Ana içeriğe geç
Sözlük

vat ile cümle

vat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bu da Vatikan'ın yalan söylediği anlamına gelir ki, Vatikan'ın hiç karşılaşmak istemediği bir durumdur bu.La capitulation est une vassalité permanente et le vassal ne pourra jamais s'en défaire.
1878'te de Amerikan vatandaşı olmuştur.Il devient citoyen américain en 1783.
İtalyan asıllı ama 1946'da ABD vatandaşlığına geçmiş olan iktisatçı.Ténor polonais, naturalisé américain en 1946.
Vatandaşların bu ülkeye seyahat etmesi yasaktır.Ce visa interdit de travailler dans le pays visité.
El yazması Vatikan Kütüphanesinde bulunmaktadır.Il les fit mettre dans la bibliothèque du Vatican.
Bu silah Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasında kullanılmıştır.Le bâtiment a été détruit pendant la Grande Guerre patriotique.
Aynı zamanda Belçika vatandaşıdır.Il est également de nationalité belge.
Bu yıldan itibaren ABD vatandaşlığına geçmiş ve yaşamını ABD'de sürdürmüştür.Au cours de l'année, leur père tombe gravement malade ; ils repartent aux États-Unis.
Fransız bir aile tarafından 7 yaşında evlat edinilmiş, 1977 yılında ise Fransız vatandaşı olmuştur.Adopté sous forme plénière à l'âge de sept ans par une famille française, il passe son enfance en Normandie.
Bu arada İngiliz vatandaşlığını da almıştır.Il a pris la nationalité anglaise.
Bu amacın tam olarak uygulanması yargılanan vatandaşların adalete güvenini sağlar.Nous avons la conviction que vous rendrez justice à qui de droit.
18 Eylül 1971 Krasnodar, Rusya) Avusturya vatandaşlığı da bulunan Rus soprano, opera sanatçısı.18 septembre : Anna Netrebko, chanteuse d'opéra (soprano) russo-autrichienne.
Hollanda'daki Türk vatandaşları ülke siyasetine yön vermektedir.Les Allemands de Pologne contribuent à la vie politique du pays.
Fransa tüm Alman vatandaşlarını sınır dışı etmeye başlamıştır.Tous les ressortissants allemands sont expulsés de France.
1929 yılında ailesi Fransız vatandaşlığına geçti.En 1929, avec toute sa famille, elle obtient la nationalité française.
Bu ülkede doğmuş olmasına rağmen İsviçre vatandaşlığını almayı başaramamıştı.Le fait de naître en Suisse ne donne pas droit à la nationalité suisse.
Belçika vatandaşlığına da sahiptir.Il a également la nationalité belge.
Bu tablo Vatikan tarafından Roma'daki Dal Vaticano Floransa Müzesi'ne alınmıştır.Il est exposé au musée du Vatican, à Rome.
Karl’ın talepleri vatandaşları memnun etmemiştir.Gerbert n'est pas indifférent aux appels de Charles.
Bir arkadaşına şöyle yazar: "İtalya benim vatanım - sanatın vatanı.Brown répond, "I'm doing a service for my country and my planet.
1812 Vatanseverlik Savaşı sırasında Moskova'daki milislere komuta etti.Dans les rangs de la milice de Moscou, il prit part à la Guerre patriotique de 1812.
Yakın zamanda Çin vatandaşı kişilerin de adaya gelmesi ile Çin nüfusunda artış gözlemlenmiştir.Toutefois, nous pouvons noter une augmentation de l'immigration chinoise dans la municipalité.
Babası Franck, Guadeloupe asıllı bir Fransız vatandaşı ve aynı zamanda amatör bir futbolcuydu.Son père, Franck, originaire de Guadeloupe, a été footballeur amateur en Indre-et-Loire.
Bunun sonucunda Fransız vatandaşlığı hakkı kazandı.Ils y obtiennent la nationalité française de plein droit.
4 Temmuz - Ahıska'nın Osmanlılarca fethi 19 Mayıs - Anne Boleyn vatana ihanet suçundan idam edildi.19 mai : Anne Boleyn, condamnée à mort pour adultère est exécutée.
Vatandaşlarına ise "Reichsdeutsche" (İmparatorluk Almanları) denilmiştir.Ses membres sont appelés les nationaux allemands (Deutschnationale).
Siyasiler ve vatandaşlar zor durumda kalacaklardır.Communistes et nationalistes se retrouvent face à face.
2003 yılında uzaya çıkan ilk Çin vatandaşıdır.En 2013, il est le premier Chinois à participer au Tour d'Italie.
18 yaşını doldurmuş ya da daha yaşlı İsrail vatandaşı seçimlere katılabilir.Tous les citoyens âgés de 18 ans ou plus peuvent s'inscrire pour voter aux élections.
Bulgaristan vatandaşlığı bulunmaktadır.Elle a la citoyenneté bosnienne aujourd'hui.
Tanrı’nın Bankeri olarak bilinen Calvi, Vatikan’a yakınlığıyla bilinen Banco Ambrosiano’nun genel müdürüydü.Surnommé le « banquier de Dieu », il était responsable de Banco Ambrosiano.
Ey sevgili vatanımız, biz kazanacağız!Heureux les doux, ils obtiendront la terre promise !
Her ulusal jürisi, temsil ettikleri ülkenin vatandaşı olan beş müzik endüstrisi uzmanından oluşmaktadır.C’est lui qui est chargé de former le groupe des cinq artistes représentant son pays.
Bütün Müslüman vatandaşlarımız bu Cemiyet’in tabii üyeleridir.L'association des musulmans chinois compte ces gens comme des musulmans.
Mario bir İtalyan vatandaşıdır.Mario es un ciudadano italiano.
Bir demokraside bütün vatandaşların eşit hakları vardır.En una democracia, todos los ciudadanos tienen los mismos derechos.
Birçok vatandaş orduya katıldı.Muchos ciudadanos se unieron al ejército.
İspanyol vatandaşlar kendilerine yalan söylemeyen bir hükümeti hak ediyor.Los ciudadanos españoles se merecen un gobierno que no les mienta.
Baltalı katilin yakalanması vatandaşların yardımı sayesinde oldu.La captura del asesino del hacha fue posible gracias a la colaboración ciudadana.
Polonya Cumhuriyeti'nin tüm vatandaşlarının korunması ve savunulması.La defensa y protección de todos los ciudadanos de la República de Polonia.
Fransa tüm Alman vatandaşlarını sınır dışı etmeye başlamıştır.Francia empieza a deportar a todos los ciudadanos alemanes.
Fakat Roza Eskinazi, asla bir vatan haini ya da bir işbirlikçi olmamıştır.Pero Roza Eskenazi no fue una traidora o una colaboracionista.
Bahçelerin içinde Vatikan Radyosu gibi bazı binalar mevcuttur.Hay algunos edificios como Radio Vaticana dentro de los jardines.
Büyük Vatanseverlik Savaşı sonrasında ülkenin eğitim sistemi önemli ölçüde genişledi.Después de la Gran Guerra Patriótica, el sistema educativo del país se amplió considerablemente.
Sparta'da tüm erkek vatandaşlar eğitim öğretimlerine devam ettikleri sürece eşitlerdi.En Esparta, todos los ciudadanos varones se nombraban iguales si terminaban su educación.
Bunlardan ikisi Ernest Burger ve Herbert Hans Haupt ABD vatandaşıydı.Dos de ellos, Ernst Burger y Herbert Haupt, eran ciudadanos estadounidenses.
Köpekbalıkları ve vatozlar Avrupa sularında çok nadir bulunur.Los tiburones y ráyidos son poco frecuentes en aguas europeas.
Nakoula, Mısır'da doğdu, Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti ve bir Amerika vatandaşı oldu.Nakoula nació en Egipto, emigró a los Estados Unidos, y se convirtió en ciudadano estadounidense.
Çifte vatandaşlığa sahiptir.Tiene doble nacionalidad.
Vatikan Şehri: Libreria Editrice Vaticana.Ciudad del Vaticano: Libreria Editrice Vaticana.
1928'de Oldenburg şehrinin vatandaş onur ödülünü almıştır.En 1928 recibió la ciudadanía de honor de la ciudad Oldenburg.
Çifte vatandaşlığına (İsveç ve Türk pasaport) sahibidir.Posee la doble nacionalidad (Neerlandesa y Turca).
Birkaç yıl sonra ise ABD vatandaşlığı aldı.Dos años más tarde obtuvo la nacionalidad estadounidense.
Paraguay konsoloslukları Paraguay pasaportunu vatandaşı için yurtdışında yaşıyorlarsa verilebilir.El pasaporte paraguayo consular se puede expedir para ciudadanos paraguayos si viven en el extranjero.
1975 yılında Doğu Berlin'de fahri vatandaş yapıldı.En 1975 se la hizo Ciudadana de Honor de Berlín-Este.
Şu anda ABD vatandaşıdır.En la actualidad es ciudadano de los Estados Unidos.
Vatandaşın politik katılım hakkı vardır.Asegurar el derecho de los ciudadanos a participar en política.
23 yaşında kendi seçimiyle Avusturya vatandaşı oldu.Decidió convertirse en ciudadano austríaco a los 23 años.
Ayni oda ayrıca Mission: Impossible III Vatican City olarak kullanıldı.Esta misma forma de acceder al Vaticano se utilizó en Misión imposible 3.
Vänersborg, Brätte vatandaşları tarafından 1642-1644 yılları arasında bir zamanda kuruldu.Vänersborg fue fundada por ciudadanos de Brätte, que se trasladaron entre 1642-1644.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod