varolan ile cümle
varolan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Düzenlenen dosyanın varolan dosyanın üzerine yazılıp yazılmayacağı.Při uspořádávání souborů přepisovat existující soubory.
Düzenlenen dosyanın varolan dosyanın üzerine yazılıp yazılmayacağı.Se a organização dos ficheiros irá sobrepor os existentes.
Düzenlenen dosyanın varolan dosyanın üzerine yazılıp yazılmayacağı.Si organizar archivos sobrescribirá los archivos existentes.
Düzenlenen dosyanın varolan dosyanın üzerine yazılıp yazılmayacağı.Αν θα αντικατασταθούν υπάρχοντα αρχεία κατά την οργάνωση.
Düzenlenen dosyanın varolan dosyanın üzerine yazılıp yazılmayacağı.Дали организираните файлове да презаписват съществуващите файлове.
Düzenlenen dosyanın varolan dosyanın üzerine yazılıp yazılmayacağı.При организации, существующие файлы будут заменены.
Düzenlenen dosyanın varolan dosyanın üzerine yazılıp yazılmayacağı.Чи під час організації файлів перезаписувати існуючі файли.
Düzenlenen dosyanın varolan dosyanın üzerine yazılıp yazılmayacağı.האם ארגון קבצים ישכתב קבצים קיימים.
Düzenlenen dosyanın varolan dosyanın üzerine yazılıp yazılmayacağı.سواء تنظيم ملفات كتابة فوقية:: كتابة على موجود ملفات.
Düzenlenen dosyanın varolan dosyanın üzerine yazılıp yazılmayacağı.ファイルの整理が既存のファイルを上書きするかどうか
Eşik altında zararın seviyesini koruyabiliriz Varolan şey hastalığa sebebiyet verebilir."lecz raczej ograniczanie szkód tak, by nie dochodziło do patologii.
Hangi konularda ûnceden varolan ulusal koruma alanæ Direktiflerin sunduスundan daha geniルtir?9 din Directiva Consiliului 2000/78/CE pre-vュd:
Hangi konularda ûnceden varolan ulusal koruma alanæ Direktiflerin sunduスundan daha geniルtir?Poslediイno v javnosti tudi ni bilo zaslediti reakcij na sprejem protidiskriminacij-ske zakonodaje.
Hayır, varolan tek şey sadece davranışlardır.Az egyetlen létező dolog a viselkedés.
Hayır, varolan tek şey sadece davranışlardır.Das einzig Existierende ist das Verhalten.
Hayır, varolan tek şey sadece davranışlardır.Ei, ainoa olemassa oleva asia on käyttäytyminen.
Hayır, varolan tek şey sadece davranışlardır.Không phải, thứ duy nhất thực sự tồn tại chính là hành động.
Hayır, varolan tek şey sadece davranışlardır."Não, a única coisa que, realmente existe é o nosso comportamento."
Hayır, varolan tek şey sadece davranışlardır.Nej, det enda som existerar är beteende.
Hayır, varolan tek şey sadece davranışlardır.Nej, det eneste, der findes er adfærd
Hayır, varolan tek şey sadece davranışlardır.Ne, jediná věc, která skutečně existuje, je chování.
Hayır, varolan tek şey sadece davranışlardır.Nie, jediná vec, ktorá v skutočnosti existuje, je správanie.
Hayır, varolan tek şey sadece davranışlardır.Non, la seule chose qui existe vraiment est notre comportement.
Hayır, varolan tek şey sadece davranışlardır.Не, единственото нещо, което съществува е всъщност поведението.
Hayır, varolan tek şey sadece davranışlardır.Ні, єдине, що справді існує - це поведінка.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.A minha meta é mostrar a humanidade que existe em cada um de nós através da simplicidade de um rosto.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.Az a célom, hogy egy arc egyszerűségén keresztül megmutassam az emberiességet, amely mindannyiunkban ott van.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.Chcę przedstawić istniejące w każdym z nas człowieczeństwo poprzez ukazanie samej twarzy.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.제 목적은 얼굴의 간결함을 통해 인간성이 모두에게 존재한다는 것을 보여주는 것입니다.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.Mein Ziel ist es, das Menschliche in jedem von uns durch die Schlichtheit eines Gesichts zu zeigen.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.Mijn doel is om de menselijkheid die in ieder van ons bestaat, te tonen via de eenvoud van een gezicht.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.Mit mål er at vise det til menneskeheden der eksisterer i os alle gennem simpelheden i et ansigt.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.Mitt mål är att visa upp den mänsklighet som finns inom oss alla genom enkelheten i ett ansikte.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.Moj cilj je pokazati človeštvo, ki obstaja v vsakem izmed nas, s pomočjo preprostosti obraza.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.Mon but est de montrer l'humanité qui est en chacun d'entre nous à travers la simplicité d'un visage.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.Mục tiêu của tôi là trưng bày phần người trong mỗi con người chúng ta thông qua sự giản dị của một khuôn mặt.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.Mým cílem je ukázat lidskost, která existuje v každém z nás, skrz jednoduchost tváře.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.Țelul meu e să arăt umanitatea care există în fiecare dintre noi prin simplitatea chipului.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.Στόχος μου είναι να δείξω την ανθρωπιά που υπάρχει σε κάθε έναν από εμάς μέσω της απλότητας ενός προσώπου.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.Моята цел е да изложа на показ човечността, която е във всеки един от нас чрез простотата на лицето.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.Моя цель — показать человечность, существующую в каждом из нас, посредством простого лица.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.Я хочу продемонструвати людяність, яка існує у кожному із нас за допомогою щирості обличчя.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.מטרתי היא להראות את האנושיות שקיימת בכל אחד מאיתנו דרך פשטותם של הפנים.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.هدفي هو أن أظهر الإنسانية في كل فرد منا من خلال بساطة الوجه.
Hedefim, hepimizin içinde varolan insanlığı bir yüzün sadeliği üzerinden göstermek.人間性に触れてほしいと思っています (音楽)
İç mekanı bizim varolan teknolojimizle tasarlamalısın ve alet edevat ya da döküm için hiç para yok.그래서, 당신은 현존하는 다른 새로운 기술로 인테리어를 설계해야만해요. 그리고 그것은 세공이나 주조에 돈이들지 않아야 해요.
İç mekanı bizim varolan teknolojimizle tasarlamalısın ve alet edevat ya da döküm için hiç para yok.שצריך לעצב את הפנים רק בטכנולוגיה הקיימת, ואין כסף לכלים חדשים, או יציקות.
İç mekanı bizim varolan teknolojimizle tasarlamalısın ve alet edevat ya da döküm için hiç para yok.عليك أن تصمم الداخل باستخدام تقنياتنا الحالية فقط ولا توجد ميزانية للأدوات أو القوالب
İç mekanı bizim varolan teknolojimizle tasarlamalısın ve alet edevat ya da döküm için hiç para yok.工法への資金は出ませんでした 事実トレーラー自体は手作りです
Işığı kendiliğinden varolan bir çözüm olarak yeniden düşünmeliyiz.Át kell értelmeznünk a a fényt, mint az alapértelmezett megoldást.
Işığı kendiliğinden varolan bir çözüm olarak yeniden düşünmeliyiz.Chúng ta phải nghĩ lại về việc coi ánh sáng là một giải pháp mặc định.
Işığı kendiliğinden varolan bir çözüm olarak yeniden düşünmeliyiz.Dobbiamo pensare di nuovo alla luce come a una soluzione in contumacia.
Işığı kendiliğinden varolan bir çözüm olarak yeniden düşünmeliyiz.Il nous faut penser de nouveau à la lumière comme une solution par défaut.
Işığı kendiliğinden varolan bir çözüm olarak yeniden düşünmeliyiz.빛을 이용하는 방법을 다시 생각해 봐야 합니다.
Işığı kendiliğinden varolan bir çözüm olarak yeniden düşünmeliyiz.Meidän tulee miettiä uudelleen, valoa oletusratkaisuna.
Işığı kendiliğinden varolan bir çözüm olarak yeniden düşünmeliyiz.Musíme se proto znovu zamyslet nad světlem jako zažitém řešení.
Işığı kendiliğinden varolan bir çözüm olarak yeniden düşünmeliyiz.Musíme to premyslieť so svetlom ako štandardným riešením.
Işığı kendiliğinden varolan bir çözüm olarak yeniden düşünmeliyiz.Musimy ponownie przemyśleć światło jako główne rozwiązanie.
Işığı kendiliğinden varolan bir çözüm olarak yeniden düşünmeliyiz.Tenemos que volver a pensar en la luz como solución predeterminada.
Işığı kendiliğinden varolan bir çözüm olarak yeniden düşünmeliyiz.Trebuie să gândim din nou la lumină ca la o soluţie implicită.