Alman vatandaşlığı almıştır.Ha acquisito la cittadinanza tedesca.
Bürokrasiyi iyileştirmiş ve vatandaşlık ve senato tutanaklarını daha etkin hale getirmiştir.Riorganizzò la burocrazia e mise ordine nella cittadinanza e nei ruoli senatoriali.
Hollanda vatandaşlığı da olan el-Benşiri'nin sahte bir Hollanda pasaportu da bulunmaktaydı.Ad un certo punto al-Banshīrī acquisì sia la cittadinanza sia documenti falsi olandesi.
Bu ülke vatandaşları 2012 yılında vizesiz listesine eklenmiştir.Nel 2012 è stato inserita nel Registro nazionale dei luoghi storici.
Ama bunlar vatana ihanet olsun diye hizmet etmezler.Ma la Sfera non perdona i traditori.
Anlaşma öncesinde Çin vatandaşları ülke dışarısına göçmen olarak çıkamıyorlardı.)A quel tempo in Cina, non veniva permesso alle persone di spostarsi liberamente per il paese.
1962-1965'te İkinci Vatikan Konsili'ne üye olarak katıldı.Tra il 1962 e il 1965 partecipò al Concilio Vaticano II.
1998 yılında evlenerek İspanyol vatandaşlığına geçti.Divenne cittadina tedesca nel 1998 a seguito di un matrimonio.
Bazı vatandaşlarının yaptıklarından utanıp mümkün olan herkese yardım ettiler.Le cipolle sono la presa di coscienza delle azioni, commesse o comunque sostenute, da tutti i tedeschi.
Vatikan pasaportu Uluslararası seyahat için Vatikan vatandaşlarına verilir.Il passaporto vaticano è un documento rilasciato ai cittadini vaticani per effettuare viaggi all'estero.
Vatandaşların üçte ikisi geçim sıkıntısı nedeni ile yurt dışı ya da il dışında çalışmaktadırlar.Il 42% della popolazione è straniero, qui presente per lavoro o studio.
Ayrıca Arma Departmanı, soylu ve onursal vatandaşların hakları ile ilgili konuları yönetiyordu.È detto intendente anche la persona incaricata di amministrare i beni di una famiglia reale o nobile.
"Bu kıtaları ne sömürgeleştirmiş, ne de vatanlaştırmıştık."Non li abbiamo dimenticati e mai li dimenticheremo."
Bu arada DP Vatan Cephesi'ni kurdu.Nel frattempo si lessa del sedano.
1828'de 79 yaşındayken Da Ponte ABD vatandaşlığına kabul edildi.Nel 1828, a settantanove anni di età, viene naturalizzato cittadino degli Stati Uniti d'America.
Gazetesi Vatan ise kapatıldı.Il giornale del carcere viene chiuso.
Sosyalist vatanseverlikSociologia Famiglia
Kendi vatandaşlarının Fransız askerlerine boyun eğdiğine tanık oluyordu.La loro sicurezza venne garantita dai militari francesi.
Soğuk Savaş boyunca Lihtenştayn vatandaşlarının Çekoslovakya'ya girmeleri yasaktı.Durante la Guerra fredda ai cittadini del Liechtenstein fu proibito di entrare nella Cecoslovacchia.
Günümüzde Vatikan'daki İsviçreli Muhafızlar bu geleneğin kalıntısıdır.Ancor oggi le guardie svizzere del Vaticano vengono reclutate in questo cantone.
2008'da ise vatandaşlığa kabul edildi.Nel 2008 gli è stata anche conferita la cittadinanza onoraria.
Polonya pasaportu Polonya dışına seyahat için Polonya vatandaşlarına verilir.Là i diplomatici polacchi le permisero il ritorno in Polonia.
Zelalem 29 Aralık 2014'ten itibaren Amerikalı vatandaşı oldu.Il 29 dicembre 2014 ha ottenuto la cittadinanza americana.
Savaştan sonra mahkûm edildi ve vatana ihanet suçundan idam edildi.Dopo la guerra fu impiccato per tradimento.
Diğer ülke vatandaşları ise bu altı bölgeye dağılmış durumda.La regione si suddivide in 6 province.
1994 - İsrail ve Vatikan tam diplomatik ilişki anlaşmasına vardı.15 giugno: Israele e lo Stato Vaticano instaurano delle relazioni diplomatiche complete.
Tanzimat döneminin de sahnelenen ilk tiyatro eseri ise Namık Kemal'in Vatan Yahut Silistre adlı yapıtıdır.In tutti gli altri passi dell'Antico Testamento si nomina il lago chiamandolo Cheneret o Chenara.
