vardınız ile cümle

vardınız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Oraya saat kaçta vardınız?What time did you arrive there?
Londra'ya ne zaman vardınız?When did you get to London?
Henüz vardınız mı?Have you arrived yet?
Ne zaman farkına vardınız?When did you realize that?
Siz dibe vardınız.You have arrived at the bottom.
Herhangi bir anlaşmaya vardınız mı?Did you reach any agreement?
Hangi sonuçlara vardınız?What conclusions have you come to?
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.You may or may not have noticed that I'm wearing a tiny electrode on my forehead.
Zamanında vardınız mı?You arrived well?
Hep ikiniz mi vardınız?Was it always just you two?
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,I said to you, "You have come to the hill country of the Amorites, which Yahweh our God gives to us.
Zamanında vardınız.Vous êtes arrivées à temps.
Oraya saat kaçta vardınız?Во сколько ты туда приехал?
Oraya vardınız mı, benim ismimi söyleyin.Als u daar aankomt, moet u mijn naam noemen.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Avete probabilmente notato che porto dei piccoli elettrodi sulla fronte.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Có thể bạn đã nhận ra là tôi đang đeo một điện cực tí hon trên trán.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Ehkä olet tai et ole huomannut, että otsassani on pieni elektrodi.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Het is je mogelijk opgevallen dat ik een elektrode op mijn voorhoofd draag.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.여러분께서는 제가 이마에 작은 전극을 달고 있다는 것을 눈치 채셨을 지도 모르겠습니다
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Mohli nebo nemuseli jste si všimnout, že nosím malou elektrodu na čele.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Może zauważyliście, że mam małą elektrodę na czole.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Mungkin Anda menyadari, mungkin juga tidak jika saya memakai elektroda kecil di dahi saya.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Poate aţi observat că port un mic electrod pe frunte.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Puede que hayan notado, o no, que tengo un pequeño electrodo en la frente.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Vielleicht haben Sie bemerkt, dass ich an meiner Stirn eine winzige Elektrode trage.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Vous avez peut-être remarqué que je porte une petite électrode sur mon front.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Ίσως έχετε ή όχι παρατηρήσει ότι φοράω ένα πολύ μικρό ηλεκτρόδιο στο μέτωπό μου.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Возможно, вы заметили у меня на лбу небольшой электрод.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Може да сте забелязали, а може и да не сте, че имам прикрепен на челото си миниатюрен електрод.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.אולי שמתם לב שאני לובשת אלקטרודה קטנה על המצח.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.ربما لاحظت وربما لا أنني اضع قطبا كهربائيا صغيرا على جبيني.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.私の額には小さな電極がついています これは私がお話ししている間も
Hep ikiniz mi vardınız? Baban nerede?Πάντα οι δυο σαs ήσασταν; Πού είναι ο πατέραs σου;
Hep ikiniz mi vardınız?Estuvisteis solo los dos?
Hep ikiniz mi vardınız?Siete sempre stati soli?
Hep ikiniz mi vardınız?Vous avez toujours vécu avec votre mère ?
Hep ikiniz mi vardınız?Вы всегда были вдвоем?
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?For eksempel, har I nogensinde overvejet at der er lytte positioner, steder hvor man kan lytte fra?
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?Haben Sie z.B. schon einmal darüber nachgedacht, dass es Arten von Zuhören gibt, Arten, wie man Zuhört?
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?Heb je bijvoorbeeld ooit bedacht dat er luisterhoudingen zijn, plaatsen vanwaar je kan luisteren?
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?예를들어, 여러분께서 들을 수 있는 경청의 마음가짐이 있다고 생각하신 적이 있습니까?
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?Napadlo vám napríklad niekedy, že existujú polohy na počúvanie, miesta, z ktorých môžete počúvať?
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?Například, uvažovali jste někdy nad tím, že existují pozice pro naslouchání, místa, odkud můžete naslouchat?
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?Par exemple, avez-vous déjà pensé qu'il y avait des positions d'écoute, des endroits d'où on peut écouter?
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?Per esempio, avete mai considerato che ci sono posizioni di ascolto, posizioni da cui si ascolta?
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?Pl. belegondoltak már abba, hogy vannak hallgató helyzetek, helyek, ahonnan hallgatni tudnak?
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?Por ejemplo, ¿alguna vez han pensado que hay posiciones para escuchar, lugares desde donde poder escuchar?
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?Por exemplo, alguma vez considerou que existem posições para escutar, locais de onde pode escutar?
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?Rozważaliście istnienie pozycji słuchacza, miejsc, z których można słuchać?
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?Spre exemplu, v-aţi gândit că există poziţii de ascultare, locuri de unde puteţi asculta?
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?Ví dụ, bạn đã nghĩ rằng có những vị trí lắng nghe, nơi mà bạn có thể nghe điều gì đó?
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?Για παράδειγμα, σκεφτήκατε ποτέ ότι υπάρχουν θέσεις ακρόασης, μέρη από τα οποία μπορείτε να ακροαστείτε;
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?Наприклад, чи знаєте ви, що існують так звані позиції слухання, тобто "місця", з яких ви слухаєте?
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?Например, замислялили сте се някога, че има позиции на слушане, места откъдето можете да слушате?
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?לדוגמה, האם חשבתם פעם שיש מצבי הקשבה, נקודות-מוצא שמהן אפשר להקשיב?
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?على سبيل المثال لنتخيل اننا في موقفين يكون فيها الاستماع والانصات محوريا
Örneğin, farklı açılardan dinleyebileceğiniz dinleme pozisyonları olduğunun farkına vardınız mı ?どのように聴くか?ということです 二つの例をみてみましょう
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,Allora vi dissi: Siete arrivati presso la montagna degli Amorrei, che il Signore nostro Dio sta per darci
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,A povedal som vám: Prišli ste až po vrch Amoreja, ktorý nám dá Hospodin, náš Bôh.
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,Da sagde jeg til eder: "I er nu kommet til Amoriternes Bjerge, som HERREN vor Gud vil give os.

İlgili Sayfalar