Kamu polisi... ...iyi bir vatandaşa... ...bunu nasıl yapabilir?The public police... to a good citizen... can you do this?
Kamu polisiiyi, nasıl bir vatandaşına bunu zor kullanarak yapabilir?How could the public police use violence against a good citizen?
Neden iyi bir vatandaş bunu yaşamak zorunda?Why does a good citizen have to undergo something like this?
Vatandaşları öne aldık, memurları değil.We put the citizen first, and not the clerks.
Polisler, parasal sistemin vatandaşlarıyla iletişim içindeler.4. Laws are fixed for an unequal society 5. Citizens are obedient in front of authority 6.
Shaileshkumar Jain, bir A.B.D. vatandaşı.Mr. Shaileshkumar Jain, a U.S. citizen.
Vatikan'da Sistine Şapeli'ndeyiz. Burası, Katolikler için çok önemli bir mekan.We're in the Sistine Chapel in the Vatican, which has tremendous importance to Catholicism.
Michelangelo Roma'da, vatikan şehrinde.He's in the Vatican.
Ben bir Amerikan vatandaşıyım!I'm American!
Vatandaşların Bağlantısı uygulaması ile neler olduğu biraz değişikBut what happens with Citizens Connect is different.
Fakat Vatandaşların Bağlantısında her şey halka açık, böylece herkes görebiliyor.But on Citizens Connect everything is public, so everybody can see this.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.So one citizen helped another citizen, but government played a key role here.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.We're more than that, we're citizens.
Ve vatandaşlık kavramını düzeltmeden, devlet kurumlarını düzeltemeyecegiz.And we're not going to fix government until we fix citizenship.
Vatandaşlarımın bazıları da o şehre taşınacak.Some of my citizens will move into that city as well.
Vatandaş olarak çok aktif hale gelin.Become very active as citizens.
Hükümetler vatandaşa hizmet ulaştırıyor mu?Are governments delivering services to the citizens?
İnsan haklarımıza saygı göstermediniz Meksikalı olarak da, vatandaş olarak da, insan olarak da..You have not respected our human rights, not as Mexicans, not as citizens, and not as humans.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.But it had to go somewhere and they had responsibilities as citizens.
Burada yapay ayağa sahip bir Amerikan vatandaşı ve oğlu var.Here is an American citizen and his son having an artificial foot.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Average citizens often were chosen for citizen juries to decide on critical matters of the day.
Vatandaş gazeteciliği - medya kendiniz nasıl öğrenin.Citizen journalism - learn how to be the media yourself.
Buradaki sebepler biraz daha sağlam. Ancak, vatanseverlik kanunu kullanılarak haklarımız kısıtlandı.But that too has been used, this Patriot Act to reduce our liberties.
Ve aslında diğer rejimler vatandaşlarına dediler ki,And actually other regimes, they told their citizens,
Bu silahları kendi vatandaşlarına karşı kullandılar ve Amerikalılar'ı da öldürdüler.They used those weapons against -- against their own citizens and killed Americans with them.
Bu senin Çin vatandaşı olduğunu ispatlayan mühür.This is a seal signifying you are a Chinese citizen.
Çocuklarım vatandaşlık görevi anlamak olasılığı daha düşüktür.My children are less likely to understand civic duty.
Bu gördüğüm vatandaşlık görevi bir anlamda teşvik Ailemin nesil net yansıması.This fostered a sense of civic duty that I saw the clear reflection of in my parents' generation.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.It's a space where citizens can voice their discontent and show their power.
Dünya vatandaşı olarak görevlerimiz olduğunu bilmemiz gerekiyor.We have to know that we have a responsibility as global citizens in this world.
Bu insanlara saygıdeyer, oturaklı, parasal hür ve vatandaşlık yaşamı kurmak için yardım etmektir.It's about helping people to build lives of dignity, stability, economic autonomy, citizenship.
Saatte bir vat üreten vefakâr hücremizle işe koyulduk.We start here with our workhorse one watt-hour cell.
Çalışmalar sırasında 20 vat-saatlık hücre büyüklüğüne ulaştık.Along the way we scaled up to the 20 watt-hour cell.
200 vat-saat olan.That's 200 watt-hours.
Ve bu, iki megavat-saat nominal kapasiteye sahip- iki milyon vat-saat.And this has a nameplate capacity of two megawatt-hours -- two million watt-hours.
Bu hükümetin kendi vatandaşlarına saldırdığında ne olduğunun en iyi örneği.This is a prime example of what happens when governments attack against their own citizens.
Örneğin: sadece İtalya'nın değil ama aynı zamanda Roma'nın içinde kalan minik Vatikan Şehir Devleti.For example: tiny Vatican City, which fits inside of not just Italy, but also just Rome.
Eğer canlı bomba Galler vatandaşı olsaydı, Galler'e iyi şanslar derdim.If the suicide bomber was from Wales, good luck to Wales, I'd say.
Vatandaş olarak çözülebilir, vatandaş olarak, TEDandaş olarak.It's solvable by being citizens, by being citizens, by being TEDizens.
Daha da kötüsü, iyi bir vatandaş olmanın daha çok tüketmek demek olduğunu aşılamaya çalışıyor.Even worse, it teaches that more consumption is the right reward for being a good citizen.
Vatandaş daha katılımcı olmalı.I think the citizen has to get more involved.
Bence vatandaşlar da, liderler kadar sorumludur.Citizen is as responsible as our leaders, I believe.
Bunlar, metrekare başına vat ile ölçtüğüm birim alan başına eşit güç tüketimi çizgileri.Those are lines of equal power consumption per unit area, which I measure in watts per square meter.
Birleşik Krallık, metrekare başına 1,25 vat tüketiyor.The United Kingdom is consuming 1.25 watts per square meter.
Avrupa iklimlerinde, enerji üretilen bitkiler metrekare başına yarım vat enerji veriyor.Energy crops deliver half a watt per square meter in European climates.
Metrekare başına 1,25 vat tüketiyoruz.Well, we consume 1.25 watts per square meter.
Güneş panelleri, bir çatıya koyduğunuzda, İngiltere'de metrekare başına yaklaşık 20 vat verir.Solar panels, when you put them on a roof, deliver about 20 watts per square meter in England.
Metrekare arazi alanı başına yaklaşık 5 vat verirler.They deliver about 5 watts per square meter of land area.
Vermont'taki bir güneş parkı, gerçek verilere göre metrekareye 4,2 vat enerji veriyor.And here's a solar park in Vermont, with real data, delivering 4.2 watts per square meter.
Bir kilometrekareye bir gigavat, metrekareye 1000 vat enerji demektir.That's one gigawatt in a square kilometer, which works out to 1,000 watts per square meter.
Düşük gelirli vatandaşlar çoğu zaman temel sağlık hizmetleri için acile gidiyor.Low-income citizens often use emergency-room visits as primary care.
İnsanlar ve vatandaşların hakları olan bildirgeyi.The Declaration of the Rights of Man and the Citizen.
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.And still a third group got a message about being good citizens, preventing blackouts.
"Kuşbeyinliler ve Vatanseverler,""Pinheads and Patriots,"
Cogu ulkelerde Yahudiler vatandasliktan cikartildi ve malvarliklarina el konuldu.Jews were stripped of their citizenship in many countries and their property was confiscated.
Kulüpleri ile Vatandaşlar.] 1 CITIZEN Kulüpler, faturalar ve partizanları! grev! onları döverim!Citizens with clubs.] 1 ClTIZEN Clubs, bills, and partisans! strike! beat them down!
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıHave thrice disturb'd the quiet of our streets; And made Verona's ancient citizens
Vatandaşlar, ve Devlet Memurları]Citizens, and Servants.]
Vatandaşlar, ve Tybalt öldürülen .--The citizens are up, and Tybalt slain.--
Yüzde doksan evet, vatan hainidir dedi.Ninety percent said yes, she's a traitor.