Ana içeriğe geç
Sözlük

vardı ile cümle

vardı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Doktor tam zamanında vardı.The doctor arrived in the nick of time.
Partide sadece altı kişi vardı.There were only six people at the party.
Erkekler ve kadınların birbirlerine ihtiyaçları vardır.Men and women need each other.
Sahilde bir sürü insan vardı.There were a lot of people on the beach.
Geniş bant hızında ve kalitesinde ülkeden ülkeye büyük farklılıklar vardır.There are big differences in broadband speed and quality from country to country.
Amerikan bayrağının elli tane yıldızı vardır.The American flag has fifty stars.
Limana vardığımızda rüzgar yatıştı.When we arrived at the port, the wind subsided.
Kütüphanede her zaman birçok insan vardır.There are always many people in the library.
Bir dulun üç kızı vardı.A widow had three daughters.
Orada Jose ve Josbi adında iki İspanyol itfaiyeci vardı.There were two Spanish firemen, called José and Josbí.
Muz standında her zaman para vardır.There's always money in the banana stand.
Tom'un acelesi vardı.Tom was in a hurry.
Orada bir köprü vardı.There was a bridge there.
Birkaç giriş için, direk telefon numaraları vardır.For several entries, there are direct phone numbers.
Dünyada 4000'in üzerinde dil vardır.In the world, there are over 4000 languages.
Hangisinin daha büyük beyni vardır, bir fil mi yoksa bir insan mı?Which has the biggest brain, an elephant or a person?
Yatakta 3 vardı!There were 3 in the bed!
Çoğu genç insanın cep telefonu vardır.Most young people have mobile phones.
Kamyon sürücüsü "Bu en kısa yoldur" sonucuna vardı."This is the shortest way," the truck driver concluded.
Maribor'da oldukça eski bir asma vardır.There is a quite old vine at Maribor.
Çok kan vardı.There was plenty of blood.
Bir loşim vardı.I had a lochia.
Buna benzer çok az şey vardır.There are so few things like this.
Biz tepenin zirvesine vardığımızda rüzgar daha da sert esti.The wind blew even harder when we reached the top of the hill.
O, karalık olduktan sonra oraya vardı.He arrived there after dark.
Onun yolculuk için bol miktarda parası vardı.He had plenty of money for his trip.
Onlardan önce uzun bir kış vardı.There was a long winter before them.
Babalarının kasabada büyük bir ayakkabı dükkânı vardı.Their father had a large shoe shop in the town.
Onların hepsinin bağımsız araçları vardır.All of them have independent means.
Bir kocası ve iki kızı vardır.She has a husband and two daughters.
Onu anlayacak birine ihtiyacı vardı.She needed someone who would understand her.
Onun en azından dört hatası vardı.She had at least four faults.
Birçok tanıdığı vardı ama, hiç arkadaşı yoktu.She had plenty of acquaintances, but no friends.
Çok tanıdığı vardı ama hiç dostları yoktu.She had plenty of acquaintances, but no friends.
Onun biraz edebi yeteneği vardır.She has some literary talent.
Boşanma davası açmak için iyi bir nedeni vardı.She had good reason to file for a divorce.
O, Los Angeles'ta iken, en az altı farklı işi vardı.When she was in Los Angeles, she had at least six different jobs.
Doktorla bir randevusu vardı.She had an appointment with the doctor.
Onun düzgün bir el yazısı vardır.She has very neat handwriting.
Onun uzun sarı saçları vardı.She had long blond hair.
Onu söyleme cesareti vardı.She had the courage to say it.
Uçakta 150 yolcu vardı.There were 150 passengers on the plane.
Her zaman bir gelecek sefer vardır.There is always a next time.
Kaldırımda bir şemsiye vardı.There was a sunshade over the sidewalk.
Benim birçok arkadaşlarla konuşmak için bol bol vaktim vardı.I had plenty of time to talk to many friends.
Fırtınanın ürünlerin üzerinde kötü bir etkisi vardı.The storm had a bad impact on the crops.
Tren hareket ettikten sonra, ben sadece istasyona vardım.I only got to the station after the train had left.
Tren geç vardığı için onlar programını değiştirmek zorunda kaldılar.They had to change their schedule because the train arrived late.
Tren giderken istasyona vardık.We arrived at the station as the train was leaving.
Tren buraya az önce vardı.The train has just arrived here.
Hindistan'ın bölgesel lezzet açısından zengin bir mutfağı vardır.India has a cuisine rich in regional flavour.
30 yıl sonra sınıf birleşimi vardı.There was a class reunion after 30 years.
Papua Yeni Gine'de yaşayan birçok Melanezyalının çok kıvırcık saçları vardır, değil mi?Most of the Melanesians living in Papua New Guinea have very curly hair, don't they?
Venedik'te her zaman çok turist vardır.In Venice, there are always lots of tourists.
Kuzey Almanya'da, Güney Almanya'dan daha fazla bozkır vardır.There is more moorland in Northern Germany than in Southern Germany.
Kuzey Almanya'da, Güney Almanya'dan daha fazla putperest vardır.There are more pagans in Northern Germany than in Southern Germany.
Bugün, iki tane yanlış alarmımız vardı.Today, we had two false alarms.
O yaz çok gök gürültüsü vardı.We had a lot of thunder that summer.
Ben devlet okulunda çalışırken bir sınıfta 10-15 öğrencim vardı.When I was working for a public school, I had ten-fifteen students in a class.
Bu yıl çok yağmur vardı.There's been a lot of rain this year.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod