özel olarak kitaptır."Ons mandaat is media, en vooral het boek."
"Hayır, bu bizim vazifemiz değil, bizim vazifemiz, iletişim araçları ve özel olarak kitaptır."Są nimi media, a w szczególności książka."
"Hayır, bu bizim vazifemiz değil, bizim vazifemiz, iletişim araçları ve özel olarak kitaptır."Наша парафія - це носії інформації, особливо книжки".
"Hayır, bu bizim vazifemiz değil, bizim vazifemiz, iletişim araçları ve özel olarak kitaptır."Нашият мандат е медията, и особено книгата."
"Hayır, bu bizim vazifemiz değil, bizim vazifemiz, iletişim araçları ve özel olarak kitaptır."Суть нашей работы — средства передачи информации, главным образом книги".
"Hayır, bu bizim vazifemiz değil, bizim vazifemiz, iletişim araçları ve özel olarak kitaptır."התפקיד שלנו הוא מדיה, ובעיקר הספר."
"Hayır, bu bizim vazifemiz değil, bizim vazifemiz, iletişim araçları ve özel olarak kitaptır."لدينا وسائل الإعلام , وبشكل خاص الكتب
"Her nesil göreceli bilinmezlikten uzaklaşmalı, vazifesini keşfetmeli ve ona uymalı veya ona ihanet etmeli.""Cada generación debe, de la relativa oscuridad, descubrir su misión y satisfacerla o traicionarla".
"Her nesil göreceli bilinmezlikten uzaklaşmalı, vazifesini keşfetmeli ve ona uymalı veya ona ihanet etmeli."자신들의 사명을 발견하고 그 사명을 실천하거나 또는 거부해야 한다."
"Her nesil göreceli bilinmezlikten uzaklaşmalı, vazifesini keşfetmeli ve ona uymalı veya ona ihanet etmeli."נדרש לגלות באפלה יחסית, מהי משימתו, ולמלאה או לבגוד בה."
"Her nesil göreceli bilinmezlikten uzaklaşmalı, vazifesini keşfetmeli ve ona uymalı veya ona ihanet etmeli."بعيداً عن الغموض النسبي، إكتشاف رسالته، وتحقيقها أو خيانتها."
"Her nesil göreceli bilinmezlikten uzaklaşmalı, vazifesini keşfetmeli ve ona uymalı veya ona ihanet etmeli."使命を見出さねばならぬ そしてその使命を果たすか それに背くかだ」 私達の使命は何でしょう 何をする必要が
İslam devrimini ya da hükümeti eleştirmek benim üzerime vazife değildi.정부나 이슬람 혁명의 이념을 비판하는 자리에 있진 않았습니다.
İslam devrimini ya da hükümeti eleştirmek benim üzerime vazife değildi.אבל לא הייתי בעמדה שאפשרה לי להיות ביקורתית כלפי הממשלה או האידיאולוגיה של המהפיכה האיסלאמית.
İslam devrimini ya da hükümeti eleştirmek benim üzerime vazife değildi.ولكن لم أكن في وضع يسمح بأن أنتقد الحكومة أو إيديولوجية الثورة الاسلامية.
İslam devrimini ya da hükümeti eleştirmek benim üzerime vazife değildi.イデオロギーを批判するような 立場ではありませんでした 自分の意見を見つけ
Onun ţiddetsiz, pasif direniţ teorisi radikallerle ýlýmlýlar arasýnda köprü vazifesi görmüţ gibiydi.온건파와 과격파로 나뉘었습니다. 온건파는 헌법개정과 같은 법적 절차만이
Peki bizim vazifemiz ne?Care este misiunea noastră?
Peki bizim vazifemiz ne?Co jest naszym zadaniem?
Peki bizim vazifemiz ne?¿Cuál es nuestra misión?
Peki bizim vazifemiz ne? Ne yapmamız gerek?우리의 사명이 무엇일까요? 우리가 무엇을 해야만 할까요?
Peki bizim vazifemiz ne? Ne yapmamız gerek?מהי משימתנו? מה עלינו
Peki bizim vazifemiz ne? Ne yapmamız gerek?ما هي رسالتنا؟ ماذا ينبغي
Peki bizim vazifemiz ne? Ne yapmamız gerek?あるのでしょうか 私達の使命は
Peki bizim vazifemiz ne?Qual è la nostra missione?
Peki bizim vazifemiz ne?Quelle est notre mission ?
Peki bizim vazifemiz ne?Каква е нашата мисия?
Peki bizim vazifemiz ne?Какова наша миссия?
Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu."Meine Aufgabe ist es, Dr. Stewart zu widerlegen."
Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu."Moje práce je dokazovat Dr. Stewartové, že se mýlí."
Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu."O meu trabalho é provar que a Dra. Stewart está errada."
Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu."Моє завдання - довести, що д-р Стюарт помиляється".
Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu."Моя задача - доказать, что доктор Стюарт ошибается".
Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu."Работата ми е да докажа, че д-р Стюарт греши".
Ve laptoplar vazifelerini gördükten sonra onları geri dönüştürmenin bir yolunu bulmak gibi.モノやサービスを豊かになると、金儲けは排除されていく。
Ve şimdi vazifemizdir, vacibdir ey alimler, sizden bir fetva istemek:Und jetzt ist eine Pflicht, ihr Gelehrten, ein Fatwa zu fordern, eine Rechtsmeinung:
Ve şimdi vazifemizdir, vacibdir ey alimler, sizden bir fetva istemek:Y ahora tengo el deber, Oh eruditos, de pedirles una <i>fatwa</i>:
Ve şimdi vazifemizdir, vacibdir ey alimler, sizden bir fetva istemek:И сейчас это долг, О учёные, искать Фатва - юридическое заключение:
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Chodzi mi o to, że przywódcy duchowi są jakby częścią procesu inspiracji.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Ich meine, religiöse Führer sind sozusagen im Inspirationsgeschäft.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Ik bedoel, religieuze leiders zitten in de inspiratiebusiness.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Je veux dire par là que l'inspiration est l'affaire des chefs religieux.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.제 말은 종교 지도자들이 일종의 영감 비즈니스에 속해 있다는 것입니다.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Náboženští lídři vlastně pracují v oblasti inspirace.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Quiero decir que los líderes religiosos están en el negocio de la inspiración.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Úgy értem, hogy a vallási vezetők jól értenek az úgynevezett ösztönzési bizniszhez.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Voglio dire che i capi religiosi sono un po' nel business dell'ispirazione.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Vreau sa spun ca liderii religiosi fac afaceri cu inspiratia.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Ведь религиозные лидеры специализируются в области вдохновения.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Искам да кажа, религиозните лидери са един вид във вдъхновителния бизнес.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.אני מתכוון לכך שמנהיגים דתיים הם במקצוע של יצירת השראה.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.أعني أن علماء الدين هم نوع من الإلهام في الأعمال التجارية.