Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.A můj otec mi zanechal odkaz v podobě ručního psaní v dopisech a poznámkovém bloku.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Bố tôi để lại cho tôi một di sản với chữ viết của ông qua những lá thư và cuốn vở.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Dan ayah saya meninggalkan sebuah warisan dari tulisan tangannya melalui surat-surat dan sebuah buku tulis.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Édesapám a kézírását hagyta rám örökségül levelek és jegyzetfüzetek formájában.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.En mijn vader liet me een nalatenschap van zijn schrijven na via brieven en een aantekeningenboek.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Et mon père m'a laissé un héritage de son écriture manuscrite au travers de lettres et d'un carnet.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.또 제 아버지도 편지와 공책을 통해서 그 필적의 유산을 제게 남겼죠.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Minun isäni testamenttasi minulle käsinkirjoittamansa kirjeet ja muistikirjan.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Mój ojciec pozostawił mi w spadku swoje zapiski w postaci listów i notatnika.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Nos seus dois últimos anos de vida, quando estava doente, encheu um caderno com pensamentos sobre mim.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Şi tatăl meu mi-a lăsat moştenire scrisul său de mână în scrisori şi într-un caiet.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Und mein Vater hinterließ mir seine Handschriften in Briefen und einem Notizbuch.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Y mi padre me dejó un legado de su letra a través de cartas y un cuaderno.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Και ο πατέρας μου, μου άφησε μία κληρονομιά του τρόπου που έγραφε μέσα από επιστολές και ένα σημειωματάριο.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.А мій батько залишив мені у спадок свій почерк у своїх листах та записній книжці.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.А мой отец оставил мне наследие своего почерка в своих письмах и записной тетради.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.И моят баща ми остави наследство, писано с неговия почерк чрез писма и бележник.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.ואבי השאיר לי את המורשת של כתב היד שלו באמצעות מכתבים ומחברת.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.وترك لي والدي ميراث من خط يده عبر الخطابات والمذكرات
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.手書き文字という遺産を私に残しました 彼は病気のとき、人生の最後の二年間に
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.ale je pod tútormi a pod správcami, až do času, ktorý určil otec.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.Ale jest pod opiekunami i dozorcami aż do czasu zamierzenia ojcowskiego.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.Ale pod ochráncemi a správcemi jest až do času uloženého od otce.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.Ci este supt epitropi şi îngrijitori, pînă la vremea rînduită de tatăl său.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.Hanem gyámok és gondviselõk alatt van az atyjától rendelt ideig.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.그 아버지의 정한 때까지 후견인과 청지기 아래 있나니
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.ma dipende da tutori e amministratori, fino al termine stabilito dal padre
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.mais il est sous des tuteurs et des administrateurs jusqu`au temps marqué par le père.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.marveč je pod varuhi in oskrbniki do dne, postavljenega po očetu.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.más bien, está bajo guardianes y mayordomos hasta el tiempo señalado por su padre
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.mas está debaixo de tutores e curadores até o tempo determinado pelo pai.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.men han er under formyndere og husholdere inntil den tid som hans far forut har fastsatt.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.men han står under Formyndere og Husholdere indtil den af Faderen bestemte Tid.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.phải ở dưới quyền kẻ bảo hộ và kẻ coi giữ, cho đến kỳ người cha đã định.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.phải ở dưới quyền kẻ bảo_hộ và kẻ coi giữ , cho_đến kỳ người cha đã định .
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.sondern er ist unter den Vormündern und Pflegern bis auf die Zeit, die der Vater bestimmt hat.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.ty han står under förmyndare och förvaltare, intill den tid som fadern har bestämt.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.vaan hän on holhoojain ja huoneenhaltijain alainen isän määräämään aikaan asti.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.αλλ' ειναι υπο επιτροπους και οικονομους μεχρι της προθεσμιας υπο του πατρος.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.а єсть під опікунами та доморядниками аж до нароку отця.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.Вие пазите дните, месеците, времената и годините.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.он подчинен попечителям и домоправителям до срока, отцом назначенного .
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.אלא הוא תחת יד אמנים ופקידי הבית עד לזמן המיעד לו מאת אביו׃
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.بل هو تحت اوصياء ووكلاء الى الوقت المؤجل من ابيه.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.乃 在 師 傅 和 管 家 的 手 下 、 直 等 他 父 親 豫 定 的 時 候 來 到
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.乃 在 師傅 和 管家 的 手下 、 直 等 他 父親豫 定 的 時候 來到
Bayan Vassiliev, 1907'de Minsk'te doğdu, 69 doğum gerçekleştirdi.A minski Vassilievnának 69 gyereke volt, 27-szer szült.
Bayan Vassiliev, 1907'de Minsk'te doğdu, 69 doğum gerçekleştirdi.Dna Vassiliev, născută în Minsk în 1907, a avut 69 naşteri multiple.
Bayan Vassiliev, 1907'de Minsk'te doğdu, 69 doğum gerçekleştirdi.Mrs. Vassiliev, geboren in Minsk in 1907, had 69 dubbele geboortes.
Bayan Vassiliev, 1907'de Minsk'te doğdu, 69 doğum gerçekleştirdi.Η κυρία Βασίλιεφ, γεννηθείς στο Μίνσκ το 1907 είχε 69 πολλαπλές γέννες.
Bayan Vassiliev, 1907'de Minsk'te doğdu, 69 doğum gerçekleştirdi.Мадам Василиев, родом от Минск родила 69 деца.
Beklentilerinizi sunumlardaki vasıtası ile yönlendirebiliyoruzChúng ta có thể đánh lừa phán đoán về miêu tả
Beklentilerinizi sunumlardaki vasıtası ile yönlendirebiliyoruz - her ne sunuluyorsa. Burada ne görüyorsunuz?Kita dapat menyalahi ekspetasi Anda dalam representasi apa yang sebuah gambar wakilkan.
Beklentilerinizi sunumlardaki vasıtası ile yönlendirebiliyoruz - her ne sunuluyorsa. Burada ne görüyorsunuz?Podemos romper sus expectativas en la representación, en lo que una imagen representa, ¿qué ven aquí?
Beklentilerinizi sunumlardaki vasıtası ile yönlendirebiliyoruz - her ne sunuluyorsa. Burada ne görüyorsunuz?Si possono infrangere con la rappresentazione, ciò che un'immagine rappresenta.
Beklentilerinizi sunumlardaki vasıtası ile yönlendirebiliyoruz - her ne sunuluyorsa. Burada ne görüyorsunuz?We kunnen je verwachtingen ook verstoren over wat een plaatje representeert.
Beklentilerinizi sunumlardaki vasıtası ile yönlendirebiliyoruz - her ne sunuluyorsa. Burada ne görüyorsunuz?wyobrażenia tego co reprezentuje obrazek.
Beklentilerinizi sunumlardaki vasıtası ile yönlendirebiliyoruz - her ne sunuluyorsa. Burada ne görüyorsunuz?Може да нарушим очакванията ви за представяне... какво представлява един образ.
Beklentilerinizi sunumlardaki vasıtası ile yönlendirebiliyoruz - her ne sunuluyorsa. Burada ne görüyorsunuz?Мы можем обмануть наше восприятие изображения: то, что изображено на картинке.
Beklentilerinizi sunumlardaki vasıtası ile yönlendirebiliyoruz - her ne sunuluyorsa.Podemos deturpar as vossas expectativas quanto à representação, ou o que uma imagem representa.