Bir üyenin en az yirmi beş yaşında ve en az yedi yıllık Amerikan vatandaşı olması gerekir.I volontari devono avere almeno 18 anni ed essere cittadini americani.
Ama biz burada vatanımızı savunuyoruz.Io muoio per la mia patria.
1958'de ABD vatandaşlığına geçti.Nel 1958 ottenne la cittadinanza statunitense.
Birkaç yıl içinde bir milyon civarında Sovyet vatandaşı İsrail'e göç etti.Durante gli anni '90 è emigrato in Israele circa un milione di persone dall'ex-Unione Sovietica.
El yazması Vatikan Kütüphanesinde bulunmaktadır.Il manoscritto originale si trova nella Biblioteca Vaticana.
Lozanlı büyük babası dolayısıyla İsviçre vatandaşlığı da vardır.Grazie alle origini svizzere del padre ebbe un pass svizzero.
Vatel, Fransız aşçı François Vatel'in yaşamını konu alan 2000 yapımı film.Metronotte è un film del 2000 diretto da Francesco Calogero.
Meksika vatandaşları için ayrı gereksinimleri vardır.Conta varie presenze con la nazionale messicana.
Ayrıca mahallede orköy ve vatandaşların kendi aracılığıyla seracılıkda yapılmaktadır.Anche molti soldati e civili vengono infettati semplicemente stando loro intorno.
Hem Almanya hem de Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlığı bulunmaktadır.Ha sia la cittadinanza giapponese sia quella degli Stati Uniti d'America.
Çoğu yöneticisi ve seçmeni İsrailli Arap vatandaşlardır.Il partito si definisce Arabo-ebraico e la maggioranza dei suoi leader e votanti sono arabi israeliani.
Avusturya vatandaşıdır ve 1936 yılından bu yana Almanya'da yaşamaktadır.Possiede ancora la cittadinanza statunitense e vive a New York dal 2016.
1913 yılında Viyana’dan ayrılarak oğlunun Vatestetten’deki evine gitti.Nel 1906 il padre lo invia all'estero per conto della propria ditta di vini.
18 yaşın üzerindeki her vatandaşın oy kullanma hakkı bulunmaktadır.Tutti i cittadini italiani che hanno compiuto 18 anni hanno diritto di voto.
Vatikan Büyükelçiliği de Harbiye Papa Roncalli Sokak'ta bulunmaktadır.Alla sua presenza è dovuta anche la devozione mostrata in seguito da papa Roncalli.
Çok büyük bir vatanseverdir.È dunque di famiglia cospicua.
İsviçreli muhafızlar, bu gün de Vatikan'da papanın hizmetindedir.Gli ultimi loro epigoni sono le attuali guardie svizzere, in servizio presso lo Stato del Vaticano.
Bir arkadaşına şöyle yazar: "İtalya benim vatanım - sanatın vatanı.In un'intervista ha dichiarato che l'Italia è "la sua casa lontano da casa".
2004'ten sonra vatandaşlık haklarına sahip oldular.Dal 2004 possiede la nazionalità francese.
Yeni ulusu yaratmak görevi de vatanı kurtaracak olan aydınlara düşmektedir.È la Patria amata che rinasce alata la Patria che di luce splende ancora.
2001 yılının mayıs ayından beri Avrasya Partisi – Rusya Vatanseverler İttifakı”nın Siyasi Konseyi Başkanıdır.Dal 2001 ricopre il ruolo di presidente della giuria di "Bambini Talentuosi della Russia".
İran ve Türkiye vatandaşlıklarına sahiptir.L'Iran e la Turchia lo consideravano composto da sette.
Her vatandaş onlara yardım etmelidirler.Каждый гражданин должен помогать им.
O bir Çin vatandaşıdır.Он гражданин Китая.
Büyük sanatçıların vatanı yoktur.Великие художники не имеют отечества.
Tom, Alman uyruklu bir Amerikan vatandaşı.Том - американец немецкого происхождения.
Şehir konseyi vatandaşlar tarafından seçilir.Городской Совет избирается гражданами.
Vatanı seviyorum.Я люблю свою Родину.
Türk vatandaşlarının banka hesaplarında akıl almaz miktarda dolar var.На банковских счетах граждан Турции имеется невероятное количество долларов.
Eğer karın sana ihanet ederse, şükret ki o sadece sana ihanet etti vatanına değil.Если тебе изменила жена, радуйся, что она изменила тебе, а не отечеству.
Tom kendini dünya vatandaşı sayıyor.Том считает себя гражданином мира.
Tom, Mary'nin vatan hasreti çektiğini söyledi.Том сказал, что Мэри скучает по дому.
Ancak bundan sonra bir daha hayatta iken vatanına dönemedi.Поэтому возвратиться к мирской жизни после него было невозможно